7. Hukuk Dairesi 2023/4752 E. , 2023/5788 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/284 E., 2023/228 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili
**7. Hukuk Dairesi 2023/4752 E. , 2023/5788 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/284 E., 2023/228 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacılara ait 398 ada 83 parsele davalı tarafça su deposu yapılmak ve gelir elde edilmek suretiyle 10 yıldır el atıldığını, ihtara rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı defiyle birlikte kamulaştırmaya ilişkin işlerin usulüne uygun yürütüldüğünü, kötü niyetli olunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, 18.127,30 TL’nin dava tarihi olan 11.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle, dava konusu taşınmaz üzerindeki su depolarının davalı tarafından yapıldığı tarafların kabulünde olmakla Mahkemece davalının işgalinden önceki taşınmaz durumu gözetilerek, dava konusu taşınmaz tapuda tarla vasfında olduğundan ve taraflar arasında görülmüş ve kesinleşmiş olan Seferihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/342 Esas ve 2016/150 Karar sayılı kamulaştırma bedel tespit davasında alınan 08.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda taşınmaz tarım arazisi olarak değerlendirildiğinden taşınmaz için ürün gelir yöntemi ile hesaplama yapılması gerekirken Mahkemece hükme esas alınan 24.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın tarla vasfında olduğu, üzerinde ekili ... ürün bulunmadığı, ... yıllardır ... işlemesi yapılmadığı, bu nedenle taşınmazda yabani otların bulunduğu, arazinin sığ ... derinliğine sahip olması nedeniyle pulluk derinliğinde ... katmanı bulunmadığı, tarımsal mekanizasyonun mümkün olmadığı taşınmazda su kaynağı da bulunmadığı, bu nedenlerden dolayı zirai faaliyetin mümkün olmadığı, başka amaçla kullanılabilmesinin mümkün olduğu belirtilerek satışa çıkarılmış benzer taşınmazların, büyüklük, imar, konum, görülebilirlik, alt yapı imkanları gibi kriterler değerlendirilerek ... piyasa alım satım rayiçleri de göz önüne alınarak su deposu ve müştemilatı denilmek suretiyle kira gelir yöntemi ile hesaplama yapılmasının doğru olmadığı; kabule göre de bilirkişi raporunda; söz konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle kira getirisinin 0,30 TL m2/ay olabileceği belirlenmiş olup geriye doğru hesaplama yapılmışsa da öncelikle ilk dönem olan 2010 yılı rayiç bedel belirlenip sonraki ilerleyen yıllara ÜFE artış oranı yansıtılarak ecrimisil belirlenmesi yapılması gerekirken davanın açıldığı 2015 yılı belirlenerek tam tersi yol izlenmek suretiyle hesaplama yapılmasının da doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 15.03.2023 tarihli ve 2021/284 Esas, 2023/228 sayılı Kararıyla; dava konusu taşınmaz üzerinde su deposu ve buna ait müştemilatın bulunduğunun görüldüğü, davalı tarafın zamanaşımı def’inde bulunması sebebiyle bilirkişilerden dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisilin hesaplanmasının istendiği, Mahkemenin 2015/342 Esas sayılı dosyasında yapılan incelemede, davalı tarafından 398 ada, 83 parsel için 14.10.2015 tarihinde kamulaştırma davasının açıldığı, kamulaştırma davasının bu davadan sonra açıldığı, davacı yanın ecrimisilin faiz başlangıç tarihini dava tarihi olarak talep ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın tarımsal ... olarak kullanılamayacağının belirlendiğini, ecrimisilin düşük hesaplandığını, hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen ... bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 ... ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). 2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. 3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır. 4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir. 5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, ... veya eksik tarafları belirlenmelidir. 6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle ... şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve ... özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.