11. Hukuk Dairesi 2009/4074 E. , 2010/10360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana (Kapatılan) 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 tarih ve 2005/177 - 2008/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tut
**11. Hukuk Dairesi 2009/4074 E. , 2010/10360 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana (Kapatılan) 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 tarih ve 2005/177 - 2008/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu araçta yolcu olan müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ileri sürerek, şimdilik toplam 10.000-YTL maddi ve manevi tazminatın temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, olayın aracın freninin patlaması sonucu meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, kazanın teknik bir arazıdan meydana geldiği, davalı sürücünün bir kusurunun bulunmadığı, mücbir sebep nedeniyle davalı malikinde sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın her iki davalı bakımından da reddine karar verilmiştir. Oysa, 2918 sayılı KTK’nun 86/1 nci madde hükmüne göre, işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, teknik bir arıza, kural olarak umulmayan bir hal olup, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği de kanıtlanmadıkça, bu hal bakım kusuru oluşturmaktadır.Bu hali, 2918 sayılı K.T.K.nun 86/1 nci maddesinde işleteni sorumluluktan kurtaran nedenlerden biri olan mücbir sebep değil, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olarak nitelendirmek gerekmektedir. Somut olayda, davacı yolcu olup, her ne kadar hükme esas alınan alternatifli bilirkişi raporunda fren patlaması bir teknik arıza olarak nitelendirilmiş, mahkemece, davalı sürücü ile işleteni bu nedenle sorumlu tutulmamış ise de, bu arızanın önceden sezilemez ve önlenemez bir nitelik taşıyıp taşımadığı üzerinde durulmamıştır. Bilindiği gibi teknik arızalar çoğu kez aracın periyodik bakımının zamanında gereği gibi yapılmamış olmasından ileri gelir ve bu da araç için bir kusur teşkil eder. Kusurun söz konusu olduğu hallerde ise mücbir sebepten bahsedilemez. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar göz önünde tutularak, somut olayda gerçekleşen teknik arızanın bir mücbir sebep gibi illiyet bağlantısını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı yönünden davalıların savunma ve kanıtlarının üzerinde durularak, tartışılması, gerektiğinde ek rapor yada yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.