11. Hukuk Dairesi 2010/8700 E. , 2012/1120 K. MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi VEKİLİ : AV. ... DAVALILAR : 1-STATÜ GEMİ KİRALAMA VE TİC. LTD. ŞTİ. VEKİLİ : AV. ... 2-MİNE S GEMİSİ DONATANIKAMER DENİZCİLİK NAKLİYAT VE TİC A.Ş. VEKİLİ : AV. ... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisasMahkemesi’nce verilen 09/02/2010 tarih ve 2008/224-2010/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içind…
**11. Hukuk Dairesi 2010/8700 E. , 2012/1120 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi VEKİLİ : AV. ... DAVALILAR : 1-STATÜ GEMİ KİRALAMA VE TİC. LTD. ŞTİ. VEKİLİ : AV. ... 2-MİNE S GEMİSİ DONATANIKAMER DENİZCİLİK NAKLİYAT VE TİC A.Ş. VEKİLİ : AV. ... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisasMahkemesi’nce verilen 09/02/2010 tarih ve 2008/224-2010/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline emtia nakliyat poliçesi ile sigortalı rulo saç emtiasının davalılardan Kamer Denizcilik A.Ş.nin donatanı olduğu, diğer davalının taşıma taahüdü altındaki gemi ile Novorosski'den Dil iskelesi'ne nakliyesi sonunda bir kısım emtianın hasarlandığını, sigortalıya 6.758.711.671 TL hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Kamer Denizcilik A.Ş vekili, müvekkilinin taşıma sırasında gerekli tüm özeni gösterdiğini, davacı tarafça hasara ilişkin geçerli bir tespit dahi yapılmadığını, diğer davalı ...vekili ise, müvekkilinin taşıma işinde sadece aracılık ettiğini, taşımanın diğer davalı tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece; toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, fiilen taşımayı gerçekleştiren ancak navlun sözleşmesinin tarafı olmayan Kamer Denizcilik A.Ş.ne husumet yöneltilemeyeceği, öte yandan navlun sözleşmesine ilişkin belgede FIOS ve L/S/D esasına yer verildiği, bu klozların sözleşme bakımından geçerli kabul edildiği, buradan istifleme ve sabitleme işleminin yükle ilgililer tarafından yapılacağının anlaşıldığı, hasarın yüklerin iyi sabitlenmemesi nedeni ile ortaya çıktığı dikkate alındığında taşıyıcı davalı ...nin de zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile her iki davalı bakımından davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Daire'mizin 21.4.2008 tarihli ilamında yazılı gerekçelerle karar davacı yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bozma sonrası alınan ve benimsenen yeni bilirkişi raporu doğrultusunda; navlun sözleşmesinin eki teyit mektubunda FIOS ve L/S/D esasının kabul edildiği, bu esasa göre yükleme masraf ve sorumluluğunun sigortalı ve yüklemeyi Novorosski'de fiilen yürüten yükletene ait olduğu, taşıma sırasında gemi seyir halindeyken 1. ambardaki yükün bir kısmının bağından kurtularak zarar gördüğü, hasarın meydana geldiği ambardaki yükle ilgili olarak yükletenin ihmalinin bulunduğunun gemi kaptanı tarafından saptanabileceğine dair davacı tarafça delil sunulamadığı, bu halde gemi kaptanının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, TTK 1063. f.1, b.5 maddesi uyarınca davalı taşıyıcı Statü Gemi Kiralama ve Tic. LTD. ŞTİ'nin de sorumlu tutulamayacağı, öte ..../... yandan gerek gemi kaptanın, gerekse asıl taşıyıcı diğer davalının sorumluluğu bulunmadığından taşımayı fiilen gerçekleştiren ancak navlun sözleşmesinin tarafı olmayan davalı Kamer Denizcilik A.Ş'nin de hasardan sorumlu olmadığı gibi bu davalıya husumet yöneltilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesi, ile her iki davalı hakındaki davann reddine karar verilmiştir. Kararı; davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında açıkça kaptanın denetim ve nezaret sorumluluğunu yerine getirip getirmediği konusunun araştırılmasına işaret edilmiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince, navlun sözleşmesinde mevcut FIO/FIOS kayıtları nedeni ile taşıyanın yükleme, istif ve boşaltmadan kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığı ve yolculuk esnasında meydana gelen hasardan dolayı yükleten tarafından gerçekleştirilen bu ihmalin kaptan tarafından saptandığına ve saptanabilirliğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, kaptanın TTK'nun 974 maddesi uyarınca sorumlu tutulması mümkün olmadığından asıl taşıyanın TTK'nun 1060/1-5, diğer davalının da TTK 947/c.2 maddeleri uyarınca sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı mütaala edilmiştir. Ancak, her ne kadar FIOS kaydının varlığı halinde yükleme, istif ve boşaltma işlemleri taşıtana devredilmekte ise de, bu konuda kaptan da söz konusu işlemlerin uygun bir biçimde yapılmasına özen göstermek zorundadır. Çünkü esas itibariyle yükleme ve istif kaptanın donatanı temsilen yerine getirdiği bir yükümlülük olup, yükleme işi sözleşmeyle başka kişilere ait olsa bile kaptan yine de istife bakmalı, geminin denge ve emniyeti bakımından gerekli denetimi yapmalıdır. (Gönen Eriş, Deniz Ticareti ve Sigorta, Ankara 1990, sy 311) Kaptanın herşeyden önce geminin sefere elverişliliğinin sağlanması hususunda nezaret yükümlülüğü bulunmaktadır. FIOS kaydının bulunması halinde ise istifin gereği gibi yapılıp yapılmadığına nezaret yükümlülüğü vardır. FIO/FIOS kaydı emredici nitelikteki TTK 1061. md hükmünü bertaraf etmez. Kaptanın nezaret görevini tedbirli bir kaptan gibi yerine getirmemesi halinde meydana gelen zarardan taşıyıcının sorumluluğu doğacaktır.Bu nedenle FIO/FIOS kaydının varlığına rağmen kaptanın yolculuk süresince geminin dengesinden, yükleri muhafaza yükümlülüğünü ihlalinden sorumluluğu doğar. Bu bakımdan aksine görüş beyan eden bilirkişi raporuna itibar edilemez.O halde, somut uyuşmazlıkta yükün taşınması sırasındaki hava ve yol şartlarından dolayı istiflemedeki bir kısım bağların kopması sonucu oluşan hasarda, kaptanın lashing işlemine nezaret ve yolculuk esnasında da yükün muhafazası yükümlülüğüne nezaret konusunda bir ihmali bulunup bulunmadığı araştırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 09/05/2012-S/E