15. Ceza Dairesi 2014/17886 E. , 2014/17172 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıklar hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davr…
**15. Ceza Dairesi 2014/17886 E. , 2014/17172 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıklar hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanıkların kardeş oldukları ve dolandırıcılık yapma hususunda daha önceden aralarında anlaştıkları, bu çerçevede sanık ...'nin internet ortamında müşteki Selma ile tanışarak arkadaş olduğu, akabinde telefon ile görüştüğü müşteki Selma'ya, kendisinin doktor olduğunu kardeşi olan diğer sanık ...'un da müşavir olarak görev yaptığını söylediği, daha sonra sanıkların müşteki ... vasıtasıyla tanıştıkları katılan ... Yaşin'den oğlunu işe aldırabileceklerini beyan ederek 4000 TL, katılan ...'den işe sokacaklarını söyleyerek 5000 TL, katılan ...'tan iş bulacaklarını söyleyerek 4000 TL, katılan ...'dan işe aldıracaklarını belirterek 4000 TL, katılan ...'dan ameliyat edeceklerini söyleyerek 1000 Amerikan Doları, katılanlar ... ve ...'dan işe sokacaklarını söyleyerek toplam 8000 TL, katılan ...'tan işe aldıracaklarını söyleyerek 4500 TL ve katılan ...'ten işe sokacakları vaadiyle 4000 TL aldıkları, ancak sanıkların katılanları herhangi bir işe aldırmadıkları gibi almış oldukları paraları da iade etmedikleri, bu şekilde sanıkların hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;