12. Hukuk Dairesi 2025/4780 E. , 2026/293 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ile davalı ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünü…
12. Hukuk Dairesi 2025/4780 E. , 2026/293 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ile davalı ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; temlik eden ... Bankası A.Ş. ile davalı borçlu ... arasında düzenlenen kredi sözleşmesi borcunun ödenmemesi nedeniyle aleyhinde icra takibi yapıldığını, borçlu davalı ...'ın adına kayıtlı gayrimenkulleri düşük bedeller ile diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline cebri icra yolu ile İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2017/12186 Esas sayılı dosyasına konu alacağı karşılayacak miktarda haciz ve satış yetkisi verilmesine, dava konusu 391 parselin elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değerinin tespiti ile devir tarihinden itibaren yürütülecek faizi ile birlikte davacı şirketin alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne, ... ilçesi ... Köyü 77... Parsel sayılı taşınmazların, davalı ... ile Davalı ... arasındaki 10.08.20 16... yevmiye sayılı ve davalı ... ile davalı ... arasındaki 06.09.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı satışlarına ilişkin tasarruf işlemlerinin, İstanbul 28.İcra Müdürlüğünün 2017/12186 Esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde davacı yönünden iptaline, davacıya icra dosyasındaki (Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) alacak ve ferilerinin tahsili için, dava konusu taşınmaz üzerinde cebri icra yoluyla haciz ve satış isteme yetkisinin tanınmasına, dava konusu 391 parsel için ise kamulaştırma sonucu 8 18... parsel olarak ifraz edilmesi sebebiyle 819 parselle ilgili talebin kamulaştırma şerhi nedeniyle reddine, 818 parselle ilgili davalılar ... ve ...'ın taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri olan 63.734,44 TL tazminatın (alacak, faiz ve ferilerinden fazla olmamak üzere) alacaklıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; davalı borçlu ...'ın 2009 yılında düzenlenen kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle yapılan takibin kesinleştiği, borcun doğumundan sonra borçlu tarafından 77... parselin 10.08.2016 tarihinde aynı günlü resmi satış senedi ve düşük satış bedeli ile devralan davalı ...'in birkaç ay sonra borçlu ...'ın kızı davalı ...'a taşınmazların devri sırasında tapuda gösterilen satış bedelleri ile taşınmazların gerçek değerleri arasında fahiş fark olduğu, borçlunun alacaklılarından mal kaçırma amacıyla devir yapıldığı ve davalı ...'nın taşınmaz devirlerinin alacaklılardan mal kaçırma kastıyla yapıldığını bilebilecek durumda olduğu kanaatiyle bu parseller yönünden davanın kabulüne ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı ... vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı, dava konusu 391 parselin aynı 10.08.2016 tarihinde davalı ...'a, onun tarafından da 16.08.2016 tarihinde dava dışı ...'ye ve devamında 30.09.2016'da İbrahim Hocaoğlu'na satışı nedeniyle kısa sürelerle zincirleme şekilde üç kez el değiştirdiğinden, ifrazen 818 parsel olarak temlik tarihindeki değeri dikkate alınarak, bu değerden taşınmazı devreden ... ve ...'ın İİK'nın 283/2. hükmü gereği tazminat sorumluluğuna karar verilemeyeceği, haciz tutanağının 03.10.2019 tarihinde düzenlenmesine göre İİK'nın 278. maddesinde belirlenen iki yıllık sürenin aşıldığı, İİK'nın 280/1 maddesi gereğince davalı ...'ın davalı borçlunun mali durumunu bildiği/bilmesi gerektiği hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşıldığından, davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile dava konusu 391 (ifrazen 818) parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, hükmün bu şekli ile düzeltilmesine karar verilmiş, karar ilamı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere toplanan delillere, dava konusu 391 parsel yönünden İİK 278/2 de mevcut şartların bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ise aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2- Davalı ... vekillinin temyiz dilekçesi incelenmiştir. İİK’nın 278/3-2 maddesinde “Mütat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemeyeceği” belirtilmiştir. İİK'nın 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hüküm altına alınmıştır. İİK'nın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü veya ondan sonraki kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkardığı tarihteki gerçek değeridir. Somut olayda; davalı borçluya ait bilinen adreste tutulan 03.10.2019 tarihli haciz tutanağının İİK’nın 105.madde kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu, iptali istenilen Çanakkale ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 77 parsel sayılı taşınmazı 10.08.2016 tarihinde 9.850,00 TL bedelle ve 610 parsel sayılı taşınmazı da 10.08.2016 tarihinde 6000,00 TL bedelle davalı ...'e, ondan da 06.09.2016 tarihinde davalı borçlunun kızı ...'a devredildiği anlaşılmıştır. Davalı ...'e yapılan tasarruflar incelendiğinde; dava konusu gayrimenkullerden 77 parselin 10.08.2016 tarihindeki gerçek değerinin, üzerindeki kargir ev ile birlikte 126.419,18 TL olduğu, 610 parselin ise tasarruf tarihindeki gerçek değerinin, 44.522,21 TL olmasına, temyize konu edilen dava konusu 77... parsel yönünden tapudaki devir bedelleri ile tasarruf tarihindeki gerçek değerleri arasında misli aşan farkın olduğu anlaşılmışsa da 03.10.2019 tarihli haciz tutanağı tarihi dikkate alındığında, kanunda aranan 2 yıllık süre şartının geçtiği bu sebeple İİK 278/2 e göre iptale karar verilemeyeceği, davalı 4. kişi her ne kadar davalı borçlunun kızı olup, davalı borçlunun durumunu bilen kişi olsa da davalı 3. kişi olan ...'in İİK 280/1 gereğince de davalı borçlunun durumunu bilen kişi olduğunun davacı tarafından somut deliller ile de ispat edilememiş olmasına, sorumluluk silsilesinin de kesilmiş olmasına göre 77... parsel yönünden temyize gelen ... yönünden davanın reddine, yukarıda açıklandığı üzere temyize gelmeyen davalı ... yönünden ise İİK’nın 283/II maddesine göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.