2. Ceza Dairesi 2021/6197 E. , 2022/19558 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1)Sanığın savunmasında kaçak hattı kendisinin çekmediğini, kimin çektiğini bilmediğini, görevliler geldiğinde evde olduğu için tutanaklara imza attığını, annesine ait bu evde üç aydır kaldığını, sayacın babası adına kayıtlı olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla; suç tarihi itibariyle sanığın anne ve babasının olaya iliş…
**2. Ceza Dairesi 2021/6197 E. , 2022/19558 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1)Sanığın savunmasında kaçak hattı kendisinin çekmediğini, kimin çektiğini bilmediğini, görevliler geldiğinde evde olduğu için tutanaklara imza attığını, annesine ait bu evde üç aydır kaldığını, sayacın babası adına kayıtlı olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla; suç tarihi itibariyle sanığın anne ve babasının olaya ilişkin beyanları alınmadan, sanığın babası ... hakkında suç duyurusunda bulunulup dava açılarak ve her iki dava birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile hüküm kurulması, 2)Sanığın yargılama sırasında 15/12/2015 tarihli ifadesinde babası tarafından zararın bir miktarının ödendiğini beyan ettiği, Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin 14/11/2015 tarihli belgesinde zararın ödenmediğinin belirtildiği, bu evraktan sonra zarar miktarının giderilip giderilmediği müşteki kurumdan yeniden sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3)6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05/07/2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması, kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda KDV, ceza ve diğer bedeller olmadan net olarak hesaplama yapıldığı, ancak cezasız ve vergili gerçek zararın bilirkişiye hesaplattırılması gerektiği ve belirlenen miktar sanığa bildirilerek ödeme yaptığı taktirde hakkında düşme kararı verileceğine ilişkin sanığa bildirim yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 23/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.