Hukuk Genel Kurulu 2015/2169 E. , 2019/197 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “işçilik alacağı ve tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Kahramanmaraş İş Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 22.11.2012 tarihli ve 2009/18 E.-2012/716 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davacı ve davalı Reel Mensucat San. Tic. Ltd. Şti. vekillerince istenilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 13.06.2013 tarihli ve …
**Hukuk Genel Kurulu 2015/2169 E. , 2019/197 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “işçilik alacağı ve tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Kahramanmaraş İş Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 22.11.2012 tarihli ve 2009/18 E.-2012/716 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davacı ve davalı Reel Mensucat San. Tic. Ltd. Şti. vekillerince istenilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 13.06.2013 tarihli ve 2013/10074 E.-2013/12521 K. sayılı kararı ile; "…Davacı, sigorta primine esas kazancının tespiti ile işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Hizmet tespiti davaları 506 sayılı Yasa'nın 6. ve 79/10. (5510 sayılı Yasa açısından ise 86/8.) maddelerinde düzenlemiş olup hizmet tespiti kararı ile sigortalının Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmaları ile bu dönemdeki sigorta primine esas kazancı belirlenmektedir. Bu nedenledir ki sigorta primine esas kazancın tespiti davaları genel anlamda hizmet tespiti davalarının bir türü olarak nitelendirilebilir. Sigortalılığa ilişkin “hizmet tespiti” davaları, Sosyal Güvenlik hakkına ilişkin olarak ortaya çıkan davalardır. Yasal dayanağını 506 sayılı Yasa'nın 6. ve 79/10. (5510 sayılı Yasa açısından ise 86/9.) maddelerinden almaktadır. Sözü edilen 6.maddede, çalıştırılanların, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. Anılan yasanın 79/10. maddesinde ise, sigortalıların, çalışmalarının tespiti ile ilgili dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu bakımdan, hizmet tespitine ilişkin davalar sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeni ile ilgili olup, kişi iradesi belirleyici etkiye sahip değildir. İçerisinde bulunduğu yasal statünün belirlediği durum doğrudan dikkate alınır. Bu nedenle hakim, kendiliğinden araştırma yapma yetkisine sahiptir. Bu yetki kapsamında, gerektiğinde tanık ve diğer deliller yoluyla doğrudan gerçeği bulma yükümü bulunmaktadır. İşçilik haklarına ilişkin davalar ise, 4857 sayılı yasadan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalar, kişi iradesine önemli rol verilip, taraf anlaşmalarına geçerlilik tanınan, alacak ve tazminat türünde olan davalardır. Taraflar bu tür haklarından her zaman vazgeçebilir. Bu nedenle hakim, kendiliğinden araştırma yapmaz. Tarafların bildirdiği deliller dışında delil toplanması da olanaklı değildir. Kaldı ki, Kurumun bu davalarda davalı sıfatı da bulunmamaktadır.