2. Ceza Dairesi 2023/8839 E. , 2025/4026 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/616 E., 2022/648 K. SUÇ : Dikili ağaç, ... veya bağ çubuğuna zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar t…
**2. Ceza Dairesi 2023/8839 E. , 2025/4026 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/616 E., 2022/648 K. SUÇ : Dikili ağaç, ... veya bağ çubuğuna zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine ve anlatımlara göre; 1. Katılana ait arazide yer alan ancak belediye tarafından yapılmış olan istinat duvarında topraktan bağımsız olarak yetişen kızılağaç diye tabir edilen ağacın yola sarkan dallarının sanık tarafından budanır şekilde kesildiği olayda; dosya içerisinde yer alan 06.03.2015 tarihli keşif zaptında, dava konusu edilen kızılağacın halen yerinde olduğu, köklerinin yolun altındaki istinat duvarında bulunduğu duvar dışında başka bir zeminde bağlantısının bulunmadığı, yola sarkan dallarında kırıkların bulunduğunun tespit edildiği, sanığın, söz konusu ağaçtan yola sarkan bir kaç dal ve yaprağı sinek yaptığı ve gerek evinin gerekse yola park ettikleri araçlarına konmak suretiyle sürekli kirlenmesine sebebiyet verdiği için kestiğini, suç işleme kastının bulunmadığını ifade ettiği, dosyaya yazılı beyanda bulunan mahalle muhtarının, söz konusu ağacın kendiliğinden istinat duvarında yetişen bir ağaç olduğunu ifade ettiği anlaşılmakla; suç işleme kastı ile hareket ettiğine dair yeterli ve kesin delil bulunmayan sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre de; a) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada altmışbeş yaşını doldurmuş olan ve adli sicil kaydına göre suç tarihi itibari ile engel hükümlülüğü bulunmayan sanığın mahkûm edildiği kısa süreli hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/1. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b) Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanığın neticeten 6000 TL. Adlî para cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesi gereğine uyulmadan yazılı şekilde sanığın 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi, c) Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 152/1-c maddesi ile uygulama yapılırken, anılan Kanun maddesinde seçenek ceza öngörülmediği hâlde "maddede yazılı seçimlik cezalardan Adlî Para Cezası tercih edilerek, sanığın takdiren 1 yıl Hapis Cezası ile cezalandırılmasına" şeklinde yazılmak suretiyle, ilgili fıkrada yer almayan ve çelişkiye sebebiyet verecek biçimde hüküm kurulması, d) Önceki hükmün sanık tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.