11. Hukuk Dairesi 2014/1939 E. , 2014/9009 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2013 tarih ve 2011/69-2013/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar,
**11. Hukuk Dairesi 2014/1939 E. , 2014/9009 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2013 tarih ve 2011/69-2013/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, tarafların aynı alanda faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin faaliyete başladığı 2004 yılından beri "... Republic" markasını kullandığını, "..." ibareli çeşitli markaları da adına tescil ettirdiğini, davalıların da 2010 yılından itibaren müvekkili markalarının esas unsuru olan ve müvekkili ile özdeşleşen "..." ibaresini markasal olarak iltibas ve haksız rekabete sebep olacak, marka hakkına tecavüz edecek şekilde kötüniyetle kullandıklarını, davalı...şirketinin "..." ibaresini içeren iki markayı 2008 ve 2009 yılında adına tescil ettirdiğini, diğer davalının kullanımına dayanak hiç bir tescilinin bulunmadığını, yine davalıların müvekkilinin markasını içerecek tarzda kendilerini "... Holding" olarak tanıttığını, müşterilerin müvekkiline göndermek istedikleri e-maillerin davalılara gittiğini ileri sürerek davalılar'ın markaya tecavüz yoluyla haksız rekabetinin tespiti ve ref'ini, davalı "..." firması adına ... nezdinde tescil edilmiş bulunan ve "..." kelimesini içeren tüm markaların sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, "..." ibaresinin kurulduğu 2005 yılından beri müvekkillerince kullanıldığını, 2008 yılında "... Marketing", 2009 yılında "... Media" markalarının müvekkili adına tescil edildiğini, kötüniyetin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarında yegane ortak unsurun "..." ibaresi olduğu, tasviri niteliği bulunduğundan tanımlayıcı jenerik bir ifade olarak kabul edildiği, bu ibarenin ayırt ediciliğinin zayıf oluşu nedeniyle markaların baskın unsurunu oluşturmadıkları, gazete haberinde de davacının sadece gençlik pazarlaması hizmeti verdiğinden söz edildiği, bu tür ibarelerin eklerle kullanılabileceği, davacının davalının başvuru tarihinden önce markasına ayırt edicilik kazandırdığını kanıtlayamadığı, davalının da 2005 yılından itibaren aynı markayı "... Marketing, ... Holding" şeklinde kullanmaya başladığının bizzat davacının sunduğu gazete içeriklerinden anlaşıldığı, hizmetlerin yönelik olduğu kesimin de gençler oluşu nedeniyle salt "..." ibaresinin varlığı nedeniyle orta dikkatli tüketicinin markaların orijinini karıştırmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar "..." ibaresi uyuşmazlık konusu markaların tescilli oldukları hizmet sınıfları bakımından 556 sayılı KHK'nın 7/1-c ve d bentleri anlamında tasviri nitelikte, karakteristik özellik belirten işaretlerden olmadığından mahkemenin bu yöndeki gerekçesi isabetli değilse de anılan işaret bakımından davalı markalarının 2005 yılından itibaren kullanılmaya başlanılmasına ve tescilli oldukları hizmet sınıflarında öncelik hakkına sahip bulunduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.