TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/03/2026 NUMARASI : 2025/334 Esas (Ara Karar) TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 25/04/2025 KARAR TARİHİ : 08/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2026 Taraflar arasındaki haklı nedenle şirket ortaklığından çıkma davasında mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin karara itiraz eden davalılar tarafından süresinde 16/03…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/661 Esas 2026/602 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/661 KARAR NO : 2026/602 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/03/2026 NUMARASI : 2025/334 Esas (Ara Karar) TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 25/04/2025 KARAR TARİHİ : 08/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2026 Taraflar arasındaki haklı nedenle şirket ortaklığından çıkma davasında mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin karara itiraz eden davalılar tarafından süresinde 16/03/2026 tarihli ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP Davacı vekili 24/07/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/334 Esas sayılı dosyasındaki 18/07/2025 tarihli ara kararı ile talep edilen alacağın 500,00 TL olmasından ötürü ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair hüküm kurduğunu, söz konusu ara kararın yasaya, usule ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, müvekkili nezdinde geri dönülemez zarara sebebiyet verdiğini, somut olayda, müvekkili yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi için aranan şartların mevcut olduğunu, huzurdaki davanın, şirket ortaklığından çıkma ve payın karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin müvekkiline ödenmesi talebine dair olduğunu, davalı şirket adına dava dilekçesinde ve işbu dilekçede sonuç ve istek kısmında belirttikleri (6) adet taşınmazın kayıtlı olduğunu, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi ... ile diğer şirket ortağı ... anne-kız olarak ittifak halinde olup çoğunluk hisseye sahip olduklarından (toplamda %64,375) şirket adına kayıtlı taşınmazların üçüncü kişilere devredilmesi ve/veya diğer sebepler ile taşınmazlar üzerinde hak tesis edilmesinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir talebinde bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu, belirterek, davalı şirket adına kayıtlı bulunan; ... Parsel 31.278,81 m2 Arsa vasıflı taşınmazların ve mahkemenin tespit edeceği sair taşınmazların III. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünden kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 23/10/2025 tarihli ara karar ile; 18/07/2025 tarihli ara kararı gereği davacı vekilinin davalı şirket üzerine kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin reddine karar verildiği, iş bu dava ile davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi ve pay bedellerinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenmesi talep edilmesi dikkate alındığında, şirkete ait taşınmazların da dava konusu olduğu, bu haliyle mevcut durumda davalı şirkete ait taşınmaza ilişkin meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği anlaşılmakla, talebin kabulü ile, ... Parsel sayılı taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tapu kayıtları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Davalılar vekilince 23/10/2025 tarihli ara karara itiraz edilmesi üzerine, Mahkemece16/03/2026 tarihli ek karar ile; iş bu dava ile davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi ve pay bedellerinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenmesi talep edildiği dikkate alındığında, şirkete ait taşınmazların da dava konusu olduğu, bu haliyle mevcut durumda davalı şirkete ait taşınmaza ilişkin meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği anlaşılmakla davalının ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili 10/04/2026 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; davacının haklı sebep iddialarına ilişkin yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştiremediğini, bu nedenle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle, bir an için davacının davasını yaklaşık olarak ispat ettiği değerlendirilse dahi, şirkette %35,625 paya sahip davacının çıkma payına karşılık olarak şirketin değeri hayli yüksek, gayrimenkul projelerine müsait ve bu hususta çalışmalar yürütülen tüm taşınmazları üzerine tedbir konulması haksız ve hakkaniyetsiz olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbirin kabulüne ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; HMK'nun 389/1 maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/3.maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. TTK'nun 638/(2) maddesinde; "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davacın davalı şirkette azınlık pay sahibi olduğunu, dava konusu şirketin davacının babası müteveffa ... , ...'in ikinci evliliğinden olma eşi ve kızı olmak üzere dört ortaklı iken , müteveffa ...'in ölümü ile , şirketin ortak yapısının müteveffa ...'in ilk evliliğinden olan oğlu davacı ile , davacının üvey anne ve kız kardeşinden teşekkül ettiği, davacının küçüklüğünden bu yana aileden dışlandığı, aile bireyleri tarafından şirket yönetiminden dışlandığı, şirket hakkında kendisine bilgi verilmediği, ortaklar arasında husumet bulunduğu, bu husumet nedeniyle güven ilişkisinin zedelendiği, şirket yöneticilerinin şirketi zarara uğrattığı, şirketi kötü yönettiği, davalı şirketin haksız şekilde kar payı dağıtmadığını iddia ederek, şirket adına kayıtlı bulunan taşınmazların ve mahkemenin tespit edeceği sair taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünden kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasını, müvekkilinin, davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi ve çıkma kararına istinaden payların karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Ortaklıktan çıkma davasındaki ihtiyati tedbirlerin kural olarak dava açan ortağın haklarının korunmasını amaçladığı hususu izahtan varestedir. Bu bağlamda, davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığının el değiştirmesi halinde ihtiyati tedbir talep eden davacı ortağın hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale geleceğine ilişkin dosya kapsamına sunulan belgelerle özellikle davacı ile davalı şirket diğer ortakları ... ve ... arasında karşılıklı taraf oldukları ve davalı şirkete karşı açılan birçok dava ve icra takipleri olduğu yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleştiği , tedbirde orantılılık ve ölçülülük ilkesinin her aşamada ilk derece mahkemesince değerlendirilebileceği anlaşılmış olmakla , karar tarihi itibariyle gerek ortaklığın gerekse davacı ortağın menfaatleri gözetilerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi 16/03/2026 tarihli ek kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/05/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -