11. Hukuk Dairesi 2011/1060 E. , 2012/7684 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/10/2010 tarih ve 2009/157-2010/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, la…
**11. Hukuk Dairesi 2011/1060 E. , 2012/7684 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/10/2010 tarih ve 2009/157-2010/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, dava dışı şirketle yaptığı lisans sözleşmesi kapsamında "LOFÇALI" ibareli markayı temizlik maddelerinde kullandığını, davalının, müvekkiline gönderdiği 21.04.2009 tarihli ihtarnamede "ANKARA SODAMATİK" ibareli markanın kendilerine ait olduğu ve "LOFÇALI SODAMATİK" markasının kendi markalarına tecavüz oluşturduğunu, haksız kazanca sebep olduğunu ifade ederek bu kullanımın durdurulmasını talep ettiğini, oysa davalı markasında bulunan "SODAMATİK" ibaresinin bir temizlik maddesi olan SODA'nın otomatik makinelerde kullanılan cinsini ifade ettiğini, 556 sayılı KHK'nın 7. ve 5. maddesi anlamında ayırt edici özelliği bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin "LOFÇALI SODAMATİK" ibaresini kullanımının davalının markasına tecavüz oluşturmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı istemlerinin dava konusu olamayacağını, davanın eda davası olması gerektiğini, davacının lisansının münhasır lisans olmadığını, müvekkilinin 1989 yılından beri çamaşır sodası ürettiğini, daha sonra piyasaya arzettiği "ANKARA SODAMATİK" markasının tanıtımı için yoğun emek ve para harcadığını, davacının müvekkilinin paketlerine benzer şekilde paketler hazırlayarak piyasaya girdiğini ve haksız yarar sağladığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait "ANKARA" markasının kullanılacağı mal olan "çamaşır makineleri için soda" ibaresi ile birlikte tescil edildiği taraf ürünlerinde kullanılan "SODAMATİK" ibaresinin çamaşır makinelerinde kullanılan "SODA" ürünü olduğu, 03. sınıftaki soda emtiası için ayırt edici özelliği bulunmadığı, ayırt edici özelliği bulunmayan bu ibarenin sektörde diğer üreticiler tarafından kullanılmasının marka sahibinin marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.