T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2023/1185 Esas KARAR NO : 2026/90 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/623 Esas - 2023/343 Karar TARİH: 13/04/2023 DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ: 22/01/2026 İlk derece Ma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2023/1185 Esas KARAR NO : 2026/90 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/623 Esas - 2023/343 Karar TARİH: 13/04/2023 DAVA:Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ: 22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı .... Şti.'nin müvekkili banka ..Şubesi ile Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzaladığı, davalı ...’nın da bu krediye müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, söz konusu kredinin ticari bir kredi olup kefilin borçla birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla borcun ifasını yüklendiği, bu kredi sözleşmesinden doğan borcun verilen süreler içinde ödenmemiş olması nedeniyle davalıya Sultanbeyli ... Noterliğinin 17.01.2019 tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnameye karşı herhangi bir ödeme de yapılmadığı, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemiş olması nedeniyle davalı borçlular hakkında İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığı, dosya incelemeleri sırasında davalı borçlunun borca, faize ve tüm fer 'ilerine itirazda bulunduğunun tespit edildiği, borçlunun itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğe çıkarılmadığı, borçlunun yapmış olduğu itirazlar nedeniyle icra takibinin durduğu, davalıların itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğu, davalılar aleyhine yapılan icra takibinin kredi sözleşmesi, banka kayıtları ve hesap kesim ihtarına dayalı olarak yapıldığı, hesap kesim ihtarının davalıya tebliğ edilmiş sayıldığından davalının temerrüde düşürüldüğü, davalıların borçlu olduğunun müvekkil banka kayıtlarında açıkça görüldüğü, sözleşmeye göre banka kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğu, davalılar borcun fer 'ilerine itiraz etmişlerse de sözleşme hükümlerince tespit edilen faiz oranları üzerinden takibe geçildiği, davalıların hesap kat ihtarıyla temerrüde düşürülmüş olduğundan davalıların ihtarnamenin tebliğinden sonraki dönemde işlemiş bulunan temerrüt faizinden sorumlu olduğunu, borca, faize ve tüm ferilerine yapılan itirazın iptaline, %20‘den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İtirazın iptali davasının 1 yıl içerisinde açılması gereken bir dava olduğu, her ne kadar davacı taraf rutin incelemeyle davalı müvekkilinin icra takibine itirazını öğrendiklerini ve bu sebeple de 2 yıl 9 ay sonra itirazın iptali davası açtıklarını ifade etmişse de bu iddianın kabulünün mümkün olmadığı davanın süreden reddini talep ettikleri, dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan da davanın reddinin gerektiği, davanın dayanağı olan icra dosyasında müvekkilinin imzası olan hiçbir evrakın bulunmadığı, dava dilekçesinde de bu minvalde bir evrak sunulmadığı, bu aşamadan sonra sunulacak delillere muvafakatlerinin olmadığı, aksi durum söz konusu olsa bile neye istinaden müvekkilinin borç yüklenmeye çalışıldığını bilmediklerinden imza itirazında bulunduklarını, sunulacak/celp edilecek evraklarda müvekkilinin borçlandırılmaya çalışıldığı imza incelemesi yaptırılması hakkını saklı tuttukları, her ne kadar dava dilekçesinde müvekkilin temerrüde düşmüş olduğundan bahsedilmişse de müvekkiline yönelik bir temerrüt durumunun söz konusu olmadığı, dava dilekçesiyle 123.306,40 TL'lik harca esas değerli olarak dava açıldığı, fakat müvekkilinin icra dosyasına itirazında dile getirmiş olduğu üzere davacı tarafça müvekkiline 17.01.2019 tarihinde Sultanbeyli .... Noterliğinden ... yevmiye numarasıyla keşide edilen ihtarnameyle müvekkili ...’nın 20.000,00 TL 'den sorumlu olduğunun belirtildiği, bu ihtarnamenin davacı tarafın alacak iddiası yönünden resmi evrak/kesin delil olduğu, 20.000,00 TL borcu da kabul etmedikleri, ama aksi düşünülecek olsa bile, davacı tarafın talep edebileceği miktarın ihtarnamede yazılı ikrarlarında olan miktar gereğince en fazla 20.000,00 TL olabileceği, bu haliyle de davanın en azından bu haliyle kısmi olarak reddinin gerektiği, her ne kadar dava dilekçesinde müvekkilinin .... Şti.'nin borcuna kefil olduğu dile getirilmişse de müvekkilinin bu firma ile ilgisinin olmadığı, müvekkilinin bu firmanın eski unvanlı halinin ortağı olup hissesini çok önceden devrettiği, müvekkilinin hisse devrinin dışında firmanın unvan da değiştirdiği, icra takibinin de unvan değişikliğinden sonra yapıldığı, bu hususların Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilecek evraklarda da görüleceği, tüm bu hususlarında da gösterdiği üzere davacı tarafın davasında ve tüm taleplerinde haksız olduğundan bahisle usul ve yasaya uyarlı olmayan davanın usulden ve esastan reddini, davacının kötü niyeti nedeniyle dava değeri olan 123.306,40 TL üzerinden, en olumsuz haliyle ise, 103.306,40 TL üzerinden % 20 den aşağı olmamak kaydıyla icra tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 13/04/2023 tarih ve 2021/623 Esas - 2023/343 Karar sayılı kararında; " Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacının dava dışı asıl borçlu .... Şti. ile akdetmiş olduğu kredi sözleşmesinin kefili olarak sözleşmeye imza koyan davalı ... aleyhinde yapılan takibe itiraz neticesinde duran takibi harekete geçirmek için eldeki somut itirazın iptali davasını açtığı, davanın süresinde olduğu, bu nedenle mahkememizce uyuşmazlığın esasının incelendiği, dosyaya konu ihtilafın çözümü özel bilgi, beceri ve uzmanlık gerektirmekle dosya kapsamında bankacı bilirkişiden rapor alındığı, mahkememizce aldırılan 07/02/2023 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun bulunmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, bu kapsamda davacı bankaca ile dava dışı asıl borçlu .... Şti. ile arasında18.08.2014 tarih ve 20.000,00 TL tutarlı, 19.08.2015 tarihli 250.000,00 TL tutarlı ve 14.03.2017 tarihli 250.000,00 TL tutarlı Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığının ihtilafsız olduğu, bu üç krediden sadece 18/08/2014 tarihli ve 20.000,00-TL bedelli kredide davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, 19.08.2015 tarihli 250.000,00 TL tutarlı ve 14.03.2017 tarihli 250.000,00 TL tutarlı Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmelerinde davalının imzasının bulunmadığı, yapılan incelemede davacı tarafında takibe ve davaya konu edilen taksitli ticari kredi ve borçlu cari hesap kredisinin açıldığı tarihler baz alındığında bu kredilerin davalının imzası bulunmayan 19.08.2015 tarihli 250.000,00 TL tutarlı ve 14.03.2017 tarihli 250.000,00 TL tutarlı Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmelerine dayanarak bu sözleşmeler kapsamında açıldığının sabit olduğu, dolayısı ile davalının kefil sıfatı ile imzası olmayan sözleşmeler çerçevesinde açılan kredilerden dolayı mesul olmayacağı, davalının bu kredilerden dolayı kefil sıfatıyla sorumluluğunun doğmayacağı mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın ıslahla daraltılan cari dava değeri olan 52.052-TL üzerinden esastan ,talebin daraltılması kısmi feragat hükmünde olmakla bakiye 71.254,40-TL'lik kısmı yönünden ise kısmi feragat sebebiyle reddine karar verilmiş, davacının kötüniyeti dosya kapsamından ispat olunamamakla kötüniyet tazminatı talebi de reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir."gerekçesi ile, ''1-Açılan davanın ıslahla daraltılan dava değeri olan 52.052-TL üzerinden esastan REDDİNE, 2-Talebin daraltılması kısmi feragat hükmünde olmakla davanın bakiye 71.254,40-TL'lik kısmı yönünden kısmi feragat sebebiyle REDDİNE 3-Davacının takipte kötü niyeti ispat edilememekle; kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından dava dışı borçlu .... Şti. ile kullandırılacak krediler ile ilgili olarak 18.08.2014 tarih ve 20.000 TL,19.08.2015 tarih ve 250.000 TL,14.03.2017 tarih ve 250.000 TL tutarlı Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi sözleşmeleri imzalandığını; 18.08.2014 tarih ve 20.000 TL tutarlı sözleşmede asıl borçlu firma dışında dava dışı ...'nın yanı sıra davalı..nında 20.000 TL limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğunu; ayrıca el yazı ile de isim, tutar, tarih, adres ve kefalet tutarı da yazılmak suretiyle imzalandığını, Müvekkili banka tarafından bir kredi kullandırılırken kredi kullandırılacak şahıs veya şirketin vermiş olduğu tüm kefalet ve teminatların bir bütün olarak dikkate alınarak kredi kullandırılmakta olduğunu ve kredinin bu şekilde onaylandığını, dosyada da her ne kadar 18.08.2014 tarihli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesin'den sonra başkaca Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi alınmışsa da müvekkili banka tarafından imzalanan her 3 sözleşme ve her 3 sözleşmedeki kefaletler birlikte değerlendirilerek kredi kullandırıldığını, ayrıca davalı tarafından müvekkili bankaya şirket hisselerini devir ettiğine, 18.08.2014 tarihli ve 20.000 TL tutarındaki kefaletinden ibra edilmek istendiğine ve bundan sonra kullandırılacak kredilerde kefaletinin dikkate alınmamasına dair basiretli bir şahsın yapacağı şekilde herhangi bir bilgi verilmediği gibi böyle bir talepte de bulunulmadığını; bu nedenle davalının kefaleti geçerli olup 20.000 TL anapara ve 20.000 TL için işleyecek faiz ve diğer tüm feriler toplam 52.352,33 TL den sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davanın 52.352,33 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, Yukarıda belirtilen sebeple ve HMK m. 355 hükmü gereğince re’sen gözetilecek nedenlerle istinaf incelemesi yapılarak mahkeme kararının ‘kaldırılmasını’ ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda ‘davanın kabulüne’ karar verilmesini isteme zaruretinin hasıl olduğunu, İleri sürerek, yukarıda ve yerel mahkeme dosyasında arz ve izah edilen ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle istinaf ve tehiri icra taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davacı müvekkili aleyhine olan kısımlarının kaldırılmasına, lehe olan kısımların onanmasına ve yeniden yargılama yapılarak taleplerimiz doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi ve kefalet sözleşmesinden doğduğu iddia olunan kredi alacağın davalıdan müteselsil kefil sıfatıyla tahsilini teminen başlatılan ilamsız takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın 71.254,40-TL'lik kısım yönünden kısmi feragat sebebiyle reddine, ıslahla daraltılan dava değeri olan 52.052,00-TL'lik kısım yönünden esastan reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından karar karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, ileri sürülen istinaf sebebi davanın ıslahla daraltılan 52.052,00-TL'lik kısım yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği, her ne kadar davalının 18/08/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi dışındaki sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatı ile imzası mevcut değil ise de, asıl borçluya kullandırılan kredilen tüm genel kredi sözleşmeleri ve teminatlar dikkate alınarak kullandırıldığı yönündedir. Dosya içeriği belgelere göre; davacı tarafından dava konusu takibe dayanak kredi kalemlerinin ...nolu 25.000,00-TL tutarlı taksitli ticari taşıt kredisi ile ... nolu toplam 102.000,00-TL tutarlı borçlu cari hesap kredisi olduğu, anılan kredilerden taksitli ticari taşıt kredisinin 24/03/2014 tarihinde, borçlu cari hesap kredisinin ise 01/12/2017 ve 07/12/2017 tarihlerinde kullandırıldıkları hususlarında ihtilaf bulunmadığı, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere dava dışı kredi lehdarı şirket ile davacı arasında18/08/2014 tarihli ve 20.000,00 TL limitli, 19/08/2015 tarihli, 250.000,00 TL limitli ve 14/03/2017 tarihli 250.000,00 TL limitli üç ayrı genel kredi sözleşmesi bağıtlanmış olup, davalının yalnızca 18/08/2014 tarihli sözleşmede 20.000,00-TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, dava dışı kredi lehdarına kullandırılan kredilerin kullandırım tarihleri itibariyle davalının kefili olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında olmadıkları, davalının kefili olmadığı genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak kullandırılan kredilerden müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunmayacağı (bkz Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2020/2515 esas, 2020/4224 karar sayılı ilamı), buna göre mahkemece davanın ıslahla daraltılan kısım üzerinden esastan reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.