Hukuk Genel Kurulu 2012/19-1605 E. , 2013/848 K. "" MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 18/10/2012 Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 12.04.2011 gün ve 2011/12-172 sayılı kararın incelenmesinin davalı vekili tarafça istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 10.10.2011 gün ve 2011/7775-12287 sayılı ilamı ile; “…Mahkemece davanın kabulüne dair…
**Hukuk Genel Kurulu 2012/19-1605 E. , 2013/848 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 18/10/2012 Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 12.04.2011 gün ve 2011/12-172 sayılı kararın incelenmesinin davalı vekili tarafça istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 10.10.2011 gün ve 2011/7775-12287 sayılı ilamı ile; “…Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, Dairemizin 2010/2268 Esas, 2010/8899 karar sayılı, 14.07.2010 günlü kararı ile bozulmuş olup anılan bozma ilamında borç tasfiyesi protokolü üzerinde durulması gerektiği ve protokolde de yazılı olduğu üzere daha önce verilen tüm çek ve senetlerin iade edileceği belirtilmiş olup, mahkemece bu bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, bozma ilamı yanlış değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Dosya içerisinde bulunan taraflarca ve dava dışı E. Ltd. Şti. ile imzalanan 28.12.2006 tarihli protokol bir borç tasfiye protokolüdür. Bu protokolde imzası bulunan taraflar üstlendikleri edimleri yerine getirmek durumundadır. Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş, taraflarca anılan protokoldeki edimlerin yerine getirilip getirilmediği araştırılıp, dava dışı E.. Ltd. Şti., K.İns. Taah. Sanayi Tic. AŞ. arasındaki organik bağ da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle karar bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN: Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, davacı şirketin İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2006/6698 E sayılı icra takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. Davacı vekili davalı yanca müvekkili aleyhine girişilen takibe dayanak kılınan kefalet taahhüdünün, Türk Ticaret Kanunu’nun 137 nci maddesinde gösterilen ehliyet kapsamı dışında ve dava dışı E.K.’nun aynı yasanın 334 ncü maddesinde ifadesini bulan şirketle işlem yapma yasağına aykırı biçimde oluşturulduğunu ve bu nedenle geçersiz olduğunu ileri sürerek anılan kefalet taahhüdünden dolayı müvekkilinin borçlu bulunmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davanın takipten üç yıl sonra açıldığını, iddianın Yargıtay içtihatlarına ve Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesine açıkça aykırı bulunduğunu, davacı borçlunun icra takibine de itiraz etmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.