T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2198 - 2025/2478 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2198 KARAR NO : 2025/2478 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2022 NUMARASI : 2019/368 E. - 2022/139 K. DAVANIN KONUSU : YİDK kararı iptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemes…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2198 - 2025/2478 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2198 KARAR NO : 2025/2478 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2022 NUMARASI : 2019/368 E. - 2022/139 K. DAVANIN KONUSU : YİDK kararı iptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/05/2022 tarih ve 2019/368 E. - 2022/139 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "... ..." ibareli markalarının yapıştırıcılar üzerinde yoğunlukla tercih edildiğini, müvekkilinin 2014/56490 sayı ile marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin adına tescilli 86913 sayılı "..." ibareli markasını mesnet tutarak yaptığı itiraz üzerine, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından "..." ibaresinin ayırt edici karakteri de dikkate alındığında markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiğini, ancak söz konusu karara dosyalanan itiraz sonucunda YİDK tarafından yapılan inceleme sonucunda markaların benzer oldukları ve aynı/aynı tür malları kapsadıklarına karar verildiğini ve müvekkilinin başvurusunun reddine karar verildiğini, oysa taraf markalarının benzer olmadığını, markaların karıştırılmayacağını, müvekkilinin müktesep hakka sahip olduğunu ileri sürerek 2016-M-2856 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "... ...+şekil" ibareli başvuru markası ile davalının "..." ibareli tescilli markası arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama düzeydeki tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru markasında esas olan ibarenin ... ... şeklinde ön plana çıktığı, ... ibaresinin küçük punto ile tali unsur olarak yer aldığı görüldüğü, nitekim bilirkişi heyet raporunda da, karşılaştırılan işaretlerde ortak olan “...” ibaresinin, uyuşmazlık konusu olan emtia yönünden markasal hüviyette somut ayırt ediciliği çok düşük/zayıf bir ibare olduğu, davalıların “...” ibaresine markasal anlamda korunması gereken ilave bir ekonomik değer kattığının yeterli nitelikte/nicelikte/içerikte delil ile ispat edilemediği, şeklinde ifade edildiği, davacı başvurusu ile davalı markası arasında benzerlik bulunmadığından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki koşulların da oluşmadığı, diğer yönden davacının asli unsurları aynı olan 2004/30072 sayılı önceden tescilli markası da olduğundan yukarıda kriterleri belirtilen kazanılmış hakkı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 2016-M-2856 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru ile itiraza gerekçe olan 2016 10009 sayılı markanın tertip tarzı ve bütünüyle bıraktıkları algı nazara alındığında, “...” ibaresinin “...” şemsiye/çatı markasına nazaran daha fazla ön planda olduğunu, tüketiciler tarafından karıştırılma riskinin ortaya çıkacağını ve başvuru konusu markanın redde mesnet markanın serisi biçiminde algılanacağını, müvekkilinin kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "... ...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davalının itirazına mesnet "..." ibareli tescilli markası arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama düzeydeki tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira, başvuru markasında "... ..." ibaresinin esas unsur olduğu, "..." ibaresinin küçük punto ile tali unsur olarak yer aldığı, ayrıca “...” ibaresinin, uyuşmazlık konusu olan emtia yönünden markasal hüviyette somut ayırt ediciliği çok düşük/zayıf bir ibare olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içerisinde davacının başvuru markasını gördüğünde, derhal ve hiç düşünmeden davalının markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, diğer bir anlatımla davalının markalı mallarını satın almak istediğinde, davacının başvuru markalı ürününü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.