T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/34 KARAR NO: 2026/138 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:24/10/2025 NUMARASI:2023/723 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU:Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) DAVA TARİHİ :25/07/2023 KARAR TARİHİ:27/01/2026 KARAR TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/34 KARAR NO: 2026/138 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:24/10/2025 NUMARASI:2023/723 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU:Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) DAVA TARİHİ :25/07/2023 KARAR TARİHİ:27/01/2026 KARAR TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin , ... ... adlı bir kumaş alım satım bayisi olarak uzun yıllardan beri kumaş alım-satım işi ticareti yaptığını, sattığı kumaşların tek ve tedarikçi firmasının ise davalı ... A.Ş olduğunu, davacı şirketin toptan satın aldığı bu kumaşları İstanbul'daki ticari piyasaya sattığını, davalı şirketin, 2019 yılı başlarından itibaren taahhüt ettiği ve yıllardır tedarik ettiği kumaşı, istenilen miktarda vermemeye, ödemelerin tamamını peşin istemeye, kısacası yıllarca yerleşmiş ticari teamül ve ilişkilere riayet etmemeye başladığını, davacı müvekkili asilin şirketinin istediği kumaş miktarını vermek için davalının gayrimenkul teminatı istemeye başladığını, davacının ise kendi ticari piyasasının taleplerini karşilayabilmek için ve ayrıca davalı şirket ile uzun yıllara dayanan ticari güvene dayanarak, davalı tarafın talep ettiği İstanbul ili, Silivri ilçesi ... Mah. 377 Ada, 6 Parsel ile Tekirdağ İli -Marmara Ereglisi İlçesi ... Mah. 73 Ada 1 Nolu parsel sayılı taşınmazları davalı şirket üzerine, yaptığı ve yapacağı ticari alış verişin teminatı olarak ve bir bedel almadan bedelsiz olarak devir verdiğini, davalı şirketin bu taşinmazları hiçbir bedel ödemeden ve yapılacak ticari alım satıma teminat olarak devir aldıktan sonra, kötü niyetli olarak önceleri ticari ilişkide kısıntıya gittiğini ve sonrasında ise, kumaş tedarik işini tamamen kestiğini, bu durum karşısında davacı müvekkili şirketin doğal olarak bedel almadan ve teminat olarak davalı şirkete devir verdiğini bu taşınmazların tarafına iadesi talep etmiş ise de bu talebinin karşılık bulmadığını, davalı şirketin kötü niyetli ve sebepsiz zenginleşme sonucu doğuran bu eylemi karşısında zorunlu olarak dava açmak zorunda kaldığını, davacı müvekkili asilin sahibi olduğu şirketin, davalı şirket ile olan ticari ilişkisi sebebiyle ve bir bedel alınmadan teminat mahiyetinde tapuda devir edilen ve yukarıda tapu kayıtları bildirilen toplam iki adet yazlık taşınmazın, davalı şirket adına olan tapularının iptali ile davacı asil adına tescilini, bu mümkün görülmediği taktirde; yargılama aşamasında bilirkişi marifetiyle yapılacak keşif sonucu belirlenecek değerin ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; Dava konusu İstanbul İli, Silivri İlçesi, ... Mahallesi, 377 ada, 6 parsel sayılı taşınmaz ile Tekirdağ İli, Marmara Ereğlisi İlçesi, ... Mahallesi 73 ada, 1 nolu parsel sayılı (taşınmazları) davalı şirket üzerine yaptığı ve yapacağı ticari alış veriş teminatı olarak ve bir bedel almadan bedelsiz alarak bu iki taşınmazı (Yazlığı) davalı şirketin üzerine devir ettiğini iddia ile tapu kaydının iptalini, olmadığı takdirde rayiç bedellerini ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, davacının aynı konularla Bakırköy 1. Asliye Hukuku Mahkemesi'nden 2020/231 esas sayılı dosyası ile dava açtığını, davacının iyi niyetli olmadığını, Bakırköyde açılan dava nedeniyle yetki itirazından bulunduklarını, dava konusu taşınmazlar teminat olarak değil, müvekkili şirketin cari alacağına ve taşınmazlar üzerinde bulunanı ipoteklere dair borçların ödenmesine binaen devredilen taşınmazlar olduğunu, müvekkili şirketin, davacının sahibi ve yetkilisi olduğu ... ... AŞ.'nin borçlarının gittikçe büyümesi üzerine mal taleplerini yerine getiremez hale geldiğini, bu arada ... ... Şirketinin bankalarla kredi borçlarının gündeme geldiğini, bunun üzerine bizzat davacı gerek şirkete ve gerekse kendisine ait bir kısım taşınmazların devri suretiyle müvekkili şirketin banka borçlarını üslenmesi suretiyle ticari ilişkinin devamını talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin, davacının yetkilisi olduğu ... ... şirketinin gerek ...bank ve gerekse ...bank ... Şubesine olan borçlarını üstlendiğini, bunun üzerine davalının mülkiyeti kendisine ve şirkete ait ve üzerinde ipotek de bulunan bir kısım taşınmazları müvekkili şirkete cari hesaptan düşmek suretiyle devir işlemleri gerçekleştiğini, müvekkili şirketin, davacının da kefili olduğu ... firmasının bankalara olan borçlarını ödediğini ve halen de ödemeye devam ettiğini, bu hususlar dekontlar ile sabit olduğu gibi, ilgili bankalardan sorulması ile de sabit olduğunu, bu şekilde toplanacak deliller ile müvekkil şirketin davacırın yetkilisi olduğu şirketin ...bank ... Şubesine olan borçlarını ödediği; ...bank ... Şubesi borçlârını ise katılma suretiyle kefil olarak üstlendiğini ve halen bu borçları ödemeye devam ettiğini, davacının daha öncede kendisine ait birçok gayrimenkulu şirket ortağına verdiğini, bu nedenle davacının, davaya konu taşınmazların teminat olarak verildiğine dair soyut beyan ve iddialarına itibar edilmesinin kesinlikle mümkün olmadığını, müvekkili şirkel ile davacının yetkilisi ve sahibi olduğu şirket arasında uzun yıllara dayanan ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin şirket yetkililerinin fedakarlığı ile devam etmiş olan bu ticari ilişki kapsamında davacı ve yetkilisi olduğu şirketin müvekkil şirkete olan ve oldukça yüksek tutarı bulan borçlarını bile halen ödemediğini,davacının da, sahibi olduğu şirketin müvekkil şirkete olan bu borçlarının bir kısmını şahsen üstlenmiş olmasına rağmen ödemediğini, ödememek adına da bir yandan mahkememizde ikame ettiği işbu davayı, bir yandan Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/231 E. ve sahibi olduğu şirket tarafından da Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/342 E. sayılı dosyalarında davalar açtığını, Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/231 E. Sayılı dava dosyası ile birleştirme talep ettiğini, dava konusu taşınmazın bedelinin eksik olarak gösterildiğini ve harcın eksik yatırıldığını, dava konusu taşınmazın bedelinin 710.000,00-TL olduğunu ve bu bedel üzerinden harcın tamamlatılması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 24.10.2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:Mahkemece; "...davacı vekili tarafından sunulan tam ıslah dilekçesi'nin davalı şirket vekillerinden Av....'a 20/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, mahkememiz tarafından değerlendirilen ihtiyati tedbir istemine ilişkin ara kararın ise 26/04/2025 tarihinde Av....'a tebliğ edildiği anlaşılmakla; davalı şirket vekilleri Av.... ve Av....'ün mahkememizce verilen 18/04/2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına ilişkin itirazının süresinde sunulmadığından reddine, ..." gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazlara ilişkin ara kararın Av. ... isimli vekile yapıldığından bahisle reddine karar verilmesinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, tebligatın geçersiz olduğunu, davanın ilk açıldığından bu yana Avukat ... isimli vekilin ne bir dilekçe sunduğunu ne bir duruşmaya katıldığını ne de kendisine tebligat çıkartıldığını, tek vekaletnamede tek vekil Av. ... ve nezdinde sigortalı çalışan avukat olmakla, ismini dahi bilmedikleri hatta ve hatta müvekkilinin dahi hatırlamadığı bir vekile tebligat çıkartılmasının kabul edilemeyeceğini, bu nedenle ek kararın kaldırılarak istinaf itirazlarının kabulü ile haksız tedbirin kaldırılması gerektiğini beyan ederek İDM kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, teminat amaçlı inançlı işlemle davalıya devri yapılmış olan taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescili, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsili taleplerine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık mahkemenin 24.10.2025 tarihli itirazın süre yönünden reddine ilişkin ara karara yöneliktir.Bu kapsamda yapılan incelemede; mahkemenin ihtiyati tedbir tesisine ilişkin ara kararının davalı vekili Av....'a 26/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 7.10.2025 tarihli dilekçe ile tedbirin davayı takip etmeyen vekile tebligat yapıldığı gerekçesi ile ihtiyati tedbire itiraz ettiklerini bildirdiği aynı gerekçelerle istinaf itirazında bulundukları görülmüştür.Tebligat Kanunu'nun 11. Maddesinin birinci fıkrasında "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır." şeklinde düzenleme yer almaktadır.Somut olayda, davalı vekili olarak Av...'in 29.6.2020 tarihinde harç ve pul masraflarını işlemi kendisi gerçekleştirmek sureti ile vekaletnamesini sisteme sunduğu, görevsizlik kararı üzerine verilen istinaf karar evrakında da adı geçen vekilin karar başlığında yer aldığı, tam ıslah dilekçesinin de bu vekile tebliğ edildiği, istinafa konu ara kararın tebliği tarihi itibari ile adı geçenin iadesi yada çekilme veya azil beyanı bulunmadığı, bu haliyle tedbir ara kararının usulüne uygun olarak vekile tebliğ edildiği ancak istinaf başvurusu bakımından yasal sürenin geçmesine kadar dilekçe ve çekilme bulunmadığı, adı geçen vekilin 14.11.2025 tarihinde itiraz süresinden çok sonra çekilme niteliğinde dilekçe sunduğu dikkate alındığında mahkemece yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan ara kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesince tüm delillerin toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, kabul ve reddediliş sebeplerinin gerekçeleriyle açıklandığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine kesin üzere karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2023/723 Esas sayılı dosyasında verilen 24/10/2025 tarihli ara kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusu reddedildiğinden; alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, HMK'nın 353/a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede HMK'nın 391/3. maddesi gereği kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/01/2026