İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı 01/12/1998 tarihinde ... A.Ş.'de işe başladığını, bu tarihten itibaren aynı yerde aynı yöneticilerle aynı görevi yürüttüğünü, davalı şirketle iş ilişkisi sonlan…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1632 KARAR NO : 2025/2068 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2025 NUMARASI : 2024/776 Esas - 2025/113 Karar DAVA: Şirketin İhyası İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı 01/12/1998 tarihinde ... A.Ş.'de işe başladığını, bu tarihten itibaren aynı yerde aynı yöneticilerle aynı görevi yürüttüğünü, davalı şirketle iş ilişkisi sonlanana kadar başka bir yerde çalışmadığını, davalının çalıştığı dönemde davalı bünyesinde çalışan iş arkadaşları da mahkeme önündeki beyanlarıyla bu durumu tasdik ettiğini, 01/05/2001 tarihinde ise sigorta kaydı ... ... Anonim Şirketi'ne geçirildiğini, hiç bir şekilde çalıştığı yer, görev ve yöneticileri değişmemesine rağmen bu değişikliğin neden olduğu sorulduğunda şirketin isim değişikliği yaptığı bilgisini aldığını, davalı 01/12/1998 tarihinde ... A.Ş.'de işe başlamış olsa da sigorta girişi 08/12/1999 tarihinde yapılmış, davalı bu durumu EYT hakkını kullanmak istediği zaman fark ettiğini, ... ... Anonim Şirketi'ni hasım göstererek İstanbul 20. İş Mahkemesi nezdinde 2023/58 Esas sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını, erişim sağlanabilen Ticaret Sicil kayıtlarında ... A.Ş. bulunmadığını, yapılan yargılama sırasında ... A.Ş.'nin unvan değişikliğine gitmediği 06.09.2004 tarihinde tasfiyesinin sona ererek sicil kaydını terkin ettiğini, İstanbul 20.İş Mahkemesi nezdinde 2023/58 Esas sayılı dosyada taraf teşkilinin sağlanabilmesi açısından davayı açmak üzere süre verildiğini, şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinme (terkin) ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için de, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmasının gerektiğini, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmadığını, tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksız olduğunu, TTK 547 maddesi'nin 1.fıkrasında “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." denilmek suretiyle alacaklıların şirketin ihyasını talep edebileceğini düzenlendiğini, davalı şirketin ihyasını istemede açıkça menfaati bulunduğunu, bu menfaati sağlamak açısından da ek tasfiye dışında bir yol bulunmadığını, İstanbul 20. İş Mahkemesi 2023/58 Esas sayılı dosyadaki ara karar uyarınca şirketin ihyasını talep etmek davalı açısından hukuki bir zorunluluk halini aldığını, ... A.Ş'nin sicilden terkin edilmeden önceki merkez adresi Kuruçeşme ... Sokak ... Beşiktaş/İstanbul olduğunu, ek tasfiye için şirketin yeniden tescilini istemeye yönelik dava, TTK 547.maddesi uyarınca şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak olduğunu, görevli mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulaması ile, husumetin şirketin haksız bir şekilde sicilden terkinini gerçekleştiren tasfiye memurlarına ... sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği yönünde olduğunu, tasfiye memuru ve tasfiyesi istenen şirket yönetim kurulu üyesi ...'a ait TCKN bilgisi elimizde bulunmadığını, yayınlanan ticaret sicil gazetelerinin bir kısmında TCKN bilgisi yer almazken bir kısmında da KVKK gereği karartma uygulaması bulunduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından iletilen evraklar arasında davalı ...'a ait TCKN dışındaki nüfus bilgileri yer aldığını, davalı ...; Türk Tabipler Birliği'nden verilmiş 08.03.1990 tarih ve ...-... kart nolu tıp doktoru kimlik kartı'na göre Tokat, Merkez, ...,... hane cilt sayfada nüfusa kayıtlı, ...oğlu ve ... Tokat doğumlu olduğunu, davalı ...'un mernis adresine tebligat yapılabilmesi için öncelikli olarak mevcut bilgiler ışığında TCKN ve ikamet adresinin tespitini talep ettiklerini, şirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmediğini, hükmün bu sebeple bozulması gerektiğini, ...nün sicilinde kayıtlı ... A.Ş. ünvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ..., davaya konu olayın cereyan ettiği dönemde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 34.madde ... Sicil Tüzüğü 28.madde hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü, Ticaret Sicili'ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasa ve tüzüğün kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağlar; yargı merci gibi hareket edemediğini, bu husus; "..Sicil memuru tescil için aranılan kanuni şartların mevcut olup olmadığını tetkikle mükelleftir.Hükmi şahısların tescilinde, bilhassa şirket mukavelesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve kanunun mecburi kıldığı esasları ihtiva edip etmediği araştırılıTescil edilecek hususların hakikate uygun olması, üçüncü şahıslarda yanlış bir fikir yaratacak mahiyette bulunmaması ve âmme intizamına aykırı olmaması da şarttır." denilmek suretiyle; TTK. 34.maddede ifade olunduğunu, Sicil Müdürlüğü (Memurluğu), yasal şartlar oluşmuşsa, yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK madde 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, TTK madde 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK madde 536'da düzenlenen şartları haiz olmasının gerektiğini, mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması şart olduğunu, davalı davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde: Davalı tarafından tasfiyeye ilişkin gereklilikler yasaya ve hukuka uygun şekilde yerine getirildiğini, şirketin ihyasını gerektiren bir durum bulunmadığını, tasfiye işlemleri mevzuata uygun şekilde tamamlanmış olduğunu, şirketin tüzel kişiliğininde sona erdiğini, Şirketler Hukukunda ek tasfiyeye ilişkin düzenlemeler, anonim şirketlere ilişkin hükümler arasında Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde düzenlendiğini, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebildiklerini, Mahkeme de istemin yerinde olduğuna ve davacı tarafın hukuki yararının olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirdiğini, ek tasfiye, tasfiyenin tamamlanmasının ardından ticaret sicilinden silinen şirketin, hukuki yarar bulunması halinde, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasını zorunlu kılan nedenlere bağlı olarak yeniden ticaret siciline tescil edilmesine yönelik istisnai ve geçici bir tedbir olduğunu, ek tasfiyenin geçici bir tedbir olması sebebiyle yeni bir hukuki durum meydana getirerek yapılmayan işlemlerin yapılması amaçlandığını, İstanbul 20.İş Mahkemesi'nin 2023/58 esas sayılı dosyasında iddia edildiği üzere davacının sigorta girşinin geç yapılarak hak kaybına uğratıldığı iddiası gerçek olmayıp davacının hukuki bir yararının veya menfaatinin olduğundan bahsedilemeyeceğini, .... Anonim Şirketi'nin tasfiyesi sırasında yapılmayan işlemlerin tamamlanmasından bahsedilmesi de mümkün olmadığını, .... Anonim Şirketi'nin terkini gerçekleştirilmeden önce tüm işçilik alacakları ödendiğini, davacı ...'ın .... Anonim Şirketi nezdinde hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, davalı tarafından tasfiyeye ilişkin gereklilikler yasaya ve hukuka uygun şekilde yerine getirildiğini, İstanbul 20. İş Mahkemesi'nin 2023/58 Esas sayılı dosyasıyla açılan hizmet tespiti davasında .... Anonim Şirketi'nin taraf sıfatının bulunması mümkün olmadığını, davanın davalı ... yönünden kabulünün mümkün olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın itirazları dikkate alınarak reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Davanın, hukuki niteliği itibari ile; sicilden tasfiye sonrası terkin edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... A.ş.'nin, İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2023/58 Esas sayılı dosyasında taraf teşkili ve dosya ile ilgili işlemlerin yürütülmesi için ihya davası olduğu görüldü. İhya davalarında husumet eğer şirket tasfiye olmuş ise tasfiye memuruna ve sicile karşı, resen terkin olmuş ise sadece sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğinden ve davacı tarafça tasfiye sonrası terkin edilen şirketin ihyası istenilip, davanın sicil müdürlüğüne ve tasfiye memuruna karşı açılmış olduğu, buna göre de husumetin doğru yöneltildiğine kanaat getirilmiştir. İhya davasının dinlenebilmesi için yasa koyucunun aradığı şart olan hukuki menfaatinin bulunması şartının dosyamız davacısı yönünden gerçekleşmiş olduğu, zira davacı tarafça istenilen hususlarda davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmış ve talep olunan hususlarda işlemlerin yapılmasını sağlamak için şirketin ihyasına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından tasfiyeye ilişkin gereklilikler yasaya ve hukuka uygun şekilde yerine getirildiğini, şirketin ihyasını gerektiren bir durum bulunmadığını. tasfiye işlemlerinin mevzuata uygun şekilde tamamlanmış olduğundan şirketin tüzel kişiliğinin de sona erdiğini, ek tasfiyenin geçici bir tedbir olması sebebiyle yeni bir hukuki durum meydana getirerek yapılmayan işlemlerin yapılmasının amaçlandığını, davacının sigorta girişinin geç yapılarak hak kaybına uğratıldığı iddiası gerçek olmayıp davacının hukuki bir yararının olduğundan bahsedilemeyeceğini, .... Anonim Şirketi'nin tasfiyesi sırasında yapılmayan işlemlerin tamamlanmasından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, .... Anonim Şirketi'nin terkini gerçekleştirilmeden önce tüm işçilik alacaklarının ödendiğini, davacı ...'ın .... Anonim Şirketi nezdinde hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, davalı tarafından tasfiyeye ilişkin gereklilikler yasaya ve hukuka uygun şekilde yerine getirildiğini, 2023/58 esas sayılı dosya ile açılan hizmet tespiti davasında .... Anonim Şirketi'nin taraf sıfatının bulunmasının mümkün olmadığını, huzurda ikame olunan davanın davalı ... yönünden kabulü olmayıp redde matuf olması gerektiğini, beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde "şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir. (Yargıtay 11. H.D'nin 28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557;23/03/2022 tarih E: 2022/265 -K: 2022/2291,)İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde, ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin Beşiktaş /İstanbul olduğu, buna göre mahkemenin 6102 sayılı TTK'nun 547/1. maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştırSomut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye halinde ... A.ş.'nin, tasfiyeye girdiği, tasfiye memurunun 09.09.2004 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirkette çalıştığının tespitine ilişki açtığı İstanbul 20. İş Mahkemesi’nin 2023/58 Esas, sayılı hizmet tespiti davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.Derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.Davalı tasfiye memuru davacının tasfiyenin sona ermesinden sonra açılan davanın haksız olduğunu belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş ise de ileri sürülen bu husular eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve ve TTK 547/2 maddesi uyarınca son tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak atanmasında bir isabetsizlik bulanmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; İstinaf yoluna başvuran davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN RE DDİNE, 2-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2025