11. Hukuk Dairesi 2009/4366 E. , 2011/2722 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2008/250 - 2008/636 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2011 gününde davacı avukatı ..... ile davalı avukatı .....ci gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan tara…
**11. Hukuk Dairesi 2009/4366 E. , 2011/2722 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2008/250 - 2008/636 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2011 gününde davacı avukatı ..... ile davalı avukatı .....ci gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirket ortağı iken hisselerinin devri konusunda görüşmeler yapılıp bu çerçevede yönetim kurulu tarafından devre muvafakat kararı da alındığı halde devrin gerçekleşmediğini, aradan geçen zaman içinde genel kurul toplantılarına çağrılmayan müvekkillerinin durumdan şüphelenerek yaptıkları incelemede, hisselerinin usulsüz devredildiğini ve genel kurul toplantılarının da müvekkilleri davet edilmeden ve katılma hakkı olmayan kişilerin katılımı ile yapıldığını öğrendiklerini ileri sürerek, müvekkillerinin davalı şirket hissedarı olduğunun tespitini, 03.03.2007 tarihli genel kurulda alınan kararların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirket yönetim kurulunun 06.06.2006 tarihli kararı ile davacı ...'ın tüm hissesini dava dışı ...'e, davacı ...'nin de hissesini dava dışı....ve....'a devrine muvafakat edildiği, kararın aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan davacılarca da imzalandığı, bu kararın devir iradesinin varlığını ve devir sözleşmesinde her iki tarafın rızasının olduğunu açıkça ortaya koyduğu, geçerli devir sonucu davacıların davalı şirketle ilişkisinin kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar dava konusu 06.06.2006 tarihli yönetim kurulu kararı ile davacı ...’nin hissesini gerçekte ... ... ile ... ve ...’a devretmesine rağmen, mahkemece karar yerinde ... ... ile ...ve ...’a devrettiğinin belirtilmesi doğru değilse de yapılan bu yanlışlığın, mahallinde her zaman düzeltilebilecek nitelikte bir maddi hata olmasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.