11. Hukuk Dairesi 2017/333 E. , 2018/6480 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLET ADINA Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/05/2016 tarih ve 2014/304-2016/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı şirket ve davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlend…
**11. Hukuk Dairesi 2017/333 E. , 2018/6480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLET ADINA Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/05/2016 tarih ve 2014/304-2016/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı şirket ve davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkili markalarıyla iltibasa sebep olabilecek derecede benzer olan "..." ibareli markasını tescil için ...’ye başvuruda bulunduğunu, 2011/75096 numarasını alan başvurunun marka bülteninde yayınlanmasını müteakip ... nezdinde başvuruya itiraz ettiklerini ancak itirazların önce Markalar Dairesince nihai olarak da ... tarafından reddedildiğini, kurum kararının yerinde olmadığını zira markaların ibaresel olarak benzer olmasının yanında kapsamlarında bulunan emtialar bakımından da örtüştüğünü, bu durumun iltibasa sebep olacağını ayrıca müvekkili markalarının tanınmışlığının da davalı markasının tesciline engel olacak düzeyde olduğunu ileri sürerek dava konusu ... kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin "..." markasının yanı sıra "..." ve "..." markalarının da tescil sahibi olduğunu, müvekkilinin bu markaları uzun yıllardır ticarette kullandığını ve yüksek ayırt edicilik kazandırdığını, "..." kelimesinin anlamının Türkçe sözlükte “doğru, hilesiz, temiz, ...” olarak geçtiğini, buradan yola çıktığımızda "..." ibaresinin de “benim doğrum” anlamına geleceğini, "..." ve "..." ibareleri arasında kavramsal farklılıklar göz önüne alındığında, tüketicilerin söz konusu markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayacaklarını savunarak davanın reddini talep ettikleri görülmektedir. Davalı ... vekili, ... kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.