T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1989 - 2025/2276 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1989 KARAR NO : 2025/2276 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2022 NUMARASI : 2022/160 E. - 2022/895 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/12/2022 tarih …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1989 - 2025/2276 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1989 KARAR NO : 2025/2276 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2022 NUMARASI : 2022/160 E. - 2022/895 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/12/2022 tarih ve 2022/160 E. - 2022/895 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin yurt içi ve yurt dışı kargo taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda davalıya da kargo taşımacılığı hizmeti verdiğini, davalının ödeme edimini yerine getirmediğini ve müvekkilinin, davalıdan 18.761,02 TL tutarında alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, yasal süre içerisinde davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, her iki taraf ticari defterinde 28/10/2020 tarihli 14.712,74 TL bedelli, 12/08/2020 tarihli 2.866,65 TL bedelli, 17/06/2020 tarihli 96.22 TL bedelli, 02/09/2020 tarih 758,60 TL bedelli faturaların kayıtlı olduğu, bahse konu 4 adet fatura toplamı olan 18.434,21 TL tutarında davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, işbu fatura bedellerinin ödendiği veya borcun sona erdiğine dair davalı tarafça herhangi bir delil sunulmadığı, 18.434,21 TL alacak yönünden itirazın iptaline karar verildiği, davaya konu edilen bakiye alacak yönünden, cari hesaba konu 16/09/2020 tarihli 87.56 TL bedelli ve 17/06/2020 tarihli 239.25 TL bedelli faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bahse konu faturalara konu hizmetin yerine getirildiğine ilişkin davacı tarafça delil sunulmadığı, söz konusu fatura bedelleri yönünden davacının talebinin yerinde görülmediği, icra takibine konu alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile İstanbul 24. İcra Müdürlüğü'nün 2020/25366 esas sayılı takibe vaki itirazın 18.434,21 TL alacak yönünden iptaline, takibin 18.434,21 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, kabul edilen alacağın %20'si oranında (3.686,84 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, müvekkilinin, davaya konu faturaların ödemesinin aralarındaki anlaşma gereği kendisi tarafından yapılmayacağını, 3. kişi şirket tarafından yapılması gerektiğini davacıya söylediğini ve taraflarca bu konuda mutabakata varıldığını, davacının söz konusu bedelleri 3. kişi şirketten talep edebilmek için müvekkilinden bir takım belgeler istediğini, istenilen belgelerin davacıya sağlandığını, buna rağmen davacının, kötü niyetli olarak hem sorunu çözeceğini söyleyip çözüme ilişin evrakları talep ederken, diğer yandan müvekkili aleyhinde takip başlattığını, bu faturalara konusu bedellerin, müvekkilinden talep edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin, 3. kişi şirket ile görüştüğünü ve anılan şirket tarafından davacı yana, dava konusu faturalara istinaden ödeme yapıldığı bilgisinin verildiğini, böylelikle davacının, hem bu dava kapsamında müvekkilinden hem de dava dışı şirketten aynı konuya ilişkin ödeme aldığını, davacının, ödeme sorumlusunun 3. kişi şirket olduğunu bilmesine rağmen müvekkilinden talepte bulunduğunu, dava konusu olaya ilişkin dava dışı şirket tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığı incelenmeden karar verildiğini, oysa ekte sundukları ödeme belgesi incelendiğinde, bahsi geçen şirketin, müvekkili adına davacıya ödeme yaptığının açıkça görüldüğünü, eksik inceleme neticesinde müvekkili aleyhine karar verildiği gibi müvekkilinin ayrıca tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücretinden mesul tutulduğunu, davacının, müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağının olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığının kabulü ile aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, müvekkili tarafından yargılama aşamasında ileri sürülemeyen bir kısım evrakın, halihazırda temin edilebildiğini, ancak borcu sonlandıran bu belgelerin, yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafça düzenlenen toplam 18.434,21 TL tutarlı 4 adet faturanın, davalı defterlerinde de kayıtlı bulunduğu, bu fatura bedellerinin ödendiğinin, davalı tarafça ispat edilemediği, öte yandan, söz konusu fatura bedellerinin, alıcı tarafından ödeneceğine ilişkin tarafların anlaştığı savunmasının da kanıtlanmadığı, dolayısıyla anılan miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, her ne kadar davalı tarafın istinaf dilekçesinin ekinde dava dışı şirket tarafından yapıldığı belirtilen ödemeye ilişkin bir adet dekont ile faturalar sunulmuş ise de söz konusu dekonta konu ödeme tarihinin, işbu dava tarihinden sonraki tarihli olduğu gibi ödemenin, dava konusu faturalara ilişkin olduğuna dair bir açıklamanın da bulunmadığı, HMK'nın 357/1. maddesi uyarınca istinaf aşamasında yeni delil sunulmasının mümkün olmadığı da gözetildiğinde, ilk defa istinaf aşamasında sunulan ve icra takibine konu borca ilişkin olduğu ortaya konulmayan bu belgelerin, istinaf aşamasında dikkate alınmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.259,24-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 314,81-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 944,43-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/11/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.