7. Hukuk Dairesi 2013/10428 E. , 2013/17629 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü :Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar-karşı davacılar ... ve ... ... Koll.Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, işyerinde 05/09/2006 tarihinden 04/08/2010 tarihine kadar asgari ücretle tüp dağıtım elemanı olarak 07.30-21.00 saatleri aras…
**7. Hukuk Dairesi 2013/10428 E. , 2013/17629 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü :Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar-karşı davacılar ... ve ... ... Koll.Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, işyerinde 05/09/2006 tarihinden 04/08/2010 tarihine kadar asgari ücretle tüp dağıtım elemanı olarak 07.30-21.00 saatleri arası çalıştığını, hiçbir sebep olmaksızın ve son ücret alacakları da verilmeksizin işten çıkarıldığını bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin ve ulusal bayram ve genel tatil ve ücret alacağının ödetilmesini istemiştir. Ücret alacağı talebinden, daha sonra ödenmesi nedeniyle vazgeçmiştir. Davalı, feshin davacı tarafından yapıldığını, davacının şirket yetkilisinin dava dışı işçi Ünal’a borç verdiğini görmesi üzerine, 1.000,00 TL avans istediğini, yetkilinin müsait olmadığını söylemesi üzerine davacının “Ünal’a veriyorsun ama” diyerek çalışmayacağını belirttiğini ve işyerini terk ettiğini, iddia edilen fazla çalışmanın olmadığını, fazla çalışan dönemlerin de ödendiğini, ayrıca karşılık olarak 1.345,00 TL ihbar tazminatı davası açtığını savunarak, davacının davasının reddini, karşılık davanın kabulünü istemiştir. Mahkemece, davacının iş akdini işyerini terk ederek feshettiği anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığı gerekçesiyle bu alacak taleplerinin reddine, yine dinlenen tanık beyanlarına göre davacının çalışma dönemi net olarak belli olduğundan yapılan hesaplamalar sonunda 13.013,76 TL fazla çalışma ücreti alacağı bulunduğu gerekçesiyle fazla mesai, yıllık izin ve ulusal bayram ve genel tatil alacağı talebinin kabulüne, ücret alacağından vazgeçildiğinden reddine, karşı davanın kabulü ile 1.345,00 TL ihbar tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacılara verilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297.nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının; a) Hükmü veren mahkeme ile hakim veya hakimlerin ve zabıt katibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkemece çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini, b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini, c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, d) Hükmün verildiği tarih ve hakim veya hakimlerin ve zabıt katibinin imzalarını, e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanına hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.( Hukuk Genel Kurulu-2007/14-778 E, 2007/611 K sayılı kararı) Dosyada, davacının davasını, ... ve ... ... Koll. Şti. aleyhine açtığı, ... tarafından şirket müdürü sıfatıyla şirket adına verilen vekaletnameye dayanılarak sadece şirketin vekil ile temsil edildiği, ilk dava dilekçesi tebliğinin ... adına çıkartıldığı, davalı şirket adına yapılmış bir tebligatın olmadığı, davalı ...’in kendi adına asaleten vekalet vermediği halde şirket vekilinin yetkisiz olmasına rağmen tüm dilekçelerde davacı ... vekili imiş gibi işlem yaptığı, karşı davanın da, davalılar ... ... Koll.Şti ve ... tarafından açıldığı görülmektedir. Ayrıca davacı davasını sadece davalı ... yönünden ıslah etmiş olup davalı şirket hakkında usulüne uygun olarak yapılmış ıslah da bulunmamaktadır. Mahkemece kabul edilen alacakların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Somut olayda, davanın taraflarının kimler olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacının, davalı ...’e ait işyerinde çalışıp çalışmadığı, bu kişinin davalı olarak gösterilmesini haklı kılacak bir ilişkinin olup olmadığı ayrıca kararı davalı şirketin de temyiz ettiği gözetildiğinde işveren davalı şirket olduğu halde davalı-karşı davacı ...'in davacı işçiden ihbar tazminatı talep edip edemeyeceği anlaşılamamaktadır. Ayrıca davalı şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması, davalı ... ... in kendisini vekille temsil ettirmemesine rağmen yetkisiz vekil huzuru ile davanın görülmesi ve davalı şirket hakkında yapılmış usulüne uygun bir ıslah olmamasına rağmen şirketin ıslah edilen miktardan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece, davacının davalı ... yanında çalışmasının olup olmadığının açıklığa kavuşturularak davalının sorumluluğunun belirlenmesi ve yukarıda sayılan usuli eksiklikler giderilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir. Kabule görede; Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde işçinin çalışmadığı mazeretli, raporlu olduğu süreler olabileceği gözetilerek hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği Dairemizin kararlarıyla istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Somut olayda, davacının fazla çalışma alacağına ilişkin hesaplama, tanık beyanlarına dayalı olarak uzunca bir süre için yapılmasına rağmen, hakkaniyet indirimi yapılmamış olması hatalı olmuştur. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde, davalılara iadesine 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.