11. Hukuk Dairesi 2011/736 E. , 2012/7691 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/05/2009 tarih ve 2008/369-2009/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2011/736 E. , 2012/7691 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/05/2009 tarih ve 2008/369-2009/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %25 hisse oranıyla ortak olduğunu, şirket sermayesinin 1.250.000,00 TL olup bu sermayenin 25.000 adet hisseye ayrıldığını, davalı şirketin 07.03.2007 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan 2 nolu karar ile 2004, 2005 ve 2006 yıllarına ilişkin safi karın pay sahiplerine dağıtılmayarak fevkalade yedek akçe olarak ayrılmasına karar verildiğini, müvekkilinin sermaye borcunun bu şekilde karşılanmış olup sermaye borcunun kalmadığını, TTK'nun 406, 407 ve 408. maddelerinde belirtilen usule uygun olarak temerrüde düşürülmediği halde aynı genel kurulda sermaye borcunun ödenmediğinden bahisle ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, karara muhalefet edildiğini, davalının A.Ş. olup Ltd. Şti. hakkında düzenlenen TTK'nun 529 ve 530. maddelerine uygun ihtarname gönderildiğini, ihraç kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek 07.03.2007 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan 2 nolu kararın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, genel kurul kararı ile arttırılan sermaye borcunun toplam 30 günlük süreye rağmen ödenmediğini, davacının sermayenin ödenmesi hususunda temerrüde düşmüş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, TTK'nun 407. maddesinde sadece sermaye koyma borcunu belli bir prosedür içerisinde ve süresinde yerine getirmeyen paydaşın sahip olduğu hisse senetlerinin iptaline imkan tanınmış olduğu, davalı A.Ş.'nin anasözleşmesinde ve tadil tasarısında yaptırıma dair özel bir düzenleme bulunmadığı, sermaye taahhütlerinin istenmesi ve buna bağlı olarak gündeme gelen pay sahiplerinin ıskatı usul ve şartlarının TTK'nun 406-408. maddelerinde emredici kurallarla düzenlendiği, TTK'nun 407. maddesi gereği sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen pay sahibinin ihtara lüzum olmaksızın temerrüt faizi ödemekle yükümlü oldugu ve ayrıca yönetim kurulu temerrüt faizinden başka ortağı iştirak taahhüdünden ve yaptığı kısmi ödemeler nedeniyle doğan haklarından mahrum etmeye ve yerine başka ortak almaya ve kendisine verilmiş hisse senedi varsa bunları iptal etmeye yetkili ise de, bu yetkisini kullanabilmesi için TTK'nun 408/1. maddesinde yazılı olduğu