T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2207 - 2025/2404 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2207 KARAR NO : 2025/2404 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2023 NUMARASI : 2022/188 E. - 2023/309 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2207 - 2025/2404 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2207 KARAR NO : 2025/2404 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2023 NUMARASI : 2022/188 E. - 2023/309 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/07/2023 tarih ve 2022/188 Esas - 2023/309 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarını oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markaları ile karıştırılabileceğini, müvekkilinin markaları tanınmış olup, dava konusu başvurunun bu tanınmışlıktan haksız yere faydalanacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, ayrıca dava konusu başvuru Kırgızistan'da yer alan bir şehir ismi olup mutlak ret nedenleri kapsamında da tescil edilmeyeceğini ileri sürerek, 2022-M-3399 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığı gibi dava konusu başvurunun mutlak ret nedenleri kapsamında da tescili engeli bulunmadığını, müvekkilinin aynı ibareli 2013/70821 sayılı tescilli markasının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvurunun SMK'nın 5/1.a ve b anlamında soyut ve somut ayırt ediciliği ve marka olarak algılanabilme niteliğini haiz bulunduğu gibi SMK 5/1.c anlamında tanımlayıcı da olmadığı, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında da biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markalar arasında iltibas koşullarının oluşmadığı, davacının SMK'nın 6/3 maddesine dayal ve kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarının asli unsuru ve aynı zamanda şirket ortaklarının soy isim olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, SMK'nın 6/3 ve 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğunu, diğer taraftan dava konusu başvuruyu oluşturan ibarenin Kırgızistan'da yer alan bir şehir ismi olduğundan mutlak ret nedenleri kapsamında da tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesin istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, bir bütün olarak dava konusu “şekil+...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olmadığı, bu ibarenin öne çıkarılmadığı, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresi ile davacının mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibarelerinin anlamsal olarak da farklı bulunduğu, marka işaretleri benzer olmadığından SMK'nın 6/5 maddesi koşulları oluşmadığı gibi davacının dava konusu ibare üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında üstün hak sahibi olduğunun da ispatlanamadığı, diğer taraftan dava konusu başvurunun SMK'nın 5/1-a-b ve c maddeler anlamında da tescili engeli bulunmadığı zira mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere “...” ibaresi Kırgızistan'da, Çu Nehri vadisinde Bişkek ile Issık Gölü arasında tarihi bir şehrin ismi olsa da "..." şehrinin yaygın olarak tanındığının yan, maruf bir yer adı olduğunun veya uyuşmazlığa konu mal veya hizmetlerin "..." şehri ile özdeşleştiğinin/tanındığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 12/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.