T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/296 - Karar No:2026/573 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/296 KARAR NO : 2026/573 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2024 NUMARASI : 2021/645 E-2024/58 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/05/2026 Davacı vekili tarafı…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/296 - Karar No:2026/573 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/296 KARAR NO : 2026/573 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2024 NUMARASI : 2021/645 E-2024/58 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/05/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı banka arasında Karaman Köyü Deprem Konutlarıyla ilgili 21.06.2000 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili davacı şirketin sözleşmeye ilişkin yüklenimindeki işleri tamamen bitirmesine rağmen İller Bankası'nın elinde bulunan davacı şirkete ait teminat mektuplarını iade etmediğini, davacı şirketin yüklenimindeki işlerin tamamını kusursuz ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, geçici kabul tutanaklarının 09.11.2001 tarihinde onaylandığını, kesin hesabın ise 31.03.2003 tarihinde tasdik edildiğini, 22.04.2013 tarihli yazı ile iş bitirme belgesinin davalı kurum tarafından verildiğini, şirketin iş nedeniyle sigorta ilişiğinin kalmamasına rağmen teminat mektuplarının müvekkiline iade edilmediğini, davacı şirket tarafından teminat mektuplarının iadesi için açılan davanın Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde sonuçlandırıldığını, davalı tarafın açtığı alacak davasının da birleşik olarak aynı dosyada görüldüğünü, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/706 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada 25.12.2019 tarihinde verilen karar ile teminat mektuplarının iadesi ve menfi tespit taleplerine ilişkin davanın kabul edildiğini, davalının alacak iddiasının ise reddedildiğini, sözleşme konusu işler nedeniyle davalı kuruma ... Mithatpaşa Şubesi'nin 16.06.2000 tarih 126.934,50 TL bedelli, ... Merkez Şubesi'nin 11.12.2001 tarih 43.000,00 TL bedelli, 14.02.2002 tarih 9.000,00 TL bedelli ve 15.03.2003 tarih 6.230,00 TL bedelli teminat mektuplarının verildiğini, davalı kurumun haksız olarak elinde tutulan teminat mektupları nedeniyle gereksiz şekilde bankalara faiz ve komisyon ödeyerek müvekkilinin zarara uğradığını, bir kısım zararlar için Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/706 Esas sayılı dosyasında alacaklarının kabul edildiğini, teminat mektupları için belirtilen dava tarihine kadar olan zararlar nedeniyle 1.899,15 TL'nin davalı bankadan tahsiline karar verildiğini, teminat mektuplarının iadesi için davalı banka hakkında Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/20229 sayılı dosyasında ilamlı icra takibi başlatıldığını, banka tarafından teminat mektuplarının icra dairesine teslim edildiğini ancak icra müdürlüğü tarafından kararın kesinleşmediğinden bahisle halen teminat mektuplarının fiilen taraflarına verilmediğini, bu nedenle teminat mektupları için faiz ve komisyonlarını ödemeye devam ettiklerini, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/706 Esas sayılı dosyasında verilen kararın temyiz edilmiş olsa bile davalının ikinci temyizi olduğunu, önceki bozma kararının müvekkili şirket hakkında usulü müktesep hak teşkil ettiğinden, teminat mektuplarının komisyon ve faizleri nedeniyle hükme bağlanan kısmın kesinleşmiş bulunduğunu, bu nedenle Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/706 Esas sayılı dosyasında verilen kararın işbu dava yönünden kesin hüküm olarak emsal teşkil ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalı tarafından iade edilmeyen teminat mektupları nedeniyle ödenen faiz, komisyon ve sair zararlar için 15.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren TCMB avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, 07.06.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; bilirkişi raporu doğrultusunda 57.349,15 TL komisyon bedeli ve 84.348,48 TL dava tarihine kadar işlemiş faizler nedeniyle toplam 141.697,63 TL'nin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, asıl alacak kısmına dava tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, bu davayla ilişkili olan ve halen karar düzeltme aşamasında olan bu sözleşmeden kaynaklı alacak borç ilişkisine dayalı açılan davalar olduğunu, Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/706 E. dosyasında davacısı oldukları banka alacağının; 16.02.2003 tarihli ve 2868 sayılı Banka müfettişlik raporunda tespit edilen ve de gerçek durumu göstermeyen belgeler dikkate alınarak düzenlenen kesin hesaplar sonucu yüklenici davacı/karşı davalı firmaya yapılan fazla ödemenin tahsiline ilişkin olduğunu, kesin hesabın yapılmış olmasının yükleniciye herhangi bir hak vermediğini, kesin hesabın yükleniciyi bağlayıcı nitelikte olduğunu, idarenin böyle bir koşulla sınırlandırılmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13.maddesi ve Sözleşme Eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 38.maddesi uyarınca Banka alacağının talep edildiğini, kazı artığı malzemelerinin 30.5 km kesin depoya taşınmadığının müvekkili müfettişliğince oluşturulan uzman ekipçe ve daha sonra bilirkişilerce de tespit edilmiş olduğunu, ödemenin malzemenin fiilen bu mesafeye taşınması durumunda söz konusu olduğunu, bözleşme hükümlerine göre bu imalata ödenecek bedelin olmazsa olmaz koşulunun malzemenin kesin depoya dökülmesi olduğunu, bu malzemenin kesin depoya dökülmediğinin ihtilaf olmayacak şekilde açıkça tespit edildiğini, söz konusu teminat mektupları ile ilgili yapılan işlemlerin sözleşmeden kaynaklandığını, Karamanköy (Adapazarı) 2.Kısım 5.Bölge Kalıcı Konutları Teknik Altyapı İnşaatı İşi yüklenicisi tarafından banka aleyhine Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/68 Esasında açılan ve müvekkili tarafından yüklenici aleyhine Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/744 Esasında açılan davaların birleştirilerek Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/630 Esasına kaydedildiğini, mahkemenin 23.03.2016 tarih ve 2014/630 E- 2016/179 K sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile 636.239,41 TL için davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ayrıca 4 adet toplam bedeli 185.164,50 TL olan teminat mektuplarının davacı tarafa iadesine, komisyon alacağına yönelik 1.899,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine , birleşen Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nin 2004/744 esas sayılı davanın reddine karar verildiğini, söz konusu kararın Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 03.10.2018 tarih ve 2018/3054 E- 2018/3557 K sayılı ilamı ile bozulduğunu, akabinde Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.12.2019 tarih ve 2019/706 Esas- 2019/1141 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 25.05.2021 tarih ve 2020/2191 E- 2021/2177 K sayılı ilamı ile onandığını, karar düzeltme aşamasında yargılamanın halen devam ettiğini, Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.03.2016 tarih ve 2014/630 E- 2016/179 K sayılı kararında hükmedilen karar ve ilam harçları, yargılama ücretleri ve vekalet ücretlerinin faiziyle birlikte tahsili ve 4 adet teminat mektubunun iadesi talebiyle davacı tarafından Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/20229 sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, akibinde müvekkilince 4 adet teminat mektubunun icra dosyasına ibraz edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2016 tarih ve 2016/9972 E- 2016/1485 K sayılı icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, açılan işbu davanın haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu, başkaca sözleşmede yer alan hükümler çerçevesinde tutulan teminat mektuplarının masraflarının bankaya yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararından sonra mahkeme ilamı yerine getirilerek teminat mektuplarının icra dosyasına ibraz edildiğini, Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.03.2016 tarih ve 2014/630 E- 2016/179 K sayılı kararından önce müvekkilince davacı firmaya yapılan fazla ödemeden kaynaklanan alacağa yönelik olarak açılmış davanın halen derdest olup kesinleşmediğinden bahse konu davada verilecek karar kesinleşinceye kadar mevcut durumun muhafaza edilmesi gerektiğinden, bu safhada teminat mektuplarının iadesine yönelik yüklenici taleplerinin yerine getirilemediğini, bankanın sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun hareket ettiğini, yüklenici davacının sözleşme hükümlerine uymadığını, davayla ilgili tüm delillerin, halen karar düzeltme aşamasında olan Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/706 Esas sayılı dosyası içinde olduğunu, bahse konu dosyanın celbi ile incelenmesini, davacı yüklenici tarafından işin teminatı olarak sunular teminat mektubunu iade etmemek konusunda sözleşmenin eki "İller Bankası Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 18., 38., 39. ve 45. maddeleri gereğince haklı olan müvekkili Bankadan işlemiş komisyon tutarlarının istenilmeyeceğini, bu konuda müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı tarafça Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/706 E- 2019/1141 K sayılı ilamı uyarınca iadesine hükmedilmesine rağmen iade edilmeyen 4 adet teminat mektubu için önceki dava tarihinden sonra ödenmek zorunda kalınan komisyon ve faiz bedelinin davalıdan tahsili, davalı tarafça alacağın zaman aşımına uğradığı, davacının edimlerini yerine getirmediği belirtilerek reddine karar verilmesi talep edilmiş olup, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı tarafça talebe konu olan ...'a ait 16.06.2000 tarihli 126.934,50, Şeker Bank'a ait 11.12.2001 tarihli 43.000,00 TL, 14.02.2002 tarihli 9.000,00 TL ve 15.03.2003 tarihli 6.230.00 TL'lik teminat mektuplarının davalı tarafa verildiği, sözleşme sonucunda taraflar arasındaki çekişme üzerine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/706 E- 2019/1141 K sayılı ilamı 4 adet toplam bedeli 185.164,50 TL olan teminat mektuplarının davacı tarafa iadesine, komisyon alacağına yönelik 1.899,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2020/2191 E- 2021/2177 K sayılı ilamı ile onandığı, İller Bankası A.Ş. vekilinin karar düzeltme talebinin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/5531 E- 2021/1762 K sayılı ilamı ile reddedilmesiyle kararın kesinleştiği, ...'a ait 16.06.2000 tarihli teminat mektubunun 04.02.2002 tarihinde, ...'a ait 11.02.2001 tarihli 43.000,00 TL'lik, 14.02.2002 tarihli 9.000,00 TL'lik ve 15.03.2003 tarihli 6.230,00 TL'lik teminat mektuplarının 01.02.2022 tarihinde iade edildiği, iadelerin işbu dava tarihinden sonra gerçekleştiği, davacı tarafça önceki dava tarihi olan 23.01.2004 tarihinden sonra 05.11.2021 dava tarihine kadar 57.349,15 TL komisyon, 84.348,48 TL komisyon faizini bankalara ödemek zorunda kaldığı, teminat mektubu komisyon ve faizi talebinin eser sözleşmesinin tabi olduğu 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davalıdan talep edilmesi gerektiği, bu itibarla dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık zaman aşımı süresinde davacının teminat mektuplarının geç iadesi sebebiyle 14.723,25 TL komisyon, 5.789,39 TL tahsil edilen komisyon faizi talep edebileceği, bakiye tutarların zaman aşımına uğradığı, davalının zaman aşımı itirazı, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/706 E- 2019/1141 K sayılı ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, 20.512,64 TL'nin dava tarihi olan 05.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; dava konusunun eser sözleşmesine konu olan eserden değil, teminat olarak verilen teminat mektubundan kaynaklanması nedeniyle Borçlar Kanunu'nun 146.maddesi uyarınca 10 senelik zamanaşımına tabi olması gerektiğini, mahkemece de ilk celse bu şekilde hüküm kurulduğunu ve davalının zamanaşımı itirazlarının reddedildiğini, banka teminat mektuplarının üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olması sebebiyle bir tür garanti sözleşmesi olup, banka teminat mektubunda bankanın, üçüncü kişi konumunda olan lehdarın edimini ifa etmemesi veya teminat mektubunda belirtilen diğer risklerin ortaya çıkması halinde, muhatabın uğrayacağı zararları karşılamayı taahhüt ettiğini, teminat mektuplarının bağımsız bir garanti sözleşmesi olarak kabul edildiğinden ve garanti sözleşmeleri ile ilgili özel bir düzenleme bulunmadığından, teminat mektuplarının genel zamanaşımı hükmünün 6098 sayılı BK'nın 146.maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, Yargıtay'ın da 1967 ve 1969 tarihli İçtihadı Birleştirme kararlarından sonra teminat mektuplarının hukuki niteliğinin garanti sözleşmesi olduğunun ağırlıklı olarak kabul edildiğini, BK'nın 146.maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. ” ifadelerine yer verilmiş olup, aksine bir hüküm bulunmayan durumlar için zamanaşımı süresinin 10 yıl olarak belirlendiğini, dolayısıyla süresiz teminat mektuplarının 6098 sayılı BK'nın 146.maddesi uyarınca 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğunu, Yargıtay tarafından benimsenen görüşe, vadeli teminat mektuplarında, teminat mektubu ile güvence altına alınan risk vade içinde gerçekleşmek şartıyla banka diğer sözleşmelerden doğan borç ilişkilerinde olduğu gibi 10 yıl süre sorumlu olmaya devam edeceğini, vadeli teminat mektuplarında risk vade içinde gerçekleşmek şartıyla, banka genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık süre ile sorumlu olmaya devam edeceğini (YHGK'nın 26.01.1974 tarih ve 1974/1585 E- 1974/76 K), müvekkilinin teminat mektuplarını uhdesinde tutan davalı ile olan ilişkinin de teminat mektupları kapsamında garanti sözleşmesi niteliğinde olup, aksi düşünüldüğü takdirde ise, güvence olarak verilen teminat mektupları nedeniyle taraflar arasında vedia akti kurulduğunu, her hal ve şartta teminat mektuplarının davalı yana teslimine ilişkin hukuki ilişki garanti sözleşmesi de olsa vedia sözleşmesi de olsa 10 yıllık zamanaşımına tabi olup, bu hususun müvekkili şirket açısından da kazanılmış hak mahiyetinde olduğunu, dolayısıyla davanın tamamı yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulünün haksız olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda; dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazların ve sunulan belgelerin yeteri kadar incelenmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı, yüzeysel raporlar düzenlendiğini, mahkemece işbu raporlar esas alınarak hüküm tesis edildiğini, mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek üzere davanın sözleşme ve ekleri ile mevzuatta öngörülen itiraz ve hak düşürücü süreler geçirildikten sonra açılmış olması nedeniyle zamanaşımı yönünden incelenerek reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilince yerine getirilen işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğundan, haksız ve mesnetsiz davanın ve ayrıca dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde dile getirilen faizin niteliğine ve başlangıç tarihine itirazla davanın esastan reddinin gerektiğini, esasa yönelik ise, öncelikle davaya konu tutulan teminat mektupları nedeniyle ödenen faiz ve komisyon alacaklarına ilişkin açılan alacak davasına konu teminat mektuplarının Karamanköy (Adapazarı) 2.kısım 5.bölge kalıcı deprem konutları teknik altyapı tesis inşaatı işine ilişkin olup, söz konusu iş dolayısıyla müvekkili ile yüklenici davacı arasında imzalanan sözleşme gereği müvekkiline verilen teminat mektupları olduğunu ve bahsi geçen alacak- borç ilişkisine ilişkin olarak açılan davaların Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/706 Esas sayılı dosyasında davacısı oldukları birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/744 Esas sayılı davasına konu yapılan banka alacağının; 16.02.2003 tarihli ve 2868 sayılı müvekkili banka müfettişlik raporunda tespit edilen ve gerçek durumu göstermeyen belgeler dikkate alınarak düzenlenen kesin hesaplar sonucu yüklenici davacı/ birleşen davalı firmaya yapılan fazla ödemenin tahsiline dair olduğunu, kesin hesabın yapılmış olmasının yükleniciye herhangi bir hak vermediğini, kesin hesabın yükleniciyi bağlayıcı nitelikte olup, idarenin böyle bir koşulla sınırlandırılmadığını, taraflar arasında aktedilen sözleşmenin 13.maddesi ve sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 38.maddesi uyarınca banka alacağının talep edildiğini, kazı artığı malzemelerin, 30.5 km kesin depoya taşınmadığının müvekkili banka müfettişliğince oluşturulan uzman ekipçe ve daha sonra bilirkişilerce de tespit edilmiş olup, kazı artığı malzemelerin konut alanı içerisinde dolguda kullanıldığının, daha fazlasının konut alanı etrafına döküldüğünün tespit edildiğini, müvekkili için kazı artığı malzemenin sözleşme ve şartnamelere göre kesin depoya dökülüp dökülmediğinin önemli olduğunu, Karamanköy kalıcı konutları teknik altyapı inşaatlarında faaliyet gösteren 8 ayrı firmadan biri olan davacı/ karşı davalı ....AŞ.'nin gerek sözleşme, gerekse borçlar kanunu hükümleri uyarınca özen ve sadakat borcunun gereği olarak, işin kapsamı içerisinde önemli bir maliyet kalemi teşkil eden kazı artı malzemenin taşıma mesafesine riayet etmek yükümlülüğü altında olduğunu, ödeme malzemenin fiilen bu mesafeye taşınması durumunda söz konusu olup, sözleşme hükümlerine göre bu imalata ödenecek bedelin olmazsa olmaz koşulunun malzemenin kesin depoya dökülmesi olduğunu, söz konusu bu malzemenin kesin depoya dökülmediğinin ihtilaf olmayacak şekilde açıkça tespit edildiğini, söz konusu teminat mektupları ile ilgili yapılan işlemlerin sözleşmeden kaynaklandığını, yüklenici tarafından müvekkili aleyhine Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/68 Esas sayılı dosyası ile açılan ve müvekkili tarafından yüklenici aleyhine Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/744 Esasında açılan davaların hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilerek Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/630 Esas sayılı dosyasında verilen 23.03.2016 tarih ve 2016/179 K sayılı karar ile “…1-asıl davada; davanın kısmen kabulü ile 636.239,41 tl için davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ayrıca 4 adet toplam bedeli 185.164,50tl olan teminat mektuplarının davacı tarafa iadesine, komisyon alacağına yönelik 1.899,15 tl’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine,….2- birleşen ankara asliye 1.ticaret mahkemesi’nin 2004/744 esas sayılı davada; davanın reddine,…’ karar verildiğini, söz konusu kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 03.10.2018 tarih ve 2018/3054 E- 2018/3557 K sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiğini, akabinde Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/706 Esasına kaydedilen dosyada verilen 25.12.2019 tarih ve 2019/1141 K sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 25.05.2021 tarih ve 2020/2191E- 2021/2177 K sayılı kararı ile onanmasına karar verildiğini, söz konusu kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 24.11.2021 tarih ve 2021/5531 E- 2021/1762 K sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin redddine karar verildiğini, akabinde müvekkili aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/20229 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, alacaklının teminat mektuplarının iade talebine yönelik örnek 2 nolu “taşınır teslimine veya taşınmaz tahliye veya teslimine ilişkin icra emri” hakkında tehir-i icra kararı alınabilmesi için icra emrinde belirtilen 4 adet teminat mektubunun aslının Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/20229 sayılı dosyasına ibraz edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2016 tarih ve 2016/9972 E- 2016/1485 K sayılı tehiri icra kararı alındığını, davacının aradan bunca zaman geçtikten sorra açmış olduğu işbu davanın haksız ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilince sözleşmede açıkça yer alan hükümler çerçevesinde tutulan teminat mektuplarının masraflarının müvekkiline yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zaten mahkeme kararından sonra mahkeme ilamı yerine getirilerek teminat mektuplarının icra dosyasına ibraz edildiğini, müvekkilinin sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun hareket ettiğini, yüklenici davacının sözleşme hükümlerine uymadığını, bu davayla ilgili tüm delillerinin, bekletici mesele yapılmasını talep ettikleri Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/706 Esas sayılı dosyası içinde olup, bahse konu dosyanın celbi ile incelenmesini gerektiğini, ayrıca, davacı yüklenici tarafından işin teminatı olarak sunulan teminat mektubunu iade etmemek konusunda sözleşmenin eki İller Bankası Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 18., 38., 39. ve 45.maddeleri gereğince haklı olan müvekkilinden işlemiş komisyon tutarlarının istenilmeyeceğini, bu konuda müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf nedenlerinin esastan reddi gerekmiştir. Dosyanın incelenmesinde, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı yüklenicinin edimini ifa ederek teslimin yapılması nedeniyle geçici ve kesin kabulün yapıldığı ancak sözleşme kapsamında davalıya verilen dava konusu ...'a ait 16.06.2000 tarihli teminat mektubunun 04.02.2002 tarihinde, ...'a ait 11.02.2001 tarihli 43.000,00 TL'lik, 14.02.2002 tarihli 9.000,00 TL'lik ve 15.03.2003 tarihli 6.230,00 TL'lik teminat mektuplarının davacıya iade edilmemesi nedeniyle davalı aleyhine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.12.2019 tarih ve 2019/706 Esas- 2019/1141 Karar sayılı dosyasında (bozmadan önce 2004/744 Esas) söz konusu teminat mektuplarının iadesine karar verildiği, kararın Yargıtay (kapatılan) 15.Hukuk Dairesi'nin 25.05.2021 tarih ve 2020/2191E- 2021/2177 K sayılı kararı ile onandığı, karar düzeltme talebinin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 24.11.2021 tarih ve 2021/5531 E- 2021/1762 K sayılı kararı ile reddedilerek mahkeme kararının iş bu davanın açılmasından sonra kesinleştiği ve dosya kapsamından teminat mektuplarının dava tarihi itibariyle davacıya iade edilmediği hususunun tarafların ve mahkemenin kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, dava dilekçesinde teminat mektuplarının haksız olarak iade edilmemesi nedeniyle ödenen faiz ve komisyon bedellerine ilişkin olarak 15.000 TL'nin tahsili talebinde bulunulmuş, 07.06.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle 15.000 TL'nin tahsili talebinde bulunulduğu ve bilirkişi raporu ile 57.349,15 TL komisyon bedelinin tespit edildiği, bu tespite göre taleplerini 42.349,15 TL arttırdıklarını, dava dilekçesinde işlemiş faiz tutarını belirtmemiş olsalar da 84.348,48 TL faiz alacağının tahsilinin de talep edildiğini belirtmiş olmakla, davadaki 15.000 TL taleplerinin teminat mektuplarına ödenen komisyon bedeline ilişkin olduğu, işlemiş faiz iddiasına dayalı dava tarihi itibariyle miktarı da belirtilerek usulüne uygun açılmış bir davanın bulunmadığı, dava dilekçesinde talep edilmeyen bir hususun ıslahla talebinin de mümkün olmadığından (08.05.2026 tarihli 2021/8 Esas sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı), bu nedenle davanın sözleşme kapsamında iadesi gerekip de süresinde iade edilmeyen teminat mektupları komisyon bedellerine hasren açıldığının kabulünün gerektiği, bu kapsamda yapılan incelemede de, yukarıda belirtildiği üzere taraflara arasındaki sözleşmeden kaynaklı açılan davalardaki yargılama aşamalarından davaya konu teminat mektuplarının dava tarihi itibariyle iade edilmemiş olduğu, bu nedenle dava tarihine kadar ödenen komisyon bedellerini davacının talep etme hakkı bulunduğu anlaşılmakla bu alacak kalemine ilişkin talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken , mahkemenin dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık zamanaşımı süresinde davacının teminat mektuplarının geç iadesi sebebiyle komisyon bedellerinin kabul edilebileceği, bakiye tutarların ise zamanaşımına uğradığı iddiasıyla yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığından davacının bu hususa ilişkin istinaf nedeninin kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulüne, mahkemece alınan ve denetime elverişli olduğu anlaşılan 15.03.2023 tarihli ek rapora göre 57.349,15 TL teminat mektupları yönünden ödenen komisyon bedellerine ilişkin alacak yönünden davanın kabulüne, işlemiş faiz yönünden usulüne uygun dava açılmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, 2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2024 tarih ve 2021/645 Esas- 2024/58 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın kabulüne, -57.349,15 TL'nin; 15.000,00 TL'sine 05.11.2021 dava tarihinden, bakiye 42.349,15 TL'sine 07.06.2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -İşlemiş faiz yönünden usulüne uygun dava açılmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.917,52 TL karar ve ilam harcından 256,17 TL peşin harç ile 2.170,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.426,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.491,35 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 256,17 TL peşin harç ile 2.170,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.426,17 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 160,00 TL tebligat ücreti, 2.750,00 TL bilirkişi ücreti, 7,50 TL posta gideri olmak üzere toplamı 2.976,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 11-İstinaf talep eden davacı tarafından yatılan 427,60 TL harcın talep halinde iadesine, 12-İstinaf talep eden davalı tarafından yatılan 427,60 TL harcın talep halinde iadesine, 13-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 40,00 TL tebligat gideri ile 180,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.389,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 14/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır