11. Hukuk Dairesi 2012/7060 E. , 2012/9923 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/01/2010 gün ve 2009/59-2010/8 sayılı kararı onayan Daire’nin 28/02/2012 gün ve 2010/10566-2012/2840 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen …
**11. Hukuk Dairesi 2012/7060 E. , 2012/9923 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/01/2010 gün ve 2009/59-2010/8 sayılı kararı onayan Daire’nin 28/02/2012 gün ve 2010/10566-2012/2840 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin “KARAM”, “TATLI KARAM”, “ÇATAL KARAM” ve “GÜZEL ANLAR TATLI KARAM” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile iltibas yaratan “CARAMBİTA” ibareli markanın tescili için diğer davalı kuruma başvuru yaptığını, söz konusu başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak reddedildiğini, ancak bu kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nun 07.01.2009 tarih, 2008-M-6685 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, müvekkili kurum tarafından alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin başvurusuna konu ibare ile davacıya ait markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, “KARAM” esas unsurlu davacı markaları ile “CARAMBİTA” esas unsurlu başvuru konusu işaretin farklı olduklarının ortalama alıcılar tarafından ilk bakışta ve hemen algılanabileceği, zira “KARAM” ibaresinin günlük yaşamda sıkça kullanıldığı, başvuru konusu ibarenin ise günlük yaşamda kullanılmayan bir sözcük olduğu, yetişkin konumunda olanların başvuru konusu ibarenin ilk harfini “K” biçiminde okusalar bile tescilli markalar ile davalı başvurusunu ayırabilecekleri, küçüklerin ise ilk harfi “K” harfi olarak algılamalarının mümkün bulunmadığı, dolayısıyla karıştırma ihtimalinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 28.02.2012 günlü ilamıyla onanmıştır. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.