TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 01/06/2023 NUMARASI : 2022/563 Esas 2023/436 Karar DAVA : Sigorta (Kasko) DAVA TARİHİ : 07/08/2018 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Taraflar arasındaki kasko sigortasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1668 Esas 2025/1588 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1668 KARAR NO : 2025/1588 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 01/06/2023 NUMARASI : 2022/563 Esas 2023/436 Karar DAVA : Sigorta (Kasko) DAVA TARİHİ : 07/08/2018 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Taraflar arasındaki kasko sigortasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı, davalı ... sigorta ile katılma yoluyla davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracının, davalı sigorta şirketi tarafından 19/07/2017-19/07/2018 tarihlerini kapsar şekilde kasko sigorta poliçesiyle sigortalandığını, sigorta primi 2.755,00-TL'nin 19/07/2017 tarihi olan sigorta başlangıç tarihinde davalılara ödendiğini, 09/07/2018 tarihinde sigortalı aracın karıştığı kaza sonucu 25.956,46-TL tutarlı hasarın ödenmesi için davalı şirkete bildirim yapıldığını, davalılardan ... Sigorta şirketi tarafından söz konusu aracın daha önce 3 kez kazaya karıştığı gerekçesi ile poliçenin tek taraflı fesih edildiğinin şifahen bildirildiğini, ancak öncesinde sözleşmenin feshedildiği şeklinde kendisine bir ihtarda bulunulmadığı gibi yatırılan primin de iade edilmediğini, fesih gerekçesinin haklı olmadığını ileri sürerek kaza nedeni ile araçta oluşan 25.956,46-TL'nin kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş. (eski unvanı ... Sigorta A.Ş.) cevap dilekçesinde özetle; sigortalı aracın bir poliçe dönemi içerisinde 4 ayrı hasar meydana gelmesi nedeni ile poliçe genel ve özel şartlarında yer alan "kasko genel şartlarının B.4.2 maddesine istinaden kısmi hasarlarda sigortacının sözleşmeyi fesih hakkı vardır. Sigortacı fesih hakkını bu genel şartlar uyarınca tazminatın ödenmesinden sonra kullanabilir." klozuna istinaden sözleşmenin fesih olunduğunu, kara taşıtları kasko sigortası genel şartlarının hasar ve tazminatın aynı maddenin "kısmi hasarlarda taraflar sigorta sözleşmesini fesh etme hakkına sahiptir. Taraflar fesih hakkını ancak tazminat ödenmeden önce kullanabilir. Feshin hüküm ifade ettiği tarihe kadar geçen sürenin primi, gün esası üzerinden hesap edilir ve fazlası geri verilir" hükmü kapsamında şirket nezdinde bulunan poliçenin haklı nedenle feshedilip şirket tarafından davacıya 26/04/2018 tarihinde gönderilen mektup ile sigortalı aracın sigorta süresi içerisinde oluşan hasarı nedeni ile genel şartların hasar ve tazminatın sonuçları maddesine istinaden kasko poliçesinin iptal edildiğinin bildirildiğini, ayrıca şirket tarafından, poliçe prim tutarı olarak 459,76-TL'nin ...'a 15/05/2018 tarihinde iade edildiğini, bu kapsamda kazanın gerçekleştiği 09/07/2018 tarihinde şirket nezdinde geçerli bir kasko sigorta poliçesi mevcut olmadığını, hasar nedeni ile poliçe kapsamında maddi tazminat istemli dava açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ... Sigorta Brokerlik, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; toplanan deliler ve bilirkişi raporu kapsamından, davacı ile davalı ... A.Ş(... Sigorta A.Ş) arasında diğer davalı acente vasıtasıyla davacı aracının 19/07/2017-19/07/2018 tarihlerini kapsar şekilde kasko sigorta poliçesiyle sigorta örtüsüne alındığı, ayrıca 09/07/2018 tarihli kaza tespit tutanağı içeriğinden davacının sigortalı aracının kazaya karıştığının belirlendiği, davalı sigorta şirketinin savunmasının aksine, kazadan önce sigorta sözleşmesinin geçerli şekilde feshedilmediği, primin iade edildiği savunulan dava dışı kişinin davacının çalışanı olmadığı, prim bedelinin davacı kayıtlarına girmediği ve anılan kişinin davacının yetkilisi veya yetkilisi gibi hareket etmediğinin anlaşıldığı, ayrıca başka bir iptal nedeninin de savunulup kanıtlanamadığı, bu durum karşısında, geçerli kasko sigorta poliçesinin mevcut olduğu ve rizikonun teminat kapsamında yer aldığı sonucuna varıldığı, davacının dayandığı fatura tutarının ve içeriğinin kazayla uyumlu olduğu, piyasa koşullarıyla bağdaştığının bilirkişi raporunda açıklandığı, faturanın gerçekliliğinin soruşturulup dava dışı düzenleyen firma kayıtlarında mevcut olduğu bilgisinin verildiği, davacının zararının 25.956,46-TL tutarında bulunduğu kanaatine varıldığı, davalı sigorta şirketinin temerrüdü poliçe genel koşullarına göre tayin edileceği, davacı, davalı sigorta şirketine ihtarname keşide etmiş ise de aracın tamirinin ve zararın belirlemesinin bu kadar kısa sürede tamamlanması hayatın olağan akışına aykırı olacağından davayla birlikte temerrütün gerçekleştiği, ticari işlerde talep edilmesi mümkün olan avans oranında temürrüt faizi talep edilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı gerekçesiyle; "Davacının davalı ... Sigorta A.Ş hakkındaki davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davacının diğer davalı hakkındaki davasının kısmen kabulüne, 25.956,46-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalı ... Sigorta (... Sigorta) AŞ’den tahsili ile davacıya verilmesine," dair karar verilmiş, karara karşı davalı ile davacı tarafından( davacı katılma yoluyla) istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, ihtarname tebliğ tarihi olan 12/07/2018 tarihinden geçerli faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... Sigorta istinaf dilekçesinde özetle; kasko poliçesinin iptal edildiğinin usulüne uygun davacı tarafa tebliğ edildiğini, prim iadesinin poliçe bedelinin tahsil edildiği kişi olan ... hesabına iadesinin yapıldığını, hasar bedeline ilişkin faturanın hükme esas alınamayacağını, davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak temerrüt ya da dava tarihinden itibaren ve yasal faiz üzerinden sorumlu olabileceğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; Trafik kazası sebebiyle araçta oluşan hasar bedelinin, taraflar arasındaki kasko poliçe sözleşmesine istinaden davalı sigorta ile acentesinden tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 30/01/2020 tarihli, 2018/589 Esas 2020/51 Karar sayılı ilamla "davanın reddine" ilişkin verilen kararın, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin, 25/05/2022 tarihli, 2020/955 Esas 2022/693 Karar sayılı ilamıyla; "...mahkemece, kasko sigorta poliçesinin kaza tarihinden önce iptal edildiğine ilişkin bildirimin davacıya ulaşıp ulaşmadığı, ödenen sigorta priminin iade edildiği ...'ın davacı şirket ile ilgisinin bulunup bulunmadığı, prim iadesinin anılan şahsa yapılması yönünde davacı şirketin muvafakatinin olup olmadığı ve başkaca cayma koşullarının bulunup bulunmadığı yönünde bir inceleme yapılmadığı, ilk derece mahkemesince TTK'nun 1439 ve devamı maddeleri gereğince cayma koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde araştırma ve değerlendirme yapılarak cayma koşulları oluşmamış ise hasar miktarına yönelik bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesine dayalı olarak HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iade edildiği ve mahkemece, dosyanın işbu 2022/563 Esas sırasına kaydıyla yargılamanın sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacıya ait ... plakalı aracın 19/07/2017 - 19/07/2018 tarih ve aralığını kapsar şekilde davalı sigorta şirketinin acentesi olan diğer davalı tarafından düzenlenen kasko sigorta poliçesiyle sigorta örtüsüne alındığı, davacı aracının poliçe geçerlilik süresi içinde 09/07/2018 tarihinde trafik kazasına karışarak buna dair kaza tespit tutanağı tanzim edildiği, davacının, hasar bedelinin ödenmesi amacıyla 11/07/2018 tarihinde davalılara ihtarname keşide ederek feshin usulsüzlüğünü ileri sürerek hasar tazminatının ödenmesini talep ettiği, davalı sigorta şirketinin ise, primin iade edilerek öncesinde kasko sigorta sözleşmesinin feshedildiğini savunduğu, yine acente olup sözleşmeyi davalı ... A.Ş.(... Sigorta A.Ş) adına izafeten imzalayan davalı ... Sigorta A.Ş'ye husumet yöneltilemeyeceği hususları ise uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık; taraflar arasında davacının aracının kazaya karıştığı 09/07/2018 tarihinde geçerli bir kasko sigorta sözleşmesi olup olmadığı, öncesinde davalı sigorta şirketi tarafından sözleşmenin usulüne uygun şekilde feshedilip edilmediği, prim iadesi yapılıp yapılmadığı, sözleşme geçerliliğini korumakta ise davacının tazminat alacağı olup olmadığı ve varsa miktarı noktalarında toplanmaktadır. Mahkemece, Dairemizin yukarıda belirtilen kaldırma kararı sonrası kararda işaret edilen hususlarda tahkikat yapılarak eksik hususların araştırıldığı, Sincan Sosyal Güvenlik, Polatlı Sosyal Güvenlik, Etimesgut Sosyal Güvenlik ve Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezlerinden davacı şirketin çalışanlarının ve kimlik bilgilerinin araştırıldığı, Akyurt Sosyal Güvenlik Merkezi ve Gölbaşı Sosyal Güvenlik Merkezince 2017-2018 dönemleri arasında herhangi bir çalışan kaydına rastlanılmadığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Yine Mahkemece, deliller toplanarak konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınan 23/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Davacının incelenen 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin yevmiye defteri ve defter-i kebirlerin 454 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu genel tebliğleri uyarında elektronik ortamda tutmakta olduğu, bu kapsamda ticari defterlerini oluşturma ve Gelir İdaresine bildirme yükümlülüklerini süresinde ve eksiksiz yerine getirdiği, ticari defter beratlarını süresinde oluşturduğu, incelenen ticari defterin, 6102 sayılı TTK'nın 64. ve müteakip maddelerinde belirli kanuni şartları tam olarak taşıdığı, davalı ... Sigorta Borokerlik A.Ş. acenteliği nezdinde ... Sigorta A.Ş. tarafından, davacı şirketin ... plakalı aracına düzenlenen kasko poliçesi ile aracın sigorta kapsamına alındığı, poliçenin vadesinin 19/07/2017 ile 19/07/2018 dönemini kapsadığı, ödenecek prim bedelinin 2.755,65-TL olduğu ve 15/08/2017 tarihinde davacının keşide ettiği vadeli çek ile ödendiği, söz konusu poliçenin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve her hangi bir iptal durumunun söz konusu olmadığı, kasko sigorta poliçesinin kaza tarihinden önce iptal edildiğine ilişkin bildirimin davacıya ulaşmadığı ve usulüne uygun bir tebligatın bulunmadığı, ödenen sigorta priminin iade edildiği ...'ın davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığı, prim iadesinin anılan şahsa yapılması yönünde davacı şirketin muvafakatinin olduğuna ve davalıların başkaca cayma koşullarının oluştuğuna ilişkin bir tespitte bulunulamadığı, kaza yapan davaya konu aracın hasar durumu hakkında somut bir belge bulunmadığından detayları sunulan faturanın kazaya ilişkin detayları hakkında bir yorum ve değerlendirme yapılmasının olanaklı olamayacağı, diğer taraftan takdiri mahkemeye ait olmak üzere, detayları raporun ilgili kısmında sunulan söz konusu fatura ile kaza yapan aracın hasarının giderilmiş olduğu yönünde bir kanaate varılması halinde, fatura muhteviyatının piyasa koşulları ile uyumlu olduğunun değerlendirildiği" hususlarında görüş bildirildiği, denetime elverişli ve gerekçeli olduğu Dairemizce de görülen bilirkişi raporunun, mahkemece hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca somut dosya kapsamı, toplanan deliller, Dairemiz kaldırma kararının gereklerinin yerine getirilmiş olması, yapılan araştırmalar ve davacı kayıtları ile SGK bilgileri ve alınan denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu kapsamından; davacı ile davalı ... A.Ş(... Sigorta A.Ş) arasında, diğer davalı acente vasıtasıyla imzalanan sözleşme uyarınca, davacı aracının 19/07/2017-19/07/2018 tarihlerini kapsar şekilde kasko sigorta poliçesiyle sigortalandığının anlaşılması, geçerli şekilde düzenlenerek aksi ispatlanamayan 09/07/2018 tarihli kaza tespit tutanağı içeriğinden sigortalı araç yönünden rizikonun gerçekleştiğinin anlaşılması, davalının sigorta şirketinin savunmasının aksine kazadan önce sigorta sözleşmesinin geçerli şekilde feshedilmeyerek prim iadesinin yapıldığı ileri sürülen dava dışı kişinin (...), davacının çalışanı olmadığı, bu kişiye davacı tarafından verilmiş prim iadesi kabulüne dair bir talimatın varlığının da davalı sigorta tarafından kanıtlanamadığı, prim bedelinin davacı kayıtlarına girmediği gibi anılan bu kişinin davacının yetkilisi veya yetkilisi gibi hareket eden bir kişi olmadığının da mahkemece, usulüne uygun şekilde tespit edilmiş olması, poliçenin iptaline ilişkin başka bir iptal nedeninin varlığının da savunulup kanıtlanamadığının anlaşılması, hal böyle olunca taraflar arasında geçerli bir kasko sigorta poliçesinin mevcut olduğunun ve rizikonun teminat kapsamında gerçekleşmiş olduğuna ilişkin mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmaması, davacının dayandığı fatura tutarının ve içeriğinin kazayla uyumlu olduğunun ve piyasa koşullarıyla bağdaştığının bilirkişi raporunda belirtilmesi, faturanın gerçekliliğine yönelik araştırmada, dava dışı düzenleyen firma kayıtlarında mevcut olduğunun mahkemece tespit edilmiş olduğunun anlaşılması, davacının, kaza nedeniyle sigortalı aracında oluşan hasar bedelinin 25.956,46-TL tutarında olduğunun anlaşılması, her ne kadar davacı tarafından faiz başlangıç tarihinin ihtarname tebliğ tarihi olan 12/07/2018 tarihi esas alınarak belirlenmesi katılma yoluyla istinaf sebebi yapılmış ise de, mahkemece, faiz başlangıç tarihi olarak 07/08/2018 dava tarihinin esas alınmış olması ve davalı sigorta tarafından da faiz başlangıcının olay tarihi olmayıp dava veya temerrüt tarihi olması gerektiğinin ileri sürülmesi dikkate alındığında, ihtar tebliğ tarihine 45 günlük yasal süre ilavesinin dava tarihinden sonraki bir tarihe denk gelmesi(27/08/2018) gözönünde bulundurulduğunda, sonuç itibariyle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak alınması ve davalı sigortacı yönünden ticari davada avans faizi işletilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine yönelik karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı ile Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... sigorta şiketinden alınması gerekli olan 1.773,08-TL harçtan peşin alınan 450,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.323,08-TL harcın davalı ... sigorta şirketinden alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 11/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -