10. Ceza Dairesi 2023/16005 E. , 2025/430 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/575 Değişik İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Ret KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin yukarıda belirtilen kararı ile şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kı
**10. Ceza Dairesi 2023/16005 E. , 2025/430 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/575 Değişik İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Ret KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin yukarıda belirtilen kararı ile şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına yönelik şüpheli tarafından yapılan itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/10022 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86682 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86682 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Kanunun 191/2 maddesindeki "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171'inci maddesindeki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı bu durumda şüphelinyi erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.." şeklindeki düzenleme ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171/2 maddesindeki "uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet Savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir." 5271 sayılı Kanunun 173. Maddesindeki "suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir" şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma işlemleri sonucunda şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, iş bu kararın tebliğ edilmesi akabinde şüphelinin itirazda bulunduğu, şüpheli hakkında tedavi ve denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanabilmesi için öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinin gerekeceği, somut dosyada ise henüz kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği gözetildiğinde şüpheli tarafından yapılan itirazın 5271 sayılı Kanunun 173. maddesi gereğince sulh ceza hakimliğince incelenip karara bağlanması gerektiği cihetle, Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin esasa girip şüphelinin talebi yönünden bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 19.09.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2022 tarihli ve 2022/5663 Soruşturma, 2022/109 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süre ve merciinin gösterildiği, kararın, şüpheliye 04.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, B. Şüphelinin 14.12.2022 tarihli (09.01.2023 havale tarihli) dilekçesi ile itiraz dilekçesi sunduğu, itiraz dilekçe içeriğinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına bir diyeceğinin olmadığını fakat 1 yıllık denetim süresinin kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle itirazda bulunulduğunu belirttiği, C. İtiraz üzerine Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin kanun yararına bozma istemine konu 17.02.2022 tarihli ve 2023/575 Değişik İş sayılı kararı ile "Cumhuriyet Başsavcılıklarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi sırasında oluşan infaz taleplerinin Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından değerlendirilmesi gerektiği, erteleme taleplerine ilişkin işlemlere karşı yapılacak itirazlarda İnfaz ve Sulh Ceza Hakimliklerinin görevli olmadığı anlaşılmakla, Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/5663 soruşturma sayılı dosyasından verilen 2022/109 Karar sayılı Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi Kararının infazı hakkında verilen karar yönünden Hakimliğimizin görevsiz olduğu tespit edilmekle; talebin görevsizlik nedeniyle reddine kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edildi." gerekçesiyle itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.)Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklindeki düzenlemeler gereği; 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. maddeleri doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüphelinin tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda şüpheliye yönelik uyarıyı içermesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun verilip şüpheliye tebliğ edilmiş olması şartıyla kesinleştiği tarihten itibaren başlayacağı, Cumhuriyet savcısı tarafından hakkında denetimli serbestlik tedbiri veya tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri verilen şüpheliyle ilgili infaz işlemlerinin, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu hükümleri çerçevesinde, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı, adalet komisyonunun bulunduğu yerlerde denetimli serbestlik müdürlüğü ile koruma kurulları aracılığıyla yürütüldüğü, ayrıca, Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığının ve denetimli serbestlik müdürlükleri ile bürolarının teşkilat, görev, çalışma ve denetimine ilişkin usûl ve esaslar ile denetimli serbestlik kararlarının infaz işlemleri hakkındaki kurallara, bu sürece katılan kişilerin görev, yetki, hak ve yükümlülüklerine ilişkin düzenlemelere Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nde yer verildiği, 05.04.2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile 5402 sayılı Kanun’a eklenen 12/A maddesi ile “Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullananlar hakkında uygulanacak tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin görevler”in ayrıca düzenlendiği; 5402 sayılı Kanun’a eklenen 12/A maddesinde yer alan; "(1) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi gereğince Cumhuriyet savcısı tarafından hakkında denetimli serbestlik tedbiri veya tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri verilen şüpheliyle ilgili olarak denetimli serbestlik müdürlüğünce; a) Tedaviye tabi tutulmak, b) Belirlenen programlara katılmak, c) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren ortamlarda çalışmaktan yasaklanmak, d) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek, e) Bir bölgede denetim veya gözetim altında bulunmak, f) Eğitim kurumuna, eğitim programına veya mesleki uğraşlarına ilişkin eğitime devam etmek, g) Belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmak, h) Gözetim altında ücret karşılığı çalıştırılmak, ı) Silah bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silahları makbuz karşılığında adli emanete teslim etmek, i) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek, yükümlülüklerinden en az üçüne veya daha fazlasına karar verilir. Yükümlülükler, şüphelinin ihtiyacına göre bu fıkrada belirtilenlerle sınırlı olarak her aşamada değiştirilebilir veya ilave yükümlülükler getirilebilir. Gerekli görülmesi halinde denetimli serbestlik süresi içinde şüphelinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi için denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından test yapılabilir veya bu amaçla şüphelinin ilgili kuruma sevki sağlanabilir. (2) Birinci fıkra uyarınca tedaviye tabi tutulmak yükümlülüğüne karar verildiği takdirde bu karar derhal ilgili sağlık kurumuna gönderilir. Bu durumda şüpheli, sağlık kurumunda ayakta veya yatarak tıbbi tedaviye tabi tutulur. Sağlık kurumu, gerekli görmesi halinde şüphelinin rehabilitasyon amaçlı programlara katılmasına da karar verir. Şüpheli, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespiti için her zaman sağlık kurumunca çağrılabilir, kolluk görevlileri aynı amaca yönelik olarak şüpheliyi sağlık kurumuna yönlendirebilir. Kolluk görevlileri sağlık kurumunun çağrısının gerçekleştirilmesi bakımından sağlık kurumuna yardım etmekle görevlidir. (3) Soruşturma evresinde veya bu madde uyarınca belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesi sırasında Cumhuriyet savcısı veya yetkili kamu görevlileri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 432 nci maddesinde yer alan koşulların bulunması halinde ayrıca bu durumu, yetkili vesayet makamına bildirir. (4) Yükümlülüklerin belirlenmesi veya yerine getirilebilmesi bakımından gerekli görülmesi halinde bu madde uyarınca yapılacak iş ve işlemler hakkında şüphelinin ailesine bilgi verilebilir veya ailesinden bilgi istenebilir. (5) Şüpheli, bu madde uyarınca yapılan işlemlerin kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle iki hafta içinde şikâyet yoluyla Cumhuriyet savcısına başvurabilir. Cumhuriyet savcısı bu başvuruları gecikmeksizin değerlendirir. (6) Bu madde hükümleri Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca verilecek kararlar bakımından da uygulanır. Bu durumda beşinci fıkra uyarınca yapılacak başvurular, kararı veren mahkemece değerlendirilir. (7) Bu maddenin ikinci fıkrası uyarınca uygulanacak yükümlülükler ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infaz edilmesi durumunda uygulanan tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğü, Sağlık Bakanlığının uygun göreceği tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde yerine getirilir. Sağlık Bakanlığınca uygun tedavi ve rehabilitasyon merkezleri açılır. Sağlık Bakanlığınca uygun görülen kurum ve kuruluşlar tarafından da bu merkezler açılabilir. Kendiliğinden bu merkezlere başvuran kişiler de tedavi ve rehabilitasyon hizmetinden faydalandırılır. Sağlık Bakanlığının tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin ihtiyaç ve talepleri tüm bakanlıklar, belediyeler ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından karşılanır. (8) Bu madde uyarınca hakkında yükümlülüğe karar verilenler için yetki ve görevleri dahilinde tüm bakanlıklar, belediyeler ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından görevleri kapsamında eğitim, sosyal uyum ve denetim amacıyla her türlü çalışma yürütülür.” düzenlemelere göre, şüphelinin, bu madde uyarınca yapılan işlemlerin kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle iki hafta içinde şikâyet yoluyla Cumhuriyet savcısına başvurabileceğinin ve Cumhuriyet savcısının bu başvuruları gecikmeksizin değerlendireceğinin açıkça belirtildiği, bu kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin infaz işlemlerinde soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının yetkili olduğu, ayrıca, 5237 sayılı TCK’nın 191/8. maddesi kapsamında değişen suç vasfına göre eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçunu oluşturduğu kanaatiyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararlarının infazının Denetimli Serbestlik Müdürlüklerince, mahkeme kararına istinaden yerine getirilmesi nedeniyle, tedbirin infazı ile ilgili işlemlere ilişkin başvuruların kararı veren mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre de anılan Kanun yürürlüğe girmeden önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin infaz işlemlerinde soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının yetkili olduğunun kabul edildiği, Somut olayda ise, şüpheli hakkında, 19.09.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2022 tarihli ve 2022/5663 Soruşturma, 2022/109 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, kararın, şüpheliye 04.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin 09.01.2023 tarihinde itiraz dilekçesi vererek hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmamasını talep ettiği, dolayısıyla itiraz dilekçe içeriğinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemesine yönelik olarak "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına" karşı yapılmış olduğunun kabulünün gerektiği, erteleme kararına süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle 05.12.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infaz işlemlerinin henüz başlamadığı, bu sebeple soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısının yetkisinin bulunmadığı, dolayısıyla 5271 sayılı CMK’nın 171/2. maddesinin son cümlesinde yer alan "(Değişik:17/10/2019-7188/19 md.) Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir." düzenlemesi gereği, itirazın 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesi gereğince sulh ceza hakimliğince incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Kırklareli Sulh Ceza Hakimliğinin 17.02.2022 tarihli ve 2023/575 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.