11. Hukuk Dairesi 2011/10249 E. , 2011/17480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2007 tarih ve 2004/657-2007/153 sayılı kararı onayan Daire’nin 21/04/2011 gün ve 2010/16427-2011/4776 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yin
**11. Hukuk Dairesi 2011/10249 E. , 2011/17480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2007 tarih ve 2004/657-2007/153 sayılı kararı onayan Daire’nin 21/04/2011 gün ve 2010/16427-2011/4776 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kullandığı kredi karşılığında sahip olduğu taşınmazda banka lehine ipotek tesis edildiğini, söz konusu binanın 17.08.1999 tarihindeki depremde yıkıldığını, davalı bankanın müvekkilinin bilgisi olmadan yıkılan bina için poliçe primleri tahsil ettiğini, teminat mektuplarının komisyonlarının yıllık minimum % 2 üzerinden kesilmesi gerekirken bilinmeyen oranda kesildiğini, virman yetkisini hukuka aykırı bir şekilde kullanarak müvekkilinin açık hesabından para tahsil ettiğini, müvekkilince borçlarına karşılık 30.742.848.970 TL ödendiğini, bankaya kalan borcunun 31.07.2002 tarihi itibariyle açık hesap limiti ve faizi olmak üzere 5.404,646.402 TL olduğunu, 31.07.2002 tarihi itibariyle açık kredi hesabı bakiyesi (5.404.646.402) TL’nin mahsubundan sonra 14.489.434.108 TL fazla tahsil edildiğini ileri sürerek, anılan meblağın 31.07.2002 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini ve % 100 inkar tazminatı tahsilini talep ve dava etmiş, ıslahla teminat mektuplarından dolayı 3.174.466.145 TL, senet karşılığı avans krediden 1.186.174.997 TL, açık kredi hesabından 19.853.049.291 TL olmak üzere 24.896690.433 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kredi sözleşmesinin 10 maddesi uyarınca sigortalanan ipotekli taşınmazın 17.08.1999 depreminde yıkıldığı, sigorta ilişkisinde davacının sigortalı, davalı bankanın dain mürtehin sıfatıyla sigorta ettiren olduğu, sigorta ilişkisinden doğan prim borcunun davalı bankaya değil, sigorta şirketine ödendiği, poliçe primlerinin davacının açık hesabından tahsil edildiği ihtilafsız olup sigorta primleri davacının hesabından belirli tarihlerde kesilmiş olduğundan davacının söz konusu kredi ile ilgili bir sigorta poliçesi olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığı, deprem riski gerçekleştiğinde davacının durumu derhal banka ve sigorta şirketine bildirmesi gerektiği veya taşınmazın depremden sonraki durumunu tespit ettirmesi gerektiği, davacının binanın depremden sonraki durumunu ihbar etmeyerek sözleşme gereğince poliçe düzenlenmesine sebebiyet verdiği, poliçe bedellerini de hesaptan kesilmek suretiyle itirazsız ödediği, ödenen primler davalı banka tarafından sigorta şirketine ödendiğinden davalı bankanın sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceği, davacının ihbar yükümlülüğüne uymaması nedeniyle binanın sigortalanmasına devam edildiği, inanın tamamen hasar görmesi nedeniyle hasardan sonraki poliçelerin olmayan bir riziko için düzenlendiği anlaşılmış ise de bu durumda davalı bankanın herhangi bir kusurunun olmadığı, davalı bankanın sigorta şirketinin sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğinin de kabulünün mümkün olmadığı, teminat mektuplarından alınan komisyon oranları yönünden ise TMSF 'nin cevabi yazısına eklediği listeye göre ihale mektupları kesin teminat mektupları sınıfına girmekte olup 08.04.2002 tarihi itibariyle komisyon oranı % 3 ise de ilk teminat mektubu banka tarafından davacıya 02.09.1998 tarihinde verilmiş olup bu teminat mektubu ile 2000 yılına kadar verilmiş olan tüm teminat mektuplarında % 5 komisyon uygulandığı, davacının bu komisyon oranlarını itirazsız ödediği, daha sonra bu oranın artırılmadığı aksine banka tarafından % 4'e düşürüldüğü, tarafların komisyon oranı üzerinde zımni bir anlaşmalarının varlığını kabul etmek gerektiği, davalı banka alanında tekel olarak hareket eden bir banka olmayıp o tarihte faaliyet gösteren 20’ye yakın özel ve kamu bankası bulunmakta olup, davalının komisyon oranı yüksek ise daha uygun komisyon alan başka bir bankadan da teminat mektubu alabileceği, davacının teminat mektupları için bankanın belirlediği komisyonu itirazsız ödeyip aralarında komisyon oranı konusunda zımni bir anlaşma oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temiyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22/12/2011tarihinde oybirliğiyle karar verildi.