10. Ceza Dairesi 2023/17634 E. , 2023/10711 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci
**10. Ceza Dairesi 2023/17634 E. , 2023/10711 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/161 Esas, 2020/1087 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 10.12.2020 tarihli ve 2020/3662 Esas, 2020/1087 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26/12/2022 tarihli ve 2021/3808 Esas, 2022/13908 Karar sayılı kararı ile; " 1- 01/06/2020 tarihli saat 19:30’da düzenlenen “olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı”na göre; sanık ...’in elinde tutmakta olduğu karton poşetler içerisindeki ayakkabı kutuları içerisinde her biri koli bantları ile bantlanmış kalıplar halinde uyuşturucu maddelerin olduğunun görüldüğü belirtilmiş ise de; tutanak tanığı Mehmet Ali Özer’in mahkemede alınan beyanında sanıkların yanlarında kolilerin olduğu, kolilerin yerde durduğu, Cumhuriyet savcısının sorusu üzerine poşetlerin yerde ve içlerinde yanlamasına duran ayakkabı kutularının bulunduğu, poşetlerin ağzının açık olduğu ve bu sebeple içinde madde bulunduğunun çıplak gözle görülebildiğini söylemesi karşısında, tutanak tanığı Mehmet Ali Özer’in usulünce mahkemede yeniden dinlenerek beyanları ile olay tutanağı arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2- 01/06/2020 tarihli, saat 19:30’da düzenlenen tutanakta imzası olan ve olayı bizzat gören diğer tutanak tanıklarının da duruşmaya usulüne uygun olarak çağrılıp, yöntemince bilgi ve görgülerine başvurularak varsa çelişkiler giderildikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA" ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2023 tarihli ve 2023/92 Esas, 2023/291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun sübutuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Arama kararının ve yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1. Aramanın hukuka aykırı şekilde yapıldığına, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; olay günü, ..., Semih ve Cevdet isimli üç erkek şahsın Kağıthane İlçesinde uyuşturucu madde ticareti yaptıkları, 34 DP plakalı rakam grubu bilinmeyen siyah renkli Renault Megane marka araçla uyuşturucu maddeleri Kağıthane İlçesi Seyrantepe Mahallesi Atatürk İlkokulu ve Seyrantepe Spor Tesisleri civarında saklayıp buradan piyasaya sürdükleri yönünde istihbari bilgi elde edildiği, bunun üzerine kollukça bahse konu yere gelindiğinde 34 DP 8634 plaka sayılı siyah renkli Renault Megane marka aracın Atatürk İlkokulu önü BİM Market karşısında park halinde olduğu, araç başında ihbarda bahsi geçen eşkal bilgilerine uyan sanık ile dava dışı sanıklar ... ve Cevdet isimli şahısların etrafı gözler vaziyette bulundukları, sonrasında ... ve Cevdet isimli şahısların uzaklaştığı esnada görevlilerce müdahale edildiği, bu sırada sanığın yanında yerde bulunan karton poşet içerisinde 14 paket halinde eroin ve sentetik kannabinoid ihtiva eden uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, ele geçen uyuşturucu maddelerin ekiplerce yapılan gözlem sırasında sanık ...'in elinde ve müdahale edildiği sırada da ise sanık ...'in yanında yerde bulunduğu, bozma sonrası tekrar dinlenen tutanak tanığı Mehmet Ali'nin bu hususu açıkladığı, gözlem sırasında uyuşturucu poşeti sanık ...'in elindeyse de operasyon sırasında poşetin yerde olduğu, nitekim dava dışı sanıklar Cevdet ve ... isimli şahısların da uyuşturucu maddelerin yerde olduğunu beyan ettikleri, tutanak tanığı Mehmet Ali'nin bozma öncesi anlatımında ve bozma sonrası beyanlarında ilk anlatımını doğrulayarak uyuşturucuların yerde ve poşet içerisinde olduğunu, poşetin ağzının açık bulunduğunu, poşet içindeki ayakkabı kutu kapağının aralık bulunması sebebiyle içindeki uyuşturucu maddeleri görebildiğini ifade ettiği, tutanakta da belirtildiği üzere doğal olarak yakalama esnasında direnen sanığa kelepçe takıldığı esnada uyuşturucu maddelerin içinde bulunduğu poşetin yerde ele geçirildiğinin kabulünün gerektiği, yerde ele geçirilen ve ağzı açık olan poşetin aranması için adli arama kararına gerek bulunmadığı, dolayısıyla aramanın hukuka uygun olduğu, ihbarın içeriği, alınan kriminal rapor, olay tutanağı, görüntü izleme tutanağı, dinlenen tutanak tanıkları beyanları, ele geçen uyuşturucu maddenin cinsi, miktarı, ele geçiriliş şekli ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kabul edilerek, suç konusunun önem ve değeri ile ele geçen uyuşturucu maddenin miktarına göre temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; İlk Derece Mahkemesinin, suçun sübutuna, arama kararında ve yapılan aramada bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun ve tam olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2023 tarihli ve 2023/92 Esas, 2023/291 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.