7. Hukuk Dairesi 2010/623 E. , 2010/591 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 119 ada 12 parsel sayılı 2.712794,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera tahsis kaydına dayanılarak mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edil
**7. Hukuk Dairesi 2010/623 E. , 2010/591 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 119 ada 12 parsel sayılı 2.712794,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera tahsis kaydına dayanılarak mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları, adlarına tespit edilen ve dava konusu olmayan 119 ada 61 parsel sayılı 557,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaza revizyon gören tapu kaydına göre eksik tespit edilen 4442,82 m2 yüzölçümündeki kesiminin 119 ada 12 sayılı parselden tamamlanması istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, fen bilirkişisi ...’un 26.09.2008 tarihli raporu ekindeki haritada (B) harfiyle gösterilen 4442,81 m2 yüzölçümündeki bölümün ifrazen 119 ada 61 parsel sayılı taşınmaza ilave olunarak 5000 m2 yüzölçümü ile davacılar adına tapuya tesciline, 119 ada 12 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan 2708351,28 m2 yüzölçümü ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar kesin hükme dayanmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın dayanılan Yunak Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.5.1987 tarih 1980/131-1987/104 E.K. sayılı kesin hükmü kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Dava konusu taşınmazın dayanılan kesin hükmün kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Öte yandan aynı taşınmaz yada taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten bu hukuksal olgu sağlıklı sonuca varmanın temel koşullarındandır. Mahkemece bu hukuksal olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne varki, 119 ada 61 parsel sayılı taşınmaz dava konusu olmadığı halde taraflar hakkında kesin hüküm oluşturacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin tümü hüküm yerinden çıkarılarak yerine “dava konusu 119 ada 12 parsel sayılı taşınmazın haritasında (B) harfi ile gösterilen 4442,81 m² yüzölçümündeki bölümünün davacılar ... kızı ... ve ... çocukları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına verasette iştirak halinde 119 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya tesciline, dava konusu olmadığı anlaşılan 119 ada 61 parsel sayılı taşınmazın olağan usullerle kadastro işleminin tamamlanması için kütükler devredilmiş ise Tapu Sicil Müdürlüğü’ne, devredilmemiş ise Kadastro Müdürlüğü’ne iadesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 12.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.