Hukuk Genel Kurulu 2013/2049 E. , 2016/143 K. "" ########## MAHKEMESİ :##########Asliye Hukuk Mahkemesi ########## ########## DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... vekilleri Av. ... ve diğerleri ########## Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; ...Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.07.2011 gün ve 2007/130 E. 2011/510 K.sayılı kararın incelenmesi davacılar vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay ...Hukuk Dairesin…
**Hukuk Genel Kurulu 2013/2049 E. , 2016/143 K.** **"İçtihat Metni"** ########## MAHKEMESİ :##########Asliye Hukuk Mahkemesi ########## ########## DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... vekilleri Av. ... ve diğerleri ########## Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; ...Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.07.2011 gün ve 2007/130 E. 2011/510 K.sayılı kararın incelenmesi davacılar vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay ...Hukuk Dairesinin 08.02.2012 gün ve 2011/12406 E- 2012/1011 K. sayılı ilamı ile; (...Dava; ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, kesin süreye rağmen tüm mirasçıların olurlarının alınmadığı gibi terekeye temsilci de tayin ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 146 ada 2 parsel ( yenilemeden önce 459 sayılı parsel) sayılı taşınmazın 35/36 payının tarafların mirasbırakanı adına kayıtlı iken 1/2 payını üzerinde tutarak 1/2 payını 28.3.2002 tarihli akitle davalının kayınbiraderi olan dava dışı ...'na satış suretiyle temlik ettiği, onun da taşınmazdaki bu payı 23.6.2004 tarihinde davalıya devrettiği anlaşılmaktadır. Davacılar, mirasbırakanlarının akit tarihinde akli muvazenesinin yerinde olmadığını, aynı zamanda aracı kullanılmak suretiyle yapılan temliklerin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Mahkemece, davada taraf olmayan tüm mirasçıların olurlarının alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi için davacı vekiline 18.2.2011 tarihli oturumda gelecek celseye kadar mehil verilmiş, bir sonraki 10.5.2011 tarihli oturumda da davacı vekiline yeniden gelecek celseye kadar anılan eksikliğin tamamlanması için ikinci kez mehil verilmiş, ancak kesin süreye rağmen istenen hususların yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın bu sebeple reddi cihetine gidilmiştir. Gerçekten de; HUMK hükümleri uyarınca hakim ilk verdiği sürenin kesin olduğunu bildirebileceği gibi, kesin olmayan süre vermesi de olanaklıdır. Şayet kesin olmayan süre verilir ise ikinci defa verilen sürenin HUMK'nun 163. maddesi uyarınca kendiliğinden kesin olacağı tartışmasızdır. Diğer taraftan, hakimin belirtilen süre içerisinde ne gibi işlemlerin yapılacağını açıkça belirtmesi, buna karşın tahmil edilen görevin yerine getirilmemesi halinde kuracağı ara kararında müeyyidesinin ne olacağını duraksamaya yer bırakmayacak nitelikte bildirmesi zorunludur. Ancak, bu şekilde kurulan bir ara kararına hukuki netice bağlanabilir.