7. Hukuk Dairesi 2014/9811 E. , 2014/16632 K. Mahkemesi : Tarsus İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili) Tarihi : 08/01/2014 Numarası : 2013/144-2014/6 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı işyerinde 01.03.2011-11.06.2011 tarihleri arasında göz doktoru olarak çalıştığını, iş akdinin belirli süreli olup haksız şe…
**7. Hukuk Dairesi 2014/9811 E. , 2014/16632 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Tarsus İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili) Tarihi : 08/01/2014 Numarası : 2013/144-2014/6 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı işyerinde 01.03.2011-11.06.2011 tarihleri arasında göz doktoru olarak çalıştığını, iş akdinin belirli süreli olup haksız şekilde feshedildiğini, sözleşmenin 7-O maddesi gereği kararlaştırılan 10.000,00 TL cezai şartın tahsili için icra takibi başlattığını, davalı tarafından haksız şekilde takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının işi sürekli aksattığı, işe geç geldiği ve iş disiplinine uymadığından dolayı iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu iş sözleşmesinin türü ve kararlaştırılan cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Cezai şart öğretide, mevcut borcun ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmesi gereken mali değeri haiz ayrı bir edim olarak tanımlanmıştır (Tunçomağ, Kenan: Türk Hukukunda Cezai Şart, İstanbul 1963). İş sözleşmelerinde, cezai şart içeren hükümler, karşılıklılık prensibinin bulunması halinde kural olarak geçerlidir. Ancak, sözleşmenin süresinden önce feshi koşuluna bağlı cezai şartın geçerli olabilmesi için, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olması zorunludur. Asgari süreli iş sözleşmelerine de aynı şekilde hükümler konulması mümkündür. Yargıtay uygulamalarında hekim ile yapılan sözleşmenin belirsiz süreli olması gerektiğini kabul ederek asgari çalışma süresine bağlı cezai şartın geçerliliğini benimsenmiştir. Sözleşmenin belirli süreli olma koşullarını haiz olması başka bir şey, süreye bağlanması başka bir şeydir. Somut olayda, her ne kadar dava konusu iş sözleşmesinin türü taraflarca sözleşmenin 5. maddesinde belirli süreli sözleşme olarak belirtilmiş ise de taraflarca iş sözleşmesinin ilk defa yapılmış olması, sözleşmenin 5. maddesinde asgari çalışma şartı ve süresi olarak 01.03.2011-01.03.2012 tarihleri arasında olmak koşuluyla 1 yıllık çalışma süresi öngörülmesi ve 7-L maddesinde " ..sözleşmenin bitmesinden 1 ay öncesine kadar taraflar noter kanalıyla sözleşmeyi feshedebilir. Aksi halde sözleşme aynı şartlarda.....yenilenmiş sayılır " ibaresine yer verilmiş olması hususları tarafların gerçek iradesinin belirli süreli iş sözleşmesi yapmak olmayıp asgari süreli iş sözleşmesi yapmak olduğu anlaşılmaktadır. O halde taraflar arasında yapılmış olan bu sözleşme asgari süreli belirsiz nitelikli iş sözleşmesi olarak kabul edilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeden; sözleşmede öngörülen şartların taraflarca hangi ölçüde yerine getirildiği hususu açığa kavuşturulmadan, davalı işverenin fesih gerekçesinin haklı olup olmadığı değerlendirilip cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı hususu ortaya çıkarılmadan, eksik araştırma ve yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.09.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.