6. Ceza Dairesi 2006/16854 E. , 2010/2370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık hakkında, Ş. Urfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 1386/545 sayılı kararıyla 6136 sayılı Yasaya aykırılıktan verilen cezanın 29.08.2000 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak
**6. Ceza Dairesi 2006/16854 E. , 2010/2370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık hakkında, Ş. Urfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 1386/545 sayılı kararıyla 6136 sayılı Yasaya aykırılıktan verilen cezanın 29.08.2000 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın geçici madde: 1/1.fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Gerekçeli kararın mahkeme mührü ile mühürlenmemesi suretiyle 5271 sayılı CMY’nın 232/7. maddesine aykırı davranılması, 2-5237 sayılı TCY’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı” nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek yazılı biçimde uygulama yapılması, 3-5237 sayılı Yasanın 142/1-b. maddesinin uygulanması sırasında alt sınırdan ceza tayin edildiği yazılmasına karşın temel cezanın 3 yıl olarak saptanması, 4- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 522 maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1b. ve 116/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddeleri ışığında; 765 sayılı TCY’nın, sanık yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu, 5-Kabule göre de; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanması sırasında, aynı maddenin 3. fıkrasının göz ardı edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.