İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının fırın işletmecisi olduğunu, davacı ile davalı arasında "un" ürününe ilişkin satış sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmelere istinaden müvekkilinin davalıdan farklı miktarlarda toplam .. TL'lik un aldığını, müvekkilinin davalıya bu bed…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .. KARAR NO :.. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :.. ÜYE : .. ÜYE : .. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .. NUMARASI : .. DAVACI : .. VEKİLİ :.. DAVALI : .. VEKİLİ : AV.. DAVA : ALACAK İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının fırın işletmecisi olduğunu, davacı ile davalı arasında "un" ürününe ilişkin satış sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmelere istinaden müvekkilinin davalıdan farklı miktarlarda toplam .. TL'lik un aldığını, müvekkilinin davalıya bu bedel ile birlikte .. TL de fazladan olmak üzere toplam .. TL ödeme yaptığını, davalının kötüniyetli olarak bedeli ödenen faturaları .. İcra Dairesinin .. Esas sayılı dosyasıyla takibe koyduğunu, bu borca karşılık müvekkilinin davalıya ..plakalı araçlarını verdiğini, bu devirle birlikte söz konusu icra dosyasının tahsil edildiği bildirilerek davalı tarafından icra dosyasına haricen tahsil bildiriminde bulunulduğunu, icra tehdidi ve zorunluluktan dolayı müvekkilinin haksız olan bu borcu ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı araçların rayiç bedellerinin ve fazladan ödemiş olduğu paranın ticari faiziyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının iş bu davasının İİK'nın 72/7. maddesine göre bir sene içinde açılması gerekirken bu süreler geçtikten sonra açılan davada zamanaşımına uğrayan alacakların ve hak düşürücü süreye maruz taleplerin reddi gerektiğini, davacı tarafından açıkça .. TL fazla ödeme yapıldığını iddia ederken davayı .. TL üzerinden kısmi olarak açmasının hukuka aykırı olup, bu yönüyle de davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin birçok nedenle davacıdan alacağı bulunduğunu, davacı tarafından gönderilen paraların müvekkiline olan borcuna karşılık yaptığı ödemeler olduğunu, borcun icra takibi açıldıktan sonra icra takibi devam ederken ve cebri icra tehdidi altında ödenmesi gerektiğini, bahse konu araç devirleri dosya kapandıktan sonra yapılmış olduğundan dava şartının oluşmadığını, davacının davasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. DAİREMİZİN KARARI: Dairemizin..tarihli kararıyla; "İstirdat davası; bir kişinin borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı paranın iadesi için açtığı davadır. Sebepsiz zenginleşme davası ise; hukuka uygun sebebi olmadan bir tarafın diğer taraf aleyhine mal varlığındaki artışı ifade eder. Davacı yanca hesaplardaki karışıklık ve işletmedeki olağanüstü durumlar sebebiyle davalıya fazladan yapılan ödemelerin iadesi kapsamında dava açılmıştır. Bu halde eldeki dava hukuki niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davasıdır, kaldı ki dava dilekçesinde davacı yan bu hukuki sebebe dayandığını açıkça bildirmektedir. Sebepsiz zenginleşme davalarında hak düşürücü süre değil zamanaşımı söz konusudur. BK 82. Maddeye göre; hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren on yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar. Bu halde somut davada davacının sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak talebi zamanaşımına uğramamıştır. Bu halde mahkemece yapılması gereken işin esasına girip sonuca göre karar vermek iken yazılı şekilde davanın reddi yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır. Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan işlemlerin yapılmamış olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." KALDIRMA SONRASI YEREL MAHKEME KARARI: Mahkemece, her ne kadar davacı tarafça "icra tehdidi altında" devredildiği ileri sürülen araçların rayiç bedellerinin ticari faizi ile birlikte sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan iadesi isteminde bulunulmuş ise de, bu istemlerin sebepsiz zenginleşme davasına konu edilemeyeceği, . sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesinin 7 nci fıkrasında belirtilen sürenin "hak düşürücü" süre olduğu, bu nedenle icra takip dosyasına konu edilen;.. TL tutarlı ve .. tarih .. TL tutarlı faturalardan dolayı icra takip dosyasına yatan tahsil harcını.. tarihi olması nazara alınarak.. istirdat isteminin en geç.. tarihinde dermeyan edilmesi gerektiği, somut olayda davacı tarafça .. tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu ve arabuluculuk süresinin.. tarihinde bittiği, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16 ncı maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen sürenin, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağı, bu norm uyarınca hak düşürücü sürenin .. tarihinde sona ereceği, ancak davacı tarafça istemin.. tarihinde ikame edilen eldeki dava ile ileri sürüldüğü, bu halde istemin hak düşürücü süre içinde dermeyan edilmediği, davanın tavsifinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33 üncü maddesi uyarınca mahkemeye ait olduğu, davacının isteminin "sebepsiz zenginleşmeye" dayandırmasının da davanın niteliğini değiştirmeyeceği, bu halde .. İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı icra takip dosyasına .. tarihli "Sözleşme" başlıklı belge uyarınca yapıldığı ileri sürülen .. plaka sayılı araçların devrine yönelik istemlerin ve takibe dayanak ... tutarlı faturalardan kaynaklanan istemlerin hak düşürücü süre içinde dermeyan edilmediği, bundan başka her ne kadar davacı tarafça .. yılı içinde davalıya icra takip dosyasına konu faturalardan başka .. TL tutarında fazladan ödeme yapıldığı ileri sürülmüş ise de, davacının bu iddiasını .. yılında davalıya yapılan çeşitli tarih ve tutarlardaki "EFT" ödemesine dayandırdığı, "EFT'nin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 555 ve devamı maddelerinde düzenlenen havale niteliğinde olduğu, davacı tarafça yapılan havalelerde herhangi bir açıklamanın bulunmadığı bu halde yapılan havalelerin mevcut bir borcun ödemesine ilişkin olduğu yolunda yasal bir karinenin mevcut olduğu, somut olayda iddia ve savunma tahtında toplanan delillerden yasal karinenin aksi yönde bir delillin mevcut olmadığı ve ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, her ne kadar davacı tarafça bu havaleler nedeniyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı bir alacak istemi ileri sürülmüş ise de; davacı ile davalı arasında "açık hesap" ilişkine konu edilen çeşitli tarihli ve tutarlı satış sözleşmelerinin havale ve defter kayıtları ile sabit olduğundan davacı tarafça mevcut bir borcun bulunduğu yolundaki karine uyarınca "iddia edilen sözleşme tahtında alacak/tazminat talep edilmesi gerektiği", sebepsiz zenginleşmenin tali nitelikteki bir istem olduğu ve mevcut sözleşme ilişkisi vaki ise sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan istemin ileri sürülemeyeceğ.., somut olayda davacı tarafa hangi sözleşmeden dolayı ne miktarda alacak/tazminat talep edildiğine ilişkin iddianın ispata elverişli şekilde somutlaştırılmadığı ve usulüne uygun şekilde ikame edilen deliller ile ispat edilemediği gibi davacı tarafça tek tek yapılan havale işlemlerine konu satış sözleşmeleri nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 inci maddesinde düzenlenen birlikte ifa kuralının aksine sözleşmeye konu ürünlerin teslim edilmediği yolundaki iddianın ispatı için de herhangi bir delilin ibraz edilmediği, tarafların ticari kayıt ve defterleri birbirini ile çelişik olduğundan davacının iddiasını ispata yeterli olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 üncü maddesi uyarınca iddianın tanık delili ile ispatına imkan bulunmadığı ve davacı tarafça dayanılan yemin delilinin mahkememizce hatırlatılmasına rağmen verilen kesin süre içinde ikame edilmediği, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, dava, İİK m.72/7 anlamında istirdat değil, doğrudan TBK m.77 vd. kapsamında genel sebepsiz zenginleşme davası olduğunu, yerel mahkemenin davayı istirdat olarak nitelendirmesi, yanlış hukuki tavsif niteliğinde olduğunu, yerel mahkemece, bu içtihatları somut olaya uygun olmayan şekilde genişletici yorumla uygulamış olduğunu, yerel mahkemece bilirkişi raporuyla ortaya konulan fazla ödeme olgusunu ve araçların rayiç bedeline ilişkin talebin esasını tartışmaksızın, yalnızca “açıklamasız ..” gibi soyut bir gerekçeyle sonuca gittiğini, bu yaklaşımın, tarafların ileri sürdüğü temel iddiaların ve belirleyici delillerin değerlendirilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkını zedelemekte olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır. Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..Karar sayılı ilamıyla, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Davacı davalıdan farklı miktarlarda toplam .. TL'lik un aldığını, davalıya bu bedel ile birlikte .. TL de fazladan olmak üzere toplam .. TL ödeme yaptığını, davalının kötüniyetli olarak bedeli ödenen faturaları .. İcra Dairesinin .. Esas sayılı dosyasıyla takibe koyduğunu, bu borca karşılık davacının davalıya icra tehditi altında.. plakalı araçlarını verdiğini belirterek icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı araçların rayiç bedellerinin ve fazladan ödemiş olduğu paranın ticari faiziyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı yanca hesaplardaki karışıklık ve işletmedeki olağanüstü durumlar sebebiyle davalıya fazladan yapılan ödemelerin iadesi kapsamında dava açılmıştır. Bu halde eldeki dava hukuki niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davasıdır, kaldı ki dava dilekçesinde davacı yan bu hukuki sebebe dayandığını açıkça bildirmektedir. Sebepsiz zenginleşme davalarında hak düşürücü süre değil zamanaşımı söz konusudur. BK 82. Maddeye göre; hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren on yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar. Bu halde somut davada davacının sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak talebi zamanaşımına uğramamıştır. Dairemizin kaldırma kararında da davanın sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacak davası olduğu belirtilmesine rağmen Mahkemece davanın istirdat davası olarak nitelendirilmek suretiyle istirdat davası açmak için bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu yönünde değerlendirme yapılması doğru görülmemiştir. Tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, icra takibine konu .. adet faturanın her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı . . . yılı ticari defterlerine göre .. tarihi itibarıyla davalıya .. TL borçlu göründüğü, davacıya ait . . kayıtları incelendiğinde davacının davalıya.. TL para transferi yapmış olduğu, davalıya yapılan para tranferlerinin davalı adına takip edilen cari muhasebe kayıtlarına kaydedilmediği, davacının banka kayıtlarına göre davacının davalıya .. TL fazladan ödeme yapmış olabileceğinin tespit edildiği, davalının incelenen ticari defter kayıtlarına göre icra takibine konu faturaların tamamının davacıdan tahsil edildiğine dair muhasebe hesap kayıtlarına yer verildiği tespit edilmiştir. Davacı tarafça ibraz edilen.. tarihli "Sözleşme" başlıklı belgenin incelenmesinde; sözleşmede... . imzalarının bulunduğu, sözleşmede;.. plakası mersedes marka araç ... . Mamullerine olan .. TL un borcundan dolayı açılan ... İcra Müdürlüğünde açılan .. esas numaralı icra dosyasından dolayı devredilmiştir. Ayrıca..plakalı ford transit marka araç .. tarihinde devredilecektir. Bu araçlar .. kadar borç ödendiğinde araçlar iade edilecektir. Bu nedenle ayrıca .. TL senet İ.. alınmıştır. Araç devredildiğinde iade edilecektir." ifadelerinin bulunduğu görülmektedir. Sözleşmeye konu ..plaka sayılı aracın, noter satış sözleşmesi incelendiğinde aracın .. TL bedelle davacı tarafından .. satıldığı görülmektedir. Sözleşmeye konu .. plaka sayılı aracın, noter satış sözleşmesi incelendiğinde . TL bedelle davacı tarafından..satıldığı görülmektedir. .. tarihli sözleşme başlıklı belgede belirtilen ..adet aracın borç ödendiğinde iade edileceği belirtilmiştir. Davacı davalıya olan borcunu ödediğini belirterek, ödemeye ilişkin banka kayıtlarını sunmuştur. Dava konusu icra takibinin dayanağı faturaların tanzim tarihinden sonra banka havalesi yoluyla davacı tarafça davalıya yapılan ödemeler söz konusu faturalara dayalı borca yönelik ödemeler olduğuna karine teşkil ettiğinden davalının bu karinenin aksini ispatla yükümlüdür. Davalı tarafça bu karinenin aksini ispat edilememesi halinde, faturanın tanzim tarihinden sonra yapılan ödemelerin faturaya mahsuben yapıldığının kabulü gerekeceğinden davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemleri değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun 353/1-a/6.maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır. Bu itibarla, mahkemece yukarıda anılan hususlara ilişkin delil toplanmadan, inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verilmesi nedeniyle, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-.. Asliye Ticaret Mahkemesinin .. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın yukarıda işaret edilen hususlarda işlem yapılmak üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcı .. TL'nin ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine, 5-İstinaf sair masraflarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına, 6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 13/05/2026 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır Katip NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."