T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/89 - 2026/954 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2022/89 KARAR NO : 2026/954 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 26.10.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/509 E., 2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/89 - 2026/954 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2022/89 KARAR NO : 2026/954 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 26.10.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/509 E., 2021/634 K. DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Alım Sözleşmesi) KARAR TARİHİ : 22.04.2026 YAZIM TARİHİ : 22.04.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı arasında KOSGEB Ar-Ge ve İnovasyon Programına başvurulabilmesi için gerekli projenin davalı tarafından hazırlanması adına karşılıklı yazışmalar yapılarak mutabakata varıldığını, bu sebeple müvekkilinin, davalının hazırlamış olduğu proje karşılığında da 3.540 TL ödeme yaptığını, davalının bu ödemeden sonra KOSGEB'e sunulacak olan projeyi hazırladığını, aralarında bunun dışında herhangi bir ticari anlaşma bulunmadığını, buna rağmen davalının ayrıca başarı primi adı altında müvekkiline 11.800 TL tutarında bir fatura kesip gönderdiğini, müvekkili tarafından davalıya iade fatura düzenlenmek istendiğini ve bu nedenle davalıya mail gönderilerek kendilerinden KEP adreslerini bildirmeleri talep edilmişse ise de davalının kötü niyetli olarak KEP adresi bildirmekten kaçındığını, her ne kadar davalı, icraya konu ettiği haksız faturanın konusunu daha önceden gönderdiği ihtarnamede başarı primi adı altında bir alacak olarak lanse etmişse de taraflar arasında davalıya başarı primi ödemesi yapılmasını gerektirir herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, davalı tarafından işbu davada menfi tespiti talep edilen Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2021/8643 dosya numarasıyla müvekkiline karşı icra takibi başlatıldığını, menfi tespit davası açılmasının sebebinin ise takipte ödeme emrinin müvekkiline e-tebligat adresi üzerinden tebliğ edildiğini, sehven itiraz edilmeyerek itiraz süresinin kaçırıldığını ve takibin kesinleştiğini ileri sürerek müvekkili şirketin borcunun olmadığının tespitine, kötüniyetli açılan davanın reddine %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine şeklinde karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Açılan davada menfi tespit talebi ve istirdat davası yanında zorunlu arabuluculuk sürecine tabi olmayan herhangi bir talep veya dava söz konusu olmadığından arabuluculuk sürecinin işletilmesinin zaruri olduğunu, işbu davaya konu proje için taraflar yazılı bir metin hazırlamamış olsa da bu durumun aralarında bu projenin hazırlanması için danışmanlık sözleşmesinin var olmadığı anlamına gelmeyeceğini, danışmanlık sözleşmesinin şekil serbestisi uyarınca taraflarca sözlü veya yazılı her şekilde yapılabileceğini, taraflar arasındaki önceki projeler için imzalanmış olan sözleşmelerde yer alan başarı primi kaleminin bu proje için öngörülmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin aralarındaki anlaşma uyarınca kendi üzerine düşen bütün edimleri yerine getirdiğini, aralarındaki anlaşma doğrultusunda başarı primi ödemesine hak kazandığını, alınan hibenin düşük olmasını bahane ederek davacının müvekkilinin emeğini hiçe saydığını, sebepsiz zenginleşme gayesi ile hareket ettiğini, istirdat davasında ispat yükünün davacı durumundaki borçluya düştüğünü, davacının iddia etmiş olduğu hususları İİK 72. madde uyarınca ispat yükü altında olup dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbirinin iddia edilen vakıayı ispata elverişli olmadığını savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında 27/10/2020 tarihli danışmanlık hizmet alım sözleşmesinin bulunduğu, bu hususta taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafından söz konusu sözleşmede başarı primine ilişkin bir düzenlemenin belirtilmediği, davalı tarafından ise söz konusu sözleşmede başarı primine ilişkin düzenlemenin belirtildiği, bu çerçevede yapılan incelemede söz konusu sözleşmenin 4.maddesinin 3.fıkrasında "2.bölüm başarı primidir. Başarı primi olarak projenin hibe almaya hak kazanması halinde (TUBİTAK, KOSGEB, KALKINMA AJANSLAR, BAKANLIK veya diğer ilgili kurum ve kuruluşların) proje sonuç duyurularına ya da sonuç bildirimine göre müşteri, danışmana 10.000,00-TL, 30 takvim günü içerisinde danışmana öder." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, söz konusu 10.000,00-TL'nin başarı priminin kazanılabilmesi için projenin hibe almaya hak kazanmasının gerektiği, mevcut projenin KOSGEB tarafından onaylandığı ve hibe almaya hak kazandığı, buna ilişkin KOSGEB kurul kararının dosyaya sunulduğu, projenin onaylanarak hibe almaya hak kazanması nedeni ile taraflar arasındaki sözleşmenin 4/3.fıkrasında geçen 10.000,00-TL'lik başarı priminin davalı tarafından hak edildiği, söz konusu başarı primi için davalı tarafından 10.000,00-TL+%18 KDV çerçevesinde davacı adına kesilen 11.800,00-TL'lik faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olduğu, bundan dolayı davacının menfi tespit talebinin reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasında yalnızca KOSGEB Ar-Ge ve İnovasyon Programı kapsamında proje hazırlanmasına ilişkin sınırlı bir anlaşma bulunduğu, bu kapsamda müvekkilinin 3.540 TL ödeme yaptığı ve bunun dışında herhangi bir ücret veya başarı primi kararlaştırılmadığı, davalı tarafından başarı primi adı altında düzenlenen 11.800 TL tutarındaki faturanın hukuki dayanağının bulunmadığı, başarı primine hak kazanılabilmesi için projenin başarıya ulaşması gerektiği ancak böyle bir durumun gerçekleşmediği, taraflar arasında başarı primine ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmadığı, bu nedenle doğmamış bir borç için fatura düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu, mahkemece eksik inceleme yapıldığı, KOSGEB nezdinde yapılan başvurunun sonucunun araştırılmadığı ve ilgili kamu kurumuna müzekkere yazılmadan karar verildiği, davalının başarıya ilişkin iddialarının somut ve ispatlanabilir nitelikte olmadığı, buna rağmen bu iddiaların değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davalı tarafından 11.800 TL tutarlı faturaya istinaden başlatılan toplam 12.225,89 TL tutarlı icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22.04.2026 Başkan Üye Üye Katip