2. Ceza Dairesi 2026/361 E. , 2026/1282 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2182 E., 2025/2172 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve…
2. Ceza Dairesi 2026/361 E. , 2026/1282 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2182 E., 2025/2172 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2022 tarihli ve 2020/365 Esas, 2022/498 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.12.2023 tarihli ve 2022/3382 Esas, 2023/3267 Karar sayılı kararı ile “...Suç tarihinde otobüs yolculuğu yapan müştekinin otobüsünün dinlenme tesisinde mola vermesi üzerine saat 14.00 sıralarında tesiste yemek yediği, çantasını yanındaki boş sandalyeye koyduğu, bu esnada masaya siyah başörtülü bir kadının geldiği ve sorular sorduğu, kadın gittikten sonra içinde pasaportlar, kimlik kartları, cüzdan, kredi kartı, market kartları, 100 dolar ve cep telefonunun bulunduğu çantasının çalındığını fark ederek şikayetçi olduğu, aynı gün saat 21.00 sıralarında ... ilçesinde bir aracın sağ aynasına bir çantanın takılı olarak bırakıldığının ihbar edilmesi üzerine aracın yanına giden kolluk kuvvetlerinin müştekinin çantası olduğunu tespit ettikleri, çanta içinde telefon ve 100 dolar para dışındaki eşyaların bulunduğu, kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde iki eşarplı kadının araçla gelerek kadınlardan birinin çantayı aracın aynasına taktığının, diğerinin ise çöp kutusuna birşeyler attığının anlaşıldığı, geldikleri aracın trafikte sanık adına kayıtlı 34... plaka sayılı araç olduğunun tespit edildiği olayda; Müşteki beyanında; tesiste yanına gelen siyah eşarplı kadından şüphelendiğini, bu kadının iki kadınla birlikte olduğunu, hemen arkasındaki masada oturduklarını belirttiği, sanığın soruşturma sırasında alınan savunmasında; aracını mahalleden komşusu olan ancak açık kimlik ve adresini bilmediği Ramazan isimli kişiye kiraladığını belirttiği, mahkemede ise aracı eşinin dönem dönem kiraya verdiğini belirttiği anlaşılmakla; sanığın teşhise elverişli fotoğrafları temin edilerek müştekiden tesislerde gördüğü ve kendisine sorular soran siyah eşarplı kadın olup olmadığı sorularak, dosyada mevcut CD'nin bilirkişi incelemesi yaptırılarak görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığına dair rapor aldırılarak, sanığın eşinin mahkemeye çağrılarak suç tarihinde sanığa ait aracı başkasına kiraya verip vermediğinin sorularak ve müştekiye ait cep telefonunun ... numarası tespit edilip HTS kayıtları getirtilerek suç tarihi ve sonrasında kullanım olup olmadığı, varsa olaydan sonra ilk kullanandan hareketle telefonu kimden ne zaman, ne şekilde aldığı, sanık ile bağlantısı olup olmadığı, yine sanığın kullandığı GSM hattından hareketle de baz istasyon bilgilerini gösterir şekilde HTS kayıtları istenip suç tarihinde olay mahallinde bulunup bulunmadığı tespitlendikten sonra tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,...” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.12.2023 tarihli ve 2022/3382 Esas, 2023/3267 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2025 tarihli ve 2024/539 Esas, 2025/163 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.