T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/994 - Karar No:2026/38 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/994 KARAR NO : 2026/38 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2022 NUMARASI : 2020/425 E-2022/959 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026 Davacılar vekili taraf…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/994 - Karar No:2026/38 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/994 KARAR NO : 2026/38 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2022 NUMARASI : 2020/425 E-2022/959 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026 Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili; müvekkillerinin oluşturduğu İş Ortaklığı ile davalı arasında, “H.431 Referanslı 154 kV' lık 1272 MCM (~87,9 km)' si tek devre ve (~8,6 km)' si çift devre Aydın-Nazilli-Jeotermal (Yenileme) E.İ. Hattının Teklif Birim Fiyatlı Tesisi” yapımı konusunda 18/07/2013 tarihli, 12.648.191,00 TL bedelli sözleşme imzalandığını, işin yapım süresinin yer tesliminden itibaren 480 gün olarak belirlendiğini, işin müstakil kullanıma elverişli dört etaptan oluştuğunu, her etap için ayrı süre belirlendiğini, sözleşmeye göre yer tesliminin yapılacağı tarihin 01/08/2013 olup yine sözleşmeye göre 480 günlük sürenin sonunda işin bitim tarihinin 23/11/2014 tarihi olarak belirlendiğini, işin müvekkili tarafından tamamlandığını, 30.12.2016 tarihinde geçici kabulün, 18/11/2018 tarihinde ise kesin kabulün yapıldığını, kesin hakediş hesabının 27.03.2019 tarihinde yapıldığını, verilmesi gereken ilave sürenin eksik verilmesi, uzayan süre nedeniyle ortaya çıkan fiyat farkları ve ilave maliyet tutarları ile sözleşme dışı işler bedeliyle, sözleşmeye aykırı olarak uygulanan haksız cezalar ve sözleşme uyarınca hak edişlerden kesilen nakdi teminat tutarlarından kaynaklı alacakları nedeniyle, müvekkil iş ortaklığı tarafından talep ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla kesin hesabın imzalandığını, davalıdan kaynaklanan sebeplerle yer tesliminin zamanında yapılmaması, işin süresinin uzaması ve sözleşme dışı imalatlar nedeniyle, müvekkilin talep ettiği ilave sürenin verilmesi gerekirken, ilave sürenin eksik verilmesi, bu sebeple de müvekkil iş ortaklığına kesin hakediş hesabında 775.631,49 TL gecikme cezası uygulanmasının sözleşmeye ve sözleşme eki yapım işleri genel şartnamesi ile hakkaniyete aykırı olduğunu, yapılan işin mahiyeti ve sözleşme gereğince, her bir etapta müstakil olarak çalışılacağından, çalışmaları bitirilen etap kullanıma alındıktan sonra, bir sonraki etapta çalışmalara başlanması gerektiğini, bir etapta ortaya çıkan gecikme süresi veya ilave süre zorunlu olarak diğer etabın başlama tarihini ve bitirme tarihini de etkilediğini, işyeri tesliminin sözleşme ile belirlenen tarihte yapılmadığını, hangi etaptan başlanacağının dahi belirlenmediğini, bu sebeple müvekkillerinin iş programının aksadığını, çalışmaların fiilen engellendiğini, işin yapımı sırasında müvekkillerden kaynaklanmayan, davalı idareden kaynaklanan nedenlerle işin yapımında gecikmeler ortaya çıktığını, IV. etap için 264 gün ilave süre verilmesi gerekirken, davalı tarafından 207 gün ilave süre verildiğini, etabın 1. kısmı için eksik verilen 18 günlük ilave süre nedeniyle 11.646,28 TL, etabın 2. kısmı için eksik verilen 57 günlük ilave süre nedeniyle 117.425,38 TL olmak üzere toplam 129.071,66 TL haksız gecikme cezası uygulandığını, ana iş programına göre 01/01/2014 tarihinde III. etap yer tesliminin yapılması öngörülse de, aynı anda iki etabın birden enerjisiz kalması mümkün olamadığından, bu etaba ilişkin fiili yer teslimi ancak IV. etabın enerjilendirildiği 18/09/2014 tarihinden sonra yapıldığını, III. etabın sözleşme ikmal tarihinin 27.04.2014 olmasına rağmen, 302 gün gecikmeyle 23.02.2015 tarihinde tamamlandığını, davalı idare tarafından da bu husus kabul edilerek 302 süre uzatımı verildiğini, 25.02.2015 tarihinde de geçici kabulün yapıldığını, bu etap ile ilgili olarak herhangi bir cezai işlem uygulanmamakla birlikte, bu hattın yapımında yaşanan gecikme nedeniyle, bundan sonraki etap olan II. etap bölümüne başlanamadığını, II. etap için 583 gün ilave süre verilmesi gerekirken, davalı tarafından 333 gün ilave süre verildiğini, eksik verilen 250 gün ilave süre nedeniyle 428.742,58 TL haksız gecikme cezası uygulandığını, işin yapımı sırasında müvekkili iş ortaklığından kaynaklanmayan, doğrudan davalıdan kaynaklı sebeplerle işin süresinin uzadığını, I. etap için 767 gün ilave süre verilmesi gerekirken, davalı tarafından 622 gün ilave süre verildiğini, eksik verilen 145 gün ilave süre nedeniyle 217.817,25 TL haksız gecikme cezası uygulandığını, müvekkili iş ortaklığının, yüklenici olarak teklif verirken, işin bitim süresinin 480 gün olarak esas aldığını ve bu koşullarda birim fiyat analizi yaptığını ve nihai teklifin bu koşullarda oluşturulduğunu, müvekkili yükleniciden kaynaklanmayan sebeplerle işin süresinin uzadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, davalı işverenin vermiş olduğu süre uzatım miktarlarının doğru olduğu kabul edilse bile, yüklenici müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerle toplamda 622 gün işin gecikerek, tamamlanmasının 1102 günü bulduğunu, bu tür işlerde ana kalem malzemenin alüminyum ve demir çelik ürünleri olduğunu, bu ürünlerin sözleşme bedelinin yaklaşık %75’ini oluşturduğunu, bu emtiaların değerinin uluslararası piyasalarda belirlendiğini ve yabancı para cinsinden (genellikle USD) tedarik edildiğini, sözleşmenin imzalandığı 18.07.2013 tarihli TCMB döviz satış kuru 1,9287.TL/USD iken, normal süresi 480 günün sonunda 24.11.2014 tarihinde kurun 2,2258.TL/USD olduğunu, süre uzatımıyla öngörülen 06.08.2016 tarihindeki kurun 3,0267.TL/USD iken, işin fiili bitişi 29.12.2016 tarihinde ise 3,5393.TL/USD olduğunu, maliyetlerin yaklaşık %32 oranında arttığını, sözleşmede öngörülen ve enflasyona göre hesaplanan fiyat farkının bu maliyetleri karşılaması mümkün olmadığını, yükleniciye zamanında verilmeyen süre uzatımından dolayı çeşitli finans kuruluşlarından krediler kullanarak yıllarca da kredi faizleri ödemek zorunda bırakıldığını, yapım süresinin uzamasından dolayı işin maliyetinin artmasının yanı sıra, teminat mektupları masrafları, şantiye kira gideri, sabit personel giderleri ve genel giderleri bakımından da ek finansman maliyetlerini karşılamak zorunda bırakıldığını, müvekkillerinin kesin hakediş hesabında uygulanan 97.050,00 TL teknik personel cezasının sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkili iş ortaklığının, onaylı ana iş programı ve revize iş programı uyarınca, işin başından sonuna kadar şantiyede teknik personel olarak şantiye şefini ve şantiye mühendisini çalıştırdığını, aksi yönde herhangi bir tespit olmadığını, sözleşme konusu işin devamı sırasında, II.Etap işinin devamı sırasında, 77 ve 103 nolu direklerinde meydana gelen toprak kaymasından ötürü, oluşan durum tehlike arz edeceğinden, iki adet istinat duvarı yapılmasının davalı işveren tarafından, müvekkili iş ortaklığından istendiğini, müvekkilinin 31/05/2016 tarih ve 00105OF sayılı yazı ile 65.320,00 TL (KDV Hariç) bedelle bu işi yapabileceğini davalı işverene bildirdiğini, sözleşme eki şartnamelere göre projesi işverence hazırlanması gerekirken, projesi dahil yüklenici tarafından hazırlanarak imalatın tamamlandığını, ödemenin 01/08/2016 tarihli yazı ile davalı işverenden talep edilmesine rağmen, ödenmediği gibi, kesin kabulü tamamlanan işte ortaya çıkan ilave imalat bedelinin kesin hesap sırasında da ödenmediğini, sözleşme hükümleri uyarınca, ara ve kesin hakedişlerde, fiyat farkı sebebiyle kesilen 60.319,39 TL ek kesin teminatın, işin kesin kabulünün 14.11.2018 tarihinde tamamlanmasına, iade şartlarından olan yüklenici iş ortaklığının Sosyal Güvenlik Kurumu ilişiksiz belgesi kesin hesap ile birlikte idareye sunulmasına rağmen, müvekkiline iade edilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla şimdilik davalıdan kaynaklı sebeplerle, yer tesliminin zamanında yapılmaması, işin süresinin uzaması ve sözleşme dışı imalatlar nedeniyle, müvekkilinin talep ettiği ilave sürenin verilmesi gerekirken, ilave sürenin 452 gün eksik verilmiş bulunduğunun tespiti ile bu 452 günlük eksik süre nedeniyle, müvekkili iş ortaklığına uygulanan gecikme cezası tutarı 775.631,49 TL’nin, müvekkili iş ortaklığına verilen ve verilmesi gereken toplam ilave süre boyunca, müvekkil iş ortaklığı tarafından katlanılan masraf ve maliyetler ile uğranılan tüm zararlar, karşılanmayan her türlü giderlere (finansman giderleri, malzeme fiyatlarındaki artışlar, şantiye giderleri, işçilik giderleri, teminat mektubu, all risk sigorta giderleri, malzeme giderleri...vs gibi) giderlerine mahsuben, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı tutularak, şimdilik 1.000,00 TL’nin, müvekkil iş ortaklığına, sözleşmeye aykırı olarak uygulanan teknik personel cezası tutarı 97.050,00 TL’nin, sözleşme dışı imalat olarak işveren davalının talebi üzerine yapılmış olan iki adet istinat duvarı bedeli 65.320,00 TL’nin, ek kesin teminat olarak bloke edilen 60.319,39 TL’nin, kesin kabulün yapıldığı 14/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek TC Merkez Bankası avans faiz hadleri üzerinden hesaplanacak gecikme faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 10/10/2022 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; gecikmeli süre nedeni ile talep ettikleri zararın 750,00 TL’sinin fiyat farkı olduğu, bu bedeli de 395.516,62 TL olarak arttırdıkları, teknik personel cezasına yönelik 97.050,00 TL, iki adet istinat duvarı bedeli 63.320,00 TL, ve bloke edilen ek kesin teminat tutarı 60.319,30 TL'nin, kesin kabulün yapıldığı 14/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek, TC Merkez Bankası avans faiz hadleri üzerinden hesaplanacak gecikme faizleri ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davanın zaman aşımına uğradığı ve hak düşürücü sürede açılmadığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığını kabul ettiklerini, sözleşme konusu hatların yer tesliminin 01/08/2013 tarihinde yapıldığını, onaylı iş programına göre Elektrik İletim Hattının 4 etaptan oluştuğunu, tesis aşamalarının sırasıyla 4,3,2,1. etaplar olduğunu, bir etap bittikten sonra diğer etaba başlandığını, 4. etap için işin yapım süresinin 150 gün, hattın ikmal tarihinin 28/12/2013, 3. etap için işin yapım süresinin 120 gün, hattın ikmal tarihinin 27/04/2014, 2. etap için işin yapım süresinin 90 gün, hattın ikmal tarihinin 26/07/2014, 1. etap için işin yapım süresinin 120 gün, hattın ikmal tarihinin ise 23/11/2014 olduğunu, hattın sözleşmeye göre ikmal tarihinin 23/11/2014, sözleşme süresinin toplam 480 gün olduğunu, buna karşın söz konusu Elektrik İletim Hattında 4. etabın 264 gün gecikmeli olarak 18/09/2014, 3. etabın 302 gün gecikmeli olarak 23/02/2015, 2. etabın 583 gün gecikmeli olarak 29/02/2016, 1. etabın 767 gün gecikmeli olarak, 29/12/2016'da bitirildiğini, hattın tamamının 30/12/2016 tarihinde geçici kabulünün yapıldığını, davacı yüklenicinin 20/03/2017 tarihli süre uzatımı talebinin değerlendirilmesi için komisyonu oluşturulduğunu, yapılan çalışmalar sonucunda, 4. etap için 207 gün, 3. etap için 302 gün, 2. etap için 333 gün, 1. etap için 622 gün ilave süre verildiğini, geçici kabulün yükleniciden kaynaklanan sebeplerle geciktiğini, sözleşme hükümlerine uygun olarak gecikme cezası tatbik edildiğini, davacı yüklenicinin, müvekkili idarenin bölge müdürlüğünce belirtilen plana göre iş programını yaptığını, işin gecikmesinin müvekkili idareden kaynaklanmadığını, hat üzerindeki kurum ve kuruluşlardan gerekli izinlerin bölge müdürlüğünce alındığını, davacı yüklenicinin çalıştırdığı teknik ekibin yaptığı çalışmadan ve kullandığı malzemeden kaynaklandığını, davacıların sürekli teknik ekibi değiştirdiğini, davacı iş ortaklığına verilen ve verilmesi gerektiği iddia edilen toplam ilave süre boyunca, davacı iş ortaklığı tarafından katlanılan masraf ve maliyetler ile uğranılan zararlara yönelik talebine yönelik sözleşme idari şartnamesinin 50, 51 ve 52. maddelerinin esas alınması gerektiğini, davacıya uygulanan teknik personel cezasının sözleşmeye uygun olduğunu, cezaya çevrilen tespitlere ait tutanaklardan da görüleceği üzere yüklenici tarafından bahsi geçen teknik personelin/personellerin sahada bulunmadığının herhangi bir itiraz olmaksızın ve şerh konulmaksızın kabul edildiğini, 2. etapta direklere yapılan istinat duvarı bedeli talebinin yerinde olmadığını, hattın Geçici Kabul Tutanağında yükleniciden yapılması istenilen istinat duvarlarının, yüklenici tarafından belirlenen süre içerisinde yapılmaması üzerine, yüklenicinin namı hesabına Bölge Müdürlüğü tarafından ihale edilerek, bedelinin müvekkili Kurum tarafından ödendiğini, davacı iş ortaklığı aleyhine yürütülen yüzlerce icra takibi bulunduğundan ek kat'i teminatın ödenmesi talebinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığının ve davacı iş ortaklığının yüklenici, davalının iş sahibi olduğunun ihtilafsız olduğu, davacıların, yüklendikleri işin süresinin, davalı iş sahibinden kaynaklanan sebeplerle uzadığını, davalının geren süre uzatımını yapmadığını, haksız olarak gecikme cezası uyguladığını, işin gecikmesinden dolayı maliyetlerin arttığını, sözleşme dışı imalat yaptırıldığını, ek kat'i teminatın iadesi şartlarının oluşmasına rağmen davalı yüklenicinin hak edişten kesilen teminatı iade etmediğini iddia ettiği, davalı iş sahibinin ise, davacıların iddialarını reddederek, yapılan işe uygun süre uzatımının verildiğini, işin davacı/yükleniciden kaynaklanan sebeplerle uzadığını, gecikme cezasının sözleşmeye uygun olarak uygulandığını, teminatın iadesi şartlarının oluşmadığını, davacılara sözleşme dışı imalat yaptırılmadığını savunduğu, taraflar arasında davacılara gereken süre uzatımının verilip verilmediği, işin uzamasının kimden kaynaklandığı, davacıya uygulanan gecikme cezasının yerinde olup olmadığı, davacının işin uzaması sebebi ile oluşan zararının olup olmadığı, davacılara sözleşme dışı imalat yaptırılıp yaptırılmadığı, kat'i teminatın iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda ihtilaf olduğu, hükme esas alınan 28/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; " 4. Etap için 27/03/2019 tarihinde tanzim edilen kesin hak edişte 117.425,38 TL ve 11.646,28 TL olmak üzere toplam 129.071,66 TL kesilen bedelin davacı iş ortaklığına iadesi gerektiği, 3. Etap için 302 gün süre uzatımı verildiği, kesin hakedişte herhangi bir ceza öngörülmediği ve dolayısıyla taraflar arasında 3. Etabın süre uzatımı ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığı, 2. Etap için 27/03/2019 tarihinde tanzim edilen kesin hakedişte 129 gün gecikme cezası kesilmesi gerekirken, fazla şekilde ceza tanzim edildiği ve (428.742,58 TL - 221.231,17 TL =) 207.511,41,-TL fazla kesilen bedelin davacı iş ortaklığına iadesi gerektiği, 1. Etap için davacı iş ortaklığına davalı İdare tarafından verilen (484 +120+18 =) 622 gün süre uzatımının ve 145 günlük gecikme cezası olarak kesin hesapta kesilen 217.817,25,-TL.'nin uygun olduğu, toplamda haksız olarak kesilen 336.583,07 TL'nin davacıya iadesi gerektiği, davacı iş ortaklığı işin yapımını bitirdiğinden bloke durumunda olan 60.319,39 TL tutarındaki nakit teminatın Yapım İşleri Genel Şartnamesi'ne uygun olacak şekilde davacı iş ortaklığına iadesi gerektiği, taraflar arasında akdedilen idari sözleşmede belirtildiği üzere teklif sahibi yüklenicinin her türlü durumu düşünerek teklif fiyatını vermek durumunda olduğundan, davacı iş ortaklığına süre uzatımı nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmasının uygun olmadığı, çalışılmayan günler için teknik personel bulundurmama cezasının uygulanması doğru olmadığından, yapılan hesaplama doğrultusunda toplamda (1.900+ 4.000 + 6.000 +7.500 =) 19.400 TL ceza bedelinin davacı iş ortaklığına iadesi gerektiği, davacıya ödenmesi gereken fiyat farkının (Fiyat Farkı = 1.546.859,98.-TL x 0,90 x (1,2841-1)=) 395.516,62.-TL olacağı"nın belirtildiği, somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 154 kV'luk 1272 MCM tek devre ve çift devre Aydın-Nazilli Jeotermal Yenileme Enerji İletim Hattının yapımı konulu sözleşmenin 18/07/2013 tarihinde imzalandığı, dava konusu işin "Birim Fiyat Yöntemli Anahtar Teslim" bir iş olduğu, sözleşme bedelinin 12.648.191,00 TL olduğu, sözleşme konusu işin 4 etaba ayrıldığı, etapların sırasıyla; 1. Etap : Aydın TM-DORA 3 JES kısmı ve süresi 120 gün, 2. Etap : DORA 3 JES BRŞ.N-NAZİLLİ TM kısmı, süresi 90 gün, 3. Etap : NAZİLLİ TM-PAMUKÖREN JES BRŞ. N kısmı, süresin 120 gün, 4. Etabın ise PAMUKÖREN JES BRŞ N.-JEOTERMAL TM kısmı ve süresi 150 gün olmak üzere toplam 480 gün olarak sürenin belirlendiği, düzenlenen kesin hak edişte uygulanan toplam ceza bedelinin 775.631,49 TL olduğu, davacı iş ortaklığının kesin hesabı 27/03/2019 tarihinde “Yasa ve sözleşmeden kaynaklı fazlaya dair talep ve dava haklarım saklıdır.” notunu düşmek suretiyle kaşeleyerek imzaladığı, hak edişlerde teknik personel, makine, teçhizat ve ekipman bulundurmama sebebi ile toplam 97.050,00 TL ceza kesildiği, davacıların gecikme cezası olarak hak edişten kesilen bedellere yönelik talebi değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 25. maddesinde, süre uzatımı dışında işin süresinde bitirilmemesi durumunda ceza uygulanacağının düzenlendiği, bilirkişi raporunda da ayrıntılı irdelendiği üzere davacı iş ortaklığının 4. Etap için toplamda 380 gün süre uzatımı talep ettiği, davalı idarenin 207 gün süre uzatımı verdiği, bilirkişi raporuna göre 380 gün süre uzatımının gerektiği ve 4. Etap için 27/03/2019 tarihinde tanzim edilen kesin hak edişte 117.425,38 TL ve 11.646,28 TL olmak üzere toplam 129.071,66 TL kesilen bedelin davacı iş ortaklığına iadesi gerektiği, 3. etapta 302 gün süre uzatımı verildiği, kesin hak edişte herhangi bir ceza öngörülmediği ve dolayısıyla taraflar arasında 3. etabın süre uzatımı ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacı iş ortaklığının sözleşme ikmal tarihinden 2. etabın 11/03/2015 tarihinde teslim edilmesi nedeniyle 228 gün, NYSA sit alanı için 15 gün, 97,103 ve 77 nolu direkler için 61 gün, yapım süresi için 90 gün, enerji kesintileri nedeniyle 55 gün, Nazilli Trafo merkezi bakım çalışması gecikmesi nedeniyle 37 gün, istinat duvarı yapımı için 37 gün, çalışılmayan günler için 60 gün olmak üzere toplam 583 gün ilave süre uzatımı talep ettiği, davalı İdare tarafından davacı iş ortaklığının talep ettiği 228 gün bir önceki etabın bitirilme tarihine göre, işin yapım süresi olan 90 gün ve NYSA sit alanındaki gecikme nedeniyle 15 gün olmak üzere toplam 333 gün süre uzatımı verdiği başkaca da süre uzatımını uygun görmediği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 250 gün olduğu, bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplamaya göre 2. etap için 27/03/2019 tarihinde tanzim edilen kesin hak edişte 129 gün gecikme cezası kesilmesi gerekirken, fazla ceza tanzim edildiği ve (428.742,58 TL - 221.231,17 TL =) 207.511,41 TL fazla kesilen bedelin davacı iş ortaklığına iadesi gerektiği, 1. etap için davacı iş ortaklığına davalı idare tarafından verilen (484 +120+18 =) 622 gün süre uzatımının ve 145 günlük gecikme cezası olarak kesin hesapta kesilen 217.817,25 TL'nin uygun olduğu, toplamda haksız olarak kesilen 336.583,07 TL'nin davacıya iadesi gerektiği, davacı iş ortaklığının ilave iş bedeli talebi yönünden; davacıların 77 ve 103 numaralı direklerin yapımını üstlenmediği, kendisinin yapmadığı, ortaklığının söz konusu istinat duvarlarının kendi nam hesabına 3. kişiye yaptırılmasını kabul ettiği, işin Bölge Müdürlüğünce başka firmaya yaptırıldığı, davacı hak edişinden kesinti yapılmadığı, bu sebeple, istinat duvarı yapımı sebebi ile ilave iş bedeli talebinin yerinde olmadığı, davacıların ek kesin teminat bedeli talebi değerlendirildiğinde; dava konusu işin geçici kabulü, kesin kabulü ve kesin hesabının yapıldığı, işin yapımıyla ilgili taraflar arasında bir uyuşmazlık da bulunmadığı, davacı İş ortaklığının işin yapımını bitirdiği anlaşılmakla, bloke durumunda olan 60.319,39 TL tutarındaki nakit teminatın davacı iş ortaklığına iadesi gerektiği, davacıların teknik personel bulundurmama cezasına yönelik talebi değerlendirildiğinde; davalı idarece çalışılmayan günler için teknik personel bulundurmama cezasının uygulandığı, bunun sözleşme ve şartnameye uygun olmadığı, bilirkişi heyetince yapılan hesaplama doğrultusunda toplamda (1.900,00+ 4.000,00 + 6.000,00 +7.500,00)= 19.400 TL ceza bedelinin davacı iş ortaklığına iadesi gerektiği, davacıların işin uzaması sebebi ile oluşan maliyet farkına yönelik talebi değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 14. ve 14.2.7. maddeleri gözetildiğinde, idarenin kusuru sonucu işin bitim tarihinin süre uzatımı verilmek suretiyle uzatılması halinde uzatılan süre içinde iş programına uygun olarak yapılan iş kalemleri ya da iş grupları için de fiyat farkı verileceğinin hüküm altına alındığı, buna göre bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplamaya göre, davacılara ödenmesi gereken fiyat farkının (Fiyat Farkı = 1.546.859,98.-TL x 0,90 x (1,2841-1)=) 395.516,62.-TL olacağı kanaatine varılmakla, açılan dava kısmen kabul edilerek, gecikme cezası bedeli 336.583,07 TL, fiyat farkı alacağı 395.516,62 TL, teknik personel cezası 19.400,00 TL ve ek kesin teminat bedeli 60.319,30 TL olmak üzere toplam 811.818,99 TL'nin, kesin kabul tarihi olan 14/11/2018'den işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili katılma yolu ile sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kök ve ek raporlarda, II.ETAP (Dora 3 JES Brş.N. - Nazilli TM E.İ. Hat Yenilemesi) işinin yapımı sırasında hatta yaşanan enerji kesilmelerinde gecikmeler nedeniyle 55 günlük süre uzatım talebinin, Tel Çekim Teknik Şartnamesi'nin 2. maddesinde yer alan düzenleme nedeniyle, yüklenici müvekkil iş ortaklığının kendi yükümlülüğü kapsamındaki işler olması nedeniyle uygun olmayacağı kanaatinin hatalı olduğu, 1. ve 2. ek rapora karşı yatıkları itirazın değerlendirilmediği, bilirkişilerin kök raporda ulaştıkları sonucun aynen tekrarı niteliğindeki ek 1. ve 2. raporda itirazları konusunda herhangi bir değerlendirme dahi yapılmadığı, özellikle, davalı idarenin cevap dilekçesinde, daha önce enerji kesimlerinde sürelere riayet edilmediği ve bu sebeple de bölge müdürlüğünün zor durumda kaldığını da beyan ederek enerji kesimlerinin kendi sorumluluğu altında ve bizzat bölge müdürlüğü tarafından yaptırıldığını kabul ve ikrarının itirazlarında belirtilmiş olmasına rağmen, ek raporda incelenmediği ve değerlendirilmediği, bu sebeple bilirkişi raporu ile ulaşılan kanaatin eksik incelemeye ve hatalı değerlendirme sonucu oluşan bir kanaat olduğu, bu kanaate dayalı olarak düzenlen rapora dayanarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu, bilirkişilerin raporlarında, I. etep(Aydın TM - Dora 3 JES Brş.N. E.İ. Hat Yenilemesi) işinin yapımı sırasında; 14/11/2014 tarihinde, dava dışı ... tarafından davalı idarenin Grup Müdürlüğü'ne yazılan dilekçede, arazisine bilgisi dışında izinsiz olarak girilmeye çalışılması durumunda kamulaştırma işlemi bitinceye kadar izin verilmeyeceği tespitinin yapıldığı, kamulaştırma da yapılmadığı, davalı idarenin de kamulaştırma yapılmadığını kabul ettiği, zarar ziyan ödemesi ile sorunun çözüldüğü, ancak bu ad altında ödenen bedelin geç ödenmesinden kaynaklı olarak iş programında gecikme olduğunu ileri sürdüğü, güzergahta bulunan, 1 no’lu direkte olduğu gibi arazi sahibinin izin vermemesinden dolayı demontaj ve montaj işlerinin aksadığı, bu durumun 29.05.2016 tarihinde tutanak altına alındığı ve ancak 05/10/2016 tarihinde zarar ziyan adı altında kamulaştırma bedeli olarak ödenmesi gereken bedelin, herhangi bir yasal yükümlülüğü bulunmamasına rağmen, müvekkil iş ortaklığı tarafından 14/11/2014 tarihinde, dilekçe ile kamulaştırma yapılmadan arazisine girilmesine müsaade etmeyeceğini beyan eden arazi sahibine ödendiği, bilirkişilerin raporlarda esas aldığı Tel Çekim Şartnamesinin 4. maddesinin, işin yapımı sırasında yüklenici tarafından doğrudan verilen zararlara ilişkin olduğu, buu tespitler başlığı altında raporda belirtilen ... tarafından verilen muhtelif tarihli dilekçeler ile belirtilen, zeytin veya meyve ağacına, bahçeye ve çatıya verilen zararlara ilişkin düzenleme olduğu, yüklenici iş ortaklığının bu zararların tamamını karşıladığı, ... tarafından verilen 14/11/2014 tarihli dilekçenin, bu madde kapsamında doğrudan verilmiş bir zararın karşılanması olmadığı, doğrudan 1 nolu direğin isabet ettiği sahanın maliki olması nedeniyle, kamulaştırılmaksızın, mülküne girilmesine ve direk tesis edilmesine izin verilmeyeceği belirtilerek, davalı tarafından kamulaştırılmasının yapılmasının istenmesi olduğu, davalı idarenin, sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 6. maddesi 5. fıkrası uyarınca yapması gereken kamulaştırma işlemini yapmadığı, hatta yapmaya yönelik bir işlem dahi tesis etmediği, bu nedenle davalı idarenin, sözleşme yükümlülüğüne aykırılık ve kendi kusuruna dayalı olarak iş programında aksamaya ve 129 günlük bir gecikmeye neden olduğu, dora 3 JES ile 57 nolu direk arasına 24 Fiberli 1,8 km OPGW çekilmesi işinin ilave olarak istendiği, malzemesi tedarik edilerek mevcut direklerin kulelerinin revizyonuyla birlikte tesis edildiği, bu revizyon ve tesis işlemleri için 34 günlük süre harcandığı, bu durumda, 34 günlük sürenin işin bitim süresine ilave edilmesi gerektiği, İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürlüğü’nün, 28.08.2014 tarih ve 5117 sayılı yazılarıyla, Dora 3 JES ile 57 nolu direk arasına 24 Fiberli 1,8 km OPGW çekilmesi işinin, müvekkil iş ortaklığından istendiği, yazı incelendiğinde, sözleşme dahilinde bir işin yapılmasına yönelik yazışma olmadığının açık olduğu, açık bir şekilde, sözleşme ile çekilmesi taraflarca anlaşılan 12 fiberli OPGW çekilmesi işi yerine, 24 fiberli OPGW çekilmesi talep edildiği, bu ilave talebin yerine getirilmesi, gerekli malzemenin temini ve testlerinin yapılması ile montajı için geçen 34 günlük sürenin bu sebeple ilave süre olarak sözleşme süresine eklenmesi gerektiği, 77 ve 103 numaralı direkler arasında yapılan istinat duvarlarının müvekkil yüklenici tarafından yapılmadığı, kendi nam ve hesabına yapılmasını talep ettiği, bölge müdürlüğü tarafından da işin başka bir firmaya yaptırıldığı gerekçesi ile 65.320,00 TL'nin ödenmesinin uygun olmadığı yönündeki kabulün hatalı olduğu, sözleşme dışı ilave iş olduğu yönünde kök raporda yer alan tespitleri isabetli olmakla birlikte, davacı iş ortaklığının istinat duvarının kendi nam ve hesabına yaptırılmasını kabul ettiğini yazı ile bildirmiş olduğu yönündeki tespitlerinin dosya içeriği ve gerçeklere aykırı olduğu, sözleşme konusu, II. etap (Dora 3 JES Brş.N. - Nazilli TM E.İ. Hat Yenilemesi işinin devamı sırasında, 77 ve 103 nolu direklerinde meydana gelen toprak kayması nedeniyle oluşan durum tehlike arz edeceğinden, iki adet istinat duvarı yapılmasının davalı işveren tarafından, dosyada mevcut 16/01/2016 tarihli yazısı ile müvekkil yüklenici iş ortaklığından istendiği, müvekkilinin 31.05.2016 tarih ve 00105OF sayılı yazısı ile 65.320,00 TL (KDV Hariç) bedelle bu işi yapabileceğini işverene bildirdiği, işverenin kabulü üzerine, sözleşme eki şartnamelere göre projesi işverence hazırlanması gerekirken, projesi dahil yüklenici tarafından hazırlanarak imalatın tamamlandığı, kök raporun 23. sahifesinde, davalı idarece, müvekkil iş ortaklığından, 77 ve 103 numaralı direklere istinat duvarının ayrı bir iş(ilave iş) olarak istenilmiş olması nedeniyle, istinat duvarının projlendirilmesi ve yapımımı nedeniyle, 37 günlük ilave sürenin verilmesinin uygun olacağını kabul ettikleri, ek 1. rapor ile de bu kanaati devam edildiği, bu kabulle çelişir bir şekilde, istinat duvarının Bölge Müdürlüğü tarafından 3. şahıslara yaptırıldığı ve bu sebeple ücretinin talep edilemeyeceği yönündeki kanaatin kendi içerisinde çelişkili ve hükme esas alınamaz nitelikte olduğu, yapılan itirazlar üzerine düzenlenen ek 2. rapor ile kök ve ek 1. raporda yer alan ücretinin talep edilemeyeceği yönündeki haksız ve çelişkili kanaatlerini haklı çıkarmak için bu defa ilave sürenin verilmesinin sehven yazıldığının belirtildiği, 37 gün ilave süreyi de toplam verilmesi gereken süreden düşerek, verilmesi gereken nihai sürenin belirlendiği, bir bütün olan işin etaplar halinde yapılması ve her bir etabın tamamlanma tarihinin esas alınması suretiyle, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak 37 günlük sürenin verilmemesi ve bu ilave süre ile ilgisi bulunamayan, sözleşme dışı ilave iş bedelinin ödenmesi talebine ilişkin herhangi bir değerlendirme içermeyen 2. ek raporun hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi kök ek raporlarında esas alınan 4. etap için dayanağı olmayan sürelere ilişkin olarak 109, 114, 127, 128 nolu direklerinin tipinin belirlenmesi için 89 adet direkte çalışmalar devam etmesine rağmen verilmek istenen 129 gün sürenin hiç bir temeli ve dayanağı olmadığı, tesis süresinin 150 gün olduğu, 185 gün verilmek istenen ayrıca sürenin delili ve kaynağı bulunmadığı, 4. etap tesis süresinin 150 gün olduğu belli iken hangi matematiksel işlem ile 4 adet temelin yapım süresinin 56 gün olarak bulunduğu, bilirkişi ek raporunda bu konulara açıklık getirilmediği, bu 185 günden 81 gün neden çıkarılıp 2. kısım için neden ve nasıl 74 gün yapım süresi bulunduğu ve buna ilave olarak neden mükerrer 40 gün bir daha aynı kısım için yapım süresi verilmek istendiğinin anlaşılamadığı, bilirkişi ek raporunda da bu konulara açıklık getirilmediği, toplam alınırken verilmek istenen 185 gün sürenin hiçbir temeli bulunmadığı, bilirkişi kök ve ek raporunda 2. etap için dayanağı olmayan sürelere ilişkin olarak; 77,97,103 nolu direklerin tip ve yeri için verilmek istenen 61 günlük sürenin H.431 referanslı sözleşmenin Direk Montaj Şartnamesi Yüklenicinin görevi maddesi 2.2’ye ye aykırı olduğu, 3. etabın süresinin bitmesi için verilen 228 gün sürenin iz düşümünde, 60 günlük çalışılamayan gün varken 60 günlük çalışılamayan gün sürenin verilmesinin dayanağı bulunmadığı, verilmek istenen tesis sürelerinin bir sonraki yılın 60 günlük çalışılamayan gününe denk gelmediği halde bir sonraki yılın 60 günlük çalışılamayan süresinin bir kez daha verilmesinin hiçbir dayanağı olmadığı, Nazilli Trafo Merkezi portal bağlantıları için 37 günlük süre kanıtları ile birlikte kök raporda ret edilmesine rağmen toplama ilave edilmesinin hiçbir mantığı olmadığı, 77 ve 103 nolu direklerin istinat duvarları H.431 Sözleşmenin birim fiyat teklif formunda gösterilen bir iş kalemi olmadığı, 77 ve 103 nolu direklerin istinat duvarlarının Geçici Kabul heyetince Kabul yapıldıktan sonra Hattın Kabul tutanağında ayrıca istenen işler olup hattın Geçici Kabulünü erteleyen veya yüklenicinin ikmal tarihini etkileyen işler olmadığı, bu neden ile 37 günlük verilmek istenen sürenin hiçbir temeli bulunmadığı, yargılama sırasında alınan 29/04/2021 tarihli kök rapor, 06/09/2021 tarihli ek rapor ve 13.12.2021 tarihli 2. ek raporda, "Taraflar arasında akdedilen idari sözleşmede belirtildiği üzere teklif sahibi yüklenici her türlü durumu düşünerek teklif fiyatını vermek durumunda vermek zorunda olduğundan davacı iş ortaklığına süre uzatımı nedeniyle her hangi bir ödeme yapılmasının uygun olmadığı"nın tespit edilmiş olmasına rağmen 16/05/ 2022 tarihli bilirkişi kurulu 3. ek raporunda, "Sözleşmenin 14.ve 14.2.7 maddeleri gözetildiğinde davacı iş ortaklığının davalı idareden talep edebileceği fiyat farkı bedelinin 203.953,48 TL olduğu"nun tespit edildiği, hükme esas alınan 28/09/2022 tarihli bilirkişi kurulu 4. ek raporunda ise, önceki raporun fiyat farkı hesabında, sehven 2014 yılı Kasım ayı endeksi kullanıldığı, bu kez doğrusu olan 2016 yılı Kasım ayı endeksi kullanılarak hesaplama yapıldığı ve 395.516,62 TL fiyat farkı ödenmesi gerekeceğinin tespit edildiği, mahkemece de bu yönde hüküm tesis edildiği, bilirkişi heyetince 16/05/2022 tarihli 3. ek raporda, fiyat farkının sözleşmenin 14. ve 14.2.7 maddeleri gözetildiğinde, fiili iş bitim tarihi olan 29/12/2016 tarihine kadar verilmesi gerekeceğinin belirtildiği, bilirkişi heyetince düzenlenen raporlarda yaptığı süre uzatımlarında mükerrer sürelerin verildiği, itirazlarının tamamının dikkate alınmadığı, fiyat farkına ilişkin yapılan hesaplamanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı, sözleşme kapsamında davacı iş ortaklığına gerekli sürelerin verilmiş ve buna bağlı olarak ödenmesi gereken fiyat farkının ödendiği, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, istinafa konu huzurdaki davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda 4. ve 2. etap hatlar için verilen süreler geçerli kabul edilirse 4. ve 2. etap ile ilgili H.431 referanslı sözleşmede belirtilen fiyat farkı formüllerine göre oluşan bir fiyat farkı tutarının hesaplanması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hangi formüle göre hesaplandığı bilinmeyen 395.516, 62 TL fiyat farkı alacağına itiraz ettikleri, mahkemece davacıya 19.400,00 TL teknik personel cezasının ödenmesine karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda çalışılamayan günlerde Teknik Personel bulundurmama cezası ile ilgili olarak; yapılan revize iş programında 4. 2. ve 1 etapta davalı tarafından verilen süre uzatımı neticesinde gecikme cezası oluştuğundan sahadaki fiili çalışma durumu ile revize iş programının örtüşemeyeceği, iş programlarının olması gereken iş akışı olduğu, gerçek hayatta her zaman iş programı ile sahadaki fiili durumun bir olamayacağı, fiili çalışma sahada varsa, kesinlikle fiiliyatta teknik personel olması gerektiğinden bahisle bilirkişi raporunda yer alan revize iş programında gösterilen çalışılamayan günlerde teknik personel cezası kesilmemesi değerlendirmesinin hatalı olduğu, söz konusu yapım işinde sahada fiili olarak çalışma olması neticesinde, davacının bu çalışmanın kontrolünde sözleşmesine göre şantiye mühendisi ve şantiye şefi bulundurması gerektiği, süre uzatımı verilen günlerde örnek olarak çalışmaya uygun olmayan dönem için süre uzatımı verildiği ancak davacı yüklenici firma tarafından çalışma yapıldığının montaj tutanaklarından ve hak ediş tutanaklarından anlaşıldığı, süre uzatımı verildiği günlerde sahada da fiili olarak çalışma yok ise ancak o zaman teknik personel cezası kesilemeyeceği ve iadesinin talep edilebileceği, sahada bulunmaması nedeniyle şantiye mühendisi ve şantiye şefi için kesilen teknik personel ceza gün sayılarının aynı olmaması iki mühendisten birinin sahada olduğu diğerinin olmadığı ve bunun sebebinin de yükleniciden kaynaklandığı, bilirkişi raporunda, iş programında da belirtilmekte (01 Ocak - 01 Mart tarihleri arası) olan çalışılamayan günler için kesilen teknik personel bulundurmama cezası uygulamasının doğru olmadığı belirtilmekte olup, her ne kadar bahsi geçen dönemler için süre uzatımı verilmesi uygun görülmüş olsa da, yüklenici tarafından belirtilen dönemler için şantiyesinin kapatılarak saha çalışmalarına ara verdiğini belgeleyen herhangi bir bildirim yapılmadığı veya tutanak düzenlenmediği, aksine belirtilen dönemlerde düzenlenen hak edişlerden saha çalışmalarının devam ettiğinin görüldüğü, sahada yüklenici tarafından sürdürülmekte olan fiili çalışmalar boyunca, teknik personellerinde sahada bulundurulması gerektiğinden bahsi geçen dönemlerde de kesilen teknik personel cezalarının yerinde olduğu, teknik personel ile ilgili olarak hak ediş tutanakları ile birlikte yüklenicinin Şantiye Şefi ve Mühendisi için yerinde bulunmama tespitlerinin yüklenici ve 21. Bölge Müdürlüğünce yapıldığı, bu tespitlere göre sözleşmenin 23.2 maddesine göre Teknik personel cezası kesildiği, Bölge Müdürlüğünce hazırlanarak yüklenici temsilcisi (Şantiye Şefi, Şantiye Mühendisi, vd.) tarafından da imzalanan montaj durum tespit tutanaklarında resmi olarak ilgili teknik personellerinin görevli olup olmadıkları değil fiili olarak sahada bulunup bulunmadıkları sürelerin bildirildiği, sözleşme gereği kesilen cezalar da teknik personellerin fiili çalışma yapılan dönemlerde sahada bulunmaması nedeniyle kesildiği, cezaya çevrilen tespitlere ait tutanakların dosyaya sunulduğu yüklenici tarafından bahsi geçen teknik personelin/personellerin sahada bulunmadığına dair herhangi bir itiraz bulunmadığı, tutanakların davacı iş ortaklığı yetkililerince de herhangi bir itiraz olmaksızın ve şerh konulmaksızın imzalandığı, dava dilekçesindeki kış koşulları nedeniyle şantiye de çalışma yapılmayacak (Aydın İli için 1 Ocak-1 Mart) dönem için cezaların haksız uygulandığı iddialarının da gerçekleri yansıtmadığı, davacı yüklenicinin 20/12/2018 tarih ve 00037-R.G. sayılı yazısında, 01.03.2016-21.03.2016 tarihleri arasında geçen 21 günlük sürede şantiyede herhangi bir çalışma olmadığından teknik personel cezası uygulanmaması gerektiğini bildirmişse de, bu tarihlerde şantiyenin açık olduğu ve yüklenici tarafından 1. etap demontajı ve tesisi için gerekli hazırlıkların ve saha çalışmalarının yapıldığı, ayrıca, 21/10/2013 tarihinden 30/12/2016 tarihine kadar geçen sürede yüklenici tarafından şantiyesinin bazı dönemlerde kapatılmış olduğu ile ilgili hiçbir bildirim bulunmadığı, ek kesin teminat bedeli olan 60.319,30TL'nin davacıya ödenmesine karar verildiği, fakat iş ortaklığı aleyhine yürütülen birçok icra dosyası olduğu ve kendilerine haciz ihbarnamesi gönderildiği, sözleşmesine göre kesin teminat mektupları ve varsa nakit kesin teminatların Kesin kabul belgesinin onaylanması ve SGK ilişiksizlik belgesinin düzenlenmesinden sonra yükleniciye iade edilmesi gerektiği, anılan belgelerin tamamlanmasının ardından 26.06.2019 tarihinde bu işle ilgili 800.000,00 TL tutarındaki banka teminat mektubunun iade edildiği, ancak 60.315,39 TL tutarındaki nakit teminat davacı aleyhine yürütülen icra takipleri ve bu icra takip dosyalarından gönderilen haciz ihbarnameleri/haciz müzekkereleri sebebiyle bloke edildiği, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 34. maddesinin son fıkrasında, idarece alınan teminatların haczedilemeyeceği ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağı hüküm altına alınmışsa da, malum olduğu üzere, nakit teminat söz konusu ise, bu durumda iş sözleşmeye uygun yapılıp bittiğinde teminat serbest kalacağı için haczedilmesinin mümkün hale geldiği, (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 15.12.2014 tarihli, 2014/23606 E. ve 2014/30389 K.) davacı iş ortaklığı aleyhinde yürütülen icra takipleri sebebiyle gönderilen haciz ihbarnamesi/haciz müzekkeresi bulunmakta iken, davacı tarafından söz konusu ek kesin teminatların iadesi gerektiği iddiasının kabul edilemeyeceği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin aşağıdaki hususlar dışında kalan sair istinaf nedenleri yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. Davalının diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde; taraflar arasında 18.07.2013 tarihli “H.431 Referanslı 154 kV' lık 1272 MCM (~87,9 km)' si tek devre ve (~8,6 km)' si çift devre Aydın-Nazilli-Jeotermal (Yenileme) E.İ. Hattının Teklif Birim Fiyatlı Tesisi Yapımı" sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 8.2.1. maddesindeki düzenleme gereği YİGŞ'nin sözleşmenin eki olduğu, Yargıtay'ın ve dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 28.05.2024 tarihli, 2023/761 Esas, 2024/1795 Karar numaralı ilamı.) taraflar arasındaki sözleşmenin eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. maddesinde yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu '' İdareye verilen ....tarihli dilekçemde yazılı ihtirâzi kayıtla” cümlesini yazarak imzalamasının gerektiği, eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorunda olduğu, bu şekilde itiraz edilmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı düzenlemesine yer verildiği, yine kesin hakediş raporu ve hesap kesilmesine ilişkin 40. madde hükmü gereğince yüklenicinin itirazı olduğu takdirde itirazlarını 39. maddedeki usuller çerçevesinde dilekçe ile idareye bildirmesi zorunluluğu bulunduğu ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. ve 40. maddelerindeki bu düzenlemeler 6100 sayılı HMK'nın 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla somut olayda; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenlenen ara hakedişlerde yer alan teknik personel cezası ve fiyat farkı ile kesin hakedişte yer alan personel bulundurmama cezası ile gecikme cezasına ilişkin davacıların usulüne uygun itirazı kaydı bulunmadığı, her ne kadar "Yasa ve sözleşmeden kaynaklı fazlaya dair talep ve dava halklarım saklıdır." cümlesi ile davacılar tarafından kesin hakediş imzalanmış olsa da bu itirazın Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. ve 40. maddelerindeki usule uygun olmadığı anlaşılmakla bu taleplere yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Yine, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10.4.1. maddesinde kesin ve ek teminatın geri verilmesi hususunda YİGŞ hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş olup YİGŞ'nin 45. maddesi uyarınca ise; "(1) Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesinden ve varsa işe ait eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların yarısının; kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra ise kalanının, yükleniciye iade edilebilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksizlik belgesi getirilmesi zorunludur. " düzenlemesi bulunmaktadır. Bu durumda nakti teminatın iadesi için belirtilen şartların bulunması gerektiği anlaşılmakla dosyaya davalı tarafından davacılar aleyhine yürütülen takip dosyaları nedeni ile kendilerine gönderilen haciz ihbarnameleri/müzekkerelerinin sunulduğu dikkate alındığında nakdi teminatları mevcut delil durumuna göre iade etmemekte haklı olmakla bu talebin reddi yerine kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur. Bu nedenlerle davalının istinaf sebeplerinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davacının istinaf sebebine gelince, her ne kadar mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak 2 adet istinat duvarının davacılar tarafından yapıldığı ispatlanamadığı gerekçesi ile bu talebin reddine karar verilmiş ise de davalı tarafından hazırlanan ve dosya kapsamında bulunan 01.08.2017 tarihli "Süre Uzatımı Komisyonu Protokolü" başlıklı belge ile cevap ve rapora itiraz dilekçelerinde 2 adet istinat duvarının davacı tarafından yapıldığının davalı tarafından kabul edildiği, yine cevap dilekçesinde “Hattın Kesin Kabulü yüklenicinin istinat duvarlarını belirlenen sürede yapmaması ve namı hesabına ihale işlemleri süreci oluşmasından dolayı gecikmiştir. 77 ve 103 nolu direkler için (EK-91) yapılan istinat duvarları (EK-92) temel birim fiyatı içerisinde değerlendirilmiş (EK-93) olup bunun ile ilgili olarak bir ödeme yapılmamıştır. Ayrıca Yüklenicinin bunun ile ilgili Kesin Hesap çalışmaları sırasında yazılı bir itirazı bulunmamıştır.” beyanı ve bu işin sözleşme kapsamı dışında olduğu ve hakedişte yer almayan imalatlar için hakedişe itirazın da gerekmediği ve davalı tarafça da bu kalem imalat bedelinin kendileri tarafından yaptırıldığı iddia ve ispat edilmediği dikkate alındığında talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuş, bu kalem yönünden de davacının istinaf başvurusunun, istinaf nedenleri ile sınırlı olarak kabulü ile yatırılan harç miktarı dikkate alındığında ıslahta gösterilen bedel maddi hataya dayalı olup, dosya kapsamı itibariyle 2 adet istinat duvarı için talep edilen 65.320,00 TL bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, 65.320,00 TL'nin 14/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, dair yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/12/2022 tarih ve 2020/425 Esas, 2022/959 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın kısmen kabulü ile; -65.320,00 TL'nin 14/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.462,00 TL karar ve ilam harcının 17.065,91 TL peşin harç ile 6.741,62 TL ıslah harcı (tamamlama harcı) olmak üzere alınan toplam 23.807,53 TL'den harcından mahsubu ile bakiye 19.345,53 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 5-Davalı tarafından yatırılan 31.647,80 TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davalıya iadesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 4.325,38 TL peşin harç ile 54,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak vekille temsil olunan davacılara verilmesine, 8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 203.712,44 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 9-Davacılar tarafından yapılan 208,10 TL tebligat ve posta gideri, 8.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.208,10 TL yargılama giderinin davadaki kabul oranı dikkate alınarak 384,95 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine bakiye giderin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 12-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 13-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan 13.863,84 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 14-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 540,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.223,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 15-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 156,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 648,00 TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 21.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır