Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3964 E. , 2024/1110 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/3964 Karar No:2024/1110 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parse
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3964 E. , 2024/1110 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/3964 Karar No:2024/1110 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parselde bulunan, mülkiyeti davalı idareye ait taşınmazın 29/11/2021 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35/a maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle satışına ilişkin ihalenin ve söz konusu ihalenin dava dışı M.U.'nun üzerinde bırakılmasına dair ... tarih ve...sayılı ... Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce uyuşmazlığa konu ihalenin ilgili mevzuat uyarına usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, ancak ihaleye konu taşınmazın yeşil alan ve yol iken 1/1000 ölçekli imar plan revizyonu ve parselasyon planı ile arsa niteliği kazandırılarak Belediye adına ihdas edilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davada Mahkemelerinin E:...sayılı kararı ile anılan işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden ortada satışa konu Belediye adına tescil edilen bir taşınmazın varlığından söz edilemeceği ve davalı idarenin bahsi geçen karar gerekçelerine uygun olarak yeniden işlem tesis etmesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, davacının ihaleye katılmadığı, davanın ehliyet yönünden reddedilmesi gerektiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın satışına Belediye Meclisi tarafından karar verildiği, ihale sürecinin usulüne uygun yürütüldüğü, satışa çıkarılan söz konusu parselin davacıya ait parsel ile yol veya cephe olarak bir hisse durumunun bulunmadığı, imar planı değişikliğine ilişkin davanın işbu ihaleden sonra açıldığı, ihalenin hükme esas alınan Mahkeme kararından önce yapıldığı ve satışın gerçekleştiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 05/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu ihale bakımından ihtilaf, imar planlarına ilişkin mahkemelerce verilen yürütmeyi durdurma veya iptal kararlarının ilgili taşınmazın satış ihalesinin iptalini gerektirip gerektirmeyeceği hususundan kaynaklanmaktadır. Mülkiyet hakkı, hak sahibine eşya üzerinde hâkimiyet sağlayan ve herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir haktır. Mülkiyet hakkı malike mülkü üzerinde kullanma, yararlanma, tüketme, ayırma, birleştirme, işleme hakkını verir. Anayasa’nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35. maddesi, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmünü içermekte olup, Anayasa’nın 35. ve 13. maddeleri uyarınca, mülkiyet hakkına getirilecek sınırlamaların kanunla düzenlenmesi gerekmektedir. Taşınmaz satış ihalesi mülkiyet hakkı kapsamında olduğundan, imar planlarına ilişkin verilen yürütmeyi durdurma veya iptal kararları, açık bir kanunî düzenleme olmadıkça taşınmazın satış ihalesinin iptalini gerektirmez. Kaldı ki, taşınmazın satış ihalesinin iptalini gerektiren açık bir kanuni düzenleme de bulunmamaktadır. İmar planları, taşınmaz satış işleminden bağımsız olarak sadece taşınmazın kullanım esaslarına ilişkin temel ilkeleri içermekte olup, imar planları ile taşınmazların genel kullanış biçimleri, bunların yoğunluk ve düzeni, kamu yararına en uygun kullanım şekli belirlenmektedir. Bu bağlamda, imar planında meydana gelen bir değişiklik veya imar planının yargı kararıyla iptal edilmesi taşınmazın sadece kullanım fonksiyonunu etkilemekte, mülkiyet devrini engelleyen bir etkisi bulunmamaktadır. İmar planlarındaki değişiklik taşınmazın satışına engel oluşturmayacağı gibi ihale sonucu taşınmaz satış ihalesi üzerinde kalan istekli tarafından taşınmaz üzerinde gerçekleştirilecek tasarrufların da imar planına uygun olması gerektiğinden ilgili kurum ve kuruluşların izin ve onayına tâbi olacağı da kuşkusuzdur. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığa konu taşınmazın 2886 sayılı Kanun uyarınca satışı amacıyla gerçekleştirilen ihalede hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.