Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/1095 E. , 2024/4345 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2021/1095 Karar No : 2024/4345 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1. 22/08/2019-07/10/2019 döneminde ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Park Elektrik) pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemler sebebiyle Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği (VI-104.1)’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerinde tanı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/1095 E. , 2024/4345 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2021/1095 Karar No : 2024/4345 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1. 22/08/2019-07/10/2019 döneminde ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Park Elektrik) pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemler sebebiyle Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği (VI-104.1)’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerinde tanımlanan işlemlerin gerçekleştirilmiş olması nedeniyle davacı hakkında 2019 yılı için belirlenen asgari ve azami ceza tutarlarının ortalaması olan 498.444,50-TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ve 2. VI-104.1 Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104. maddesi kapsamında dava konusu düzenleyici işlemin çıkarıldığı, ancak dava konusu düzenleyici işlemin anılan maddeye aykırı olduğu, dava konusu düzenleyici işlemdeki kriterlere göre suç duyurusunda bulunulduğu, idarenin gerekçe göstermeksizin dilediği zaman suç duyurusunda bulunduğu dilediği idari para cezasını uyguladığı, savunma hakkının ihlal edildiği, denetleme raporunun tebliğ edilmediği, hangi fiillerinin idari para cezasına konu edildiğini bilmediği, savunmasının dikkate alınmadığı, işlemin şekil açısından hukuka aykırı olduğu, soruşturmaya 6362 sayılı Kanun’un 107. maddesi uyarınca başlandığı, bu kapsamda kendisine altı ay süreyle işlem yapma yasağı uygulandığı, anılan işleme karşı dava açıldığı, grup ve IP çakışması iddialarından vazgeçildiği, daha sonra subjektif değerlendirmesiyle 6362 sayılı Kanun’un 104. maddesi uyarınca ceza verildiği, idare tarafından oluşturulan istatistiklerin kimse tarafından bilinmediği, istatistiklerde yanlışlar bulunduğu, anlaşılamayan şeylerden savunma yapılamayacağı, savunma alınmaksızın hüküm kurulduğu, herkes gibi yatırım yaparken kar elde etme amacı olduğu, günlük işlem yapmanın kendi inisiyatifinde olduğu, pay piyasasında derinlik olmadığı için işlemlerin parça parça yapıldığı, işlemler hukuka aykırı ise idare tarafından neden müdahale edilmediği, idare tarafından gerekli tedbirlerin alınmadığı, idarenin kar hesabını neye göre yaptığını belirtmediği, kar hesabının hukuka aykırı olduğu, davalı idarenin yapılan tüm işlemlerin hukuka aykırı olmadığını kabul etmesine rağmen kar hesabını tüm işlemleri göz önüne alarak yaptığı, işlemlerde tek gayesinin yatırım yapmak olduğu, dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : 6362 sayılı Kanun’un 104. maddesinde piyasa bozucu eylemlerde bulunanlara uygulanacak idari para cezasının düzenlendiği, anılan Kanun maddesine uygun şekilde Tebliğ’in 5. maddesinde piyasa bozucu işlem kalıplarına yer verildiği, kabahatlerde kanunilik ilkesinin daha esnek olduğu, çerçeve Kanun düzenlemesinin içinin ikincil düzenlemelerle doldurulabildiği, emsal kararların da bu yönde olduğu, fiiller bir suç oluşturmadığı takdirde piyasa bozucu eylem olarak idari para cezasının uygulandığı, piyasa dolandırıcılığı suçunun gerçekleşmesi için özel kast arandığı, özel kast bulunmadığı hallerde piyasa bozucu eylem oluşabildiği, yine piyasa bozucu eylemlerde piyasa hakimiyetinin aranmadığı, fiillerin piyasanın dürüst bir şekilde işleyebilmesinde önemli ve etkili olmasının yeterli olduğu, düzenlemenin uluslararası mevzuatla da uyumlu olduğu, davacıya savunma hakkının tanındığı, davacı tarafından gerçekleştirilen işlemlerin piyasa açısından önemli ve etkili nitelikte olduğu, inceleme döneminde davacı tarafından gerçekleştirilen işlemlerle piyasa bozucu eylemlerin gerçekleştirildiği, anılan dönemde başta devre kesici de olmak üzere birçok tedbirin alındığı, denetim raporunun objektif olarak düzenlendiği, davacı tarafından paya yoğun bir talep olduğu izlenimi yaratıldığı, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın VI-104.1 Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri yönünden reddine; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava; 22/08/2019-07/10/2019 döneminde ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (PRKME) pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemler sebebiyle Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği (VI-104.1)’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerinde tanımlanan işlemlerin gerçekleştirilmiş olması nedeniyle davacı hakkında 2019 için belirlenen asgari ve azami ceza tutarlarının ortalaması olan 498.444,50-TL idarî para cezası tesis edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararı ile Kurul kararının dayanağı olan anılan Tebliğ'in 5. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir." hükmü; "Piyasa bozucu eylemler" başlıklı 104. maddesinde, "Makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemler, bir suç oluşturmadığı takdirde, piyasa bozucu nitelikte eylem sayılır. Kurulca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, bu suretle menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz." hükmü yer almaktadır. 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesine dayanılarak, 21/01/2014 günlü ve 28889 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Tebliğin amacı, makul bir ekonomik veya finansal bir gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin belirlenmesi ile bu eylem ve işlemleri gerçekleştirenler hakkında uygulanacak yaptırımların belirtilmesidir." hükmü; "Emir veya işlemlere ilişkin piyasa bozucu eylemler" başlıklı 5. maddesinde, " Tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktarları, emir iptal oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte; a) Alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi, b) Farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, c) Bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde piyasadaki en iyi alım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi alım fiyatından daha düşük fiyatlı satım emri ya da piyasadaki en iyi satım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi satım fiyatından daha yüksek fiyatlı alım emri iletmek şeklinde yön değiştiren emirler verilmesi, ç) Kendinden kendine veya karşılıklı işlemler gerçekleştirilmesi, d) Açılış veya kapanış fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler yapılması, e) Gün sonu veya vade sonu uzlaşma fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler gerçekleştirilmesi, f) Fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılması, g) Vadeli işlem ve opsiyon piyasasında bir sicile bağlı tüm hesaplar için ya da piyasa bazında belirlenen pozisyon limitlerinin geçilmesi, ğ) Vadeli işlem ve opsiyon piyasasında, ilgili dayanak varlık piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle aynı yönlü işlemler gerçekleştirilmesi ve benzeri işlemler yapılması suretiyle borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozan ya da sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran veya adil ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini ya da fiyatın doğru ve dürüst bir şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen fiil ve davranışlar piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir." hükmü yer almaktadır. Davalı idare, 6362 sayılı Kanun ile kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde, sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını, tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarının korunmasını düzenlemek ve denetlemek ile görevlidir. Piyasa fiyatları işlemler ile oluştuğu için, piyasaya iletilen alım-satım işlemleri, piyasa fiyatının değişmesine neden olmaktadır. Bu nedenle, piyasada gerçekleştirilen işlemlerin hiçbir sınırlamaya ve denetime tabi olmaması düşünülemez. Piyasada gerçekleştirilen işlemler, piyasa fiyatını etkileyeceği için, piyasanın etkin işleyişinin temini ve piyasa bozucu işlemlerin önlenmesi önem arz etmektedir. Bu işlemler, görüntülü işlemler olduğundan tespiti zordur. Bundan dolayı, kanun koyucu, belirli işlem kalıplarını piyasa bozucu işlem olarak nitelendirmiştir. Arz ve talep kuralı çerçevesinde, piyasa fiyatının alım satım işlemleri ile değişmesi normal bir durum olmakla birlikte, bu işlemlerin, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozan ya da sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran veya adil ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini ya da fiyatın doğru ve dürüst bir şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen nitelikte olması halinde yaptırıma bağlanması, sermaye piyasalarının sağlıklı ve etkin işlemesinin sağlanması bakımından bir zorunluluk olmaktadır. Davaya konu edilen, Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinde, esas itibarı ile, piyasa bozucu eylemler açısından önemli işlem kalıpları alım satım yapılması, farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, karşılıklı/kendinden kendine işlem gerçekleştirilmesi ve fiyat yükseltici işlemleri başta olmak üzere pay piyasasında yapay bir arz ve talep yaratılmasına yol açabilecek temel bazı işlemlerin düzenlemeye konu edildiği, bu yönü itibarı ile, düzenlemenin, piyasa bozucu eylemlerin yapısı, niteliği ve özelliklerine uygun olduğu, bu tür eylemlerin engellenmesi ve sermaye piyasasının sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde işlemesinin sağlanması amacıyla uyumlu olduğu açıktır. Bu nedenle, sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi amacını gerçekleştirmeye engel olabilecek, piyasa bozucu eylemlerin önlenmesi amacıyla, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi dayanak alınarak çıkartılan Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin davaya konu edilen 5. maddesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Uyuşmazlığın, davacı hakkında, ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (PRKME) pay piyasasında 22/08/2019-07/10/2019 döneminde gerçekleştirdiği işlemler sebebiyle 2019 için belirlenen asgari ve azami ceza tutarlarının ortalaması olan 498.444,50-TL idarî para cezası tesis edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararına ilişkin kısmına gelince; Olayda; ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (PRKME) pay piyasasında 22/08/2019-07/10/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemler incelendiğinde, bu dönemde olağan dışı fiyat ve miktar hareketleri gözlemlendiği, 21/08/2019 tarihinde 2,84 olan PRKME payının ağırlıklı ortalama fiyatının (AOF) inceleme döneminde yaklaşık %49,7 artarak 4,25-TL olduğu, aynı dönemde ise BİST 100 Endeksinin ise %7,8 arttığı, payın günlük ortalama işlem miktarının 6.646.933'e yükseldiği, payda en fazla işlemin %18,02'lik alım ve %18,2'lik satım oranlarıyla davacının gerçekleştirdiği, yine davacının %10,4 oranıyla en fazla fiyat yükseltici işlem gerçekleştiren ilk üç yatırımcı arasında bulunduğu, dönem içinde en fazla alım emri ileten yatırımcı olarak paydaki toplam alım emirlerine oranının %20,44'ü bulduğu, bu alım emirlerini çok sayıda ve küçük miktarlar ile verdiği, yine satış emirleri sayısının da 2.070 ile 62.460.856'yı bulduğu, işleme dönüşmeyen alım ve satım emirleri oranının da gerçekleşen emirlere oranına göre olağan dışı bulunduğu, inceleme döneminde PRKME pay piyasasında toplam 682 fiyat adımıyla alış emri ilettiği, bu fiyat adımlarından 427 adedinin gerçekleşmediği (%62,60), kalan 255 adedinin günlük ortalama 8 fiyat adımı ile gerçekleştirildiği gibi hususların tespit edildiği, bunun üzerine ise davacının tüm emir ve işlemlerinin detaylı olarak incelendiği ve toplam alım ve satım işlemleri ile adı geçen pay piyasasında olağanüstü bir volatilite görüldüğü, nihayetinde söz konusu işlemler sonucunda, iletmiş olduğu pasif alış ve satış emirleri ile aktif bir piyasa izlenimi oluşturduğu, bu işlemlerin düşük miktarlı emirler iletilerek gerçekleştirilmesi sonucunda ilgili pay piyasasında çok sayıda yatırımcı tarafından işlem yapıldığı izlenimi verilerek piyasada işlem yapan diğer yatırımcıların yanıltılmaya çalışıldığı hususlarının sabit görülerek dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. İnceleme döneme içinde PRKME pay piyasasında davacının gerçekleştirilen tüm işlemlerin değerlendirilmesinden; sonuç itibarıyla fiillerinin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (f) bendinde yer alan eylemleri oluşturduğu açıktır. Bu nedenlerle, davacının, 22/08/2019-07/10/2019 döneminde ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (PRKME) pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemler sebebiyle Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği (VI-104.1)’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerinde tanımlanan işlemlerin gerçekleştirilmiş olması nedeniyle davacı hakkında 2019 için belirlenen asgari ve azami ceza tutarlarının ortalaması olan 498.444,50-TL idarî para cezası tesis edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararında da hukuka aykırı bir husus görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Kurul uzmanlarınca Park Elektrik pay piyasasında 22/08/2019-21/10/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak yapılan incelemeler sonucunda; Park Elektrik payının Ağırlıklı Ortalama Fiyatının (AOF) 21/08/2019 tarihinde 2,84-TL olduğu ancak 07/10/2019 tarihine kadar %49,7 oranında artarak 4,25-TL’ye çıktığı, aynı dönemde Endeksin ise %7,8 oranında artış gösterdiği, takip eden 08/10/2019-17/10/2019 döneminde pay AOF’sinin %35,10 oranında düşerek 2,76-TL’ye gerilediği, anılan dönemde Endeksin %7,68 oranında azaldığı, yine 01/08/2019-21/08/2019 tarihleri arasında 3.449.253 adet olan ortalama günlük işlem miktarının 22/08/2019-07/10/2019 tarihleri arasında bir önceki döneme artarak 6.646.933 adete yükseldiği; İnceleme Döneminde en fazla işlem gerçekleştiren yatırımcının %18,0’lık alım ve %18,2’lik satım ile; en fazla fiyat yükseltici işlem geçekleştiren üçüncü yatırımcının %10,4’lük alım ile davacı olduğu, bu tespitler çerçevesinde; davacının da aralarında yer aldığı bir grup yatırımcı hakkında Kurulun 21/10/2019 tarih ve 60/1361 sayılı kararıyla 6362 sayılı Kanun’un 107. maddesinde düzenlenen suçun işlenmiş olabileceği hususunda makul şüphe bulunduğundan bahisle davacı hakkında altı ay süreyle geçici işlem yapma yasağı uygulanmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından bu Kurul kararına karşı açılan davada; Ankara 7. İdare Mahkemesinin E:2020/124, K:2021/231 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş ve anılan kararın davacı tarafından istinafı üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 25/11/2021 tarih ve E:2021/906, K:2021/1666 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Anılan Kurul kararı sonrasında İnceleme Döneminde gerçekleştirilen işlemler 07/10/2020 tarih ve XI-4/29-2 sayılı Denetleme Raporuyla davacı ve davacının aralarında yer almadığı yatırımcı grubunun işlemleri tekrar incelenmiştir. Anılan raporda; Davacı ile dava dışı kişiler arasında herhangi bir bağlantıya rastlanmadığı, ancak İnceleme Dönemi içerisinde pay piyasasında iletilen alım emirlerinin %20,45’ini, satış emirlerinin %19,08’inin davacı tarafından iletildiği, alış emirlerinin yaklaşık %40,53’ünün işleme dönüşmediği, davacı tarafından toplam 131.520.805 adet emrin iptal edildiği, %17,56 ile en çok emir iptal eden yatırımcının davacı olduğu, 32 iş gününden oluşan İnceleme Döneminin 14 gününde davacının ilgili pay piyasasındaki her beş işlemden birini gerçekleştirdiği, davacının fiyat yükseltici işlemlerinin toplam işlemlere oranının %14,50 olduğu, davacının 2.070 adet satım emri, 12.133 adet satım emri ilettiği, alım ve satım miktarının birbirine yakın olmasına rağmen alım emri sayısının satım emri sayından altı kat daha fazla olduğu, alım emirlerinin %40,53’ü satım emirlerinin ise %38,02’sinin işleme dönüşmediği, davacı tarafından toplamda 14.203 defa emir iletildiği, ilettiği alım emirlerinin %39’97’sini 100 adetten daha az pay aralığında ilettiği, satım emirlerinin ise %47,73’nün 10.000-100.000 pay arasında iletildiği; 28/08/2019 tarihli günde davacı tarafından yapılan işlemler ayrıca incelenmiş, anılan günde davacı tarafından toplam alım emirlerinin %25,50’lik, satım emirlerinin ise %32,60’lık kısmının gerçekleştirildiği, alım emirlerin 425 defada, satım emirlerini ise 132 defada ileterek parçalı işlemler yapıldığı, 10:00:08 itibarıyla davacının en iyi alım noktalarında emirlerinin bulunduğu, gün içerisinde bu emirlerin satıcılar tarafından yapılan satımlarla eşleşerek pay fiyatının artırıldığı, daha sonra yükselen fiyattan davacının da satımlar yaptığı ve bu kapsamda davacı tarafından brüt 62.324,36-TL zarar edildiği edildiği tespit edilmiştir. Anılan tespitler uyarınca ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla Park Elektrik pay piyasasında davacı tarafından 22/08/2019-07/10/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle davacı hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca davacı hakkında 2019 için belirlenen asgari ve azami ceza tutarlarının ortalaması olan 498.444,50-TL idari para cezası tesis edilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının ve kararın dayanağı olan VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir. "; 103. maddesinin fiil tarihinde yürürlükte bulunan haliyle birinci fıkrasında, "Bu Kanun'a dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket eden kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, yükümlülüğe aykırılık dolayısıyla menfaat temin edilmiş olması halinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz."; 104. maddesinde, "Makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemler, bir suç oluşturmadığı takdirde, piyasa bozucu nitelikte eylem sayılır. Kurulca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, bu suretle menfaat temin edilmiş olması halinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz."; 105. maddesinde, "(1) İdari para cezalarının uygulanmasından önce ilgilinin savunması alınır. Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma verilmemesi halinde, ilgilinin savunma hakkından feragat ettiği kabul edilir. (2) Bu Kanun'da tanımlanan kabahatlerden birinin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi halinde, ilgili hükme göre, ilgili gerçek veya tüzel kişiye bir idari para cezası verilir ve verilecek ceza iki kat artırılır. Ancak, bu kabahatin işlenmesi suretiyle bir menfaat temin edilmesi veya zarara sebebiyet verilmesi halinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaat veya zararın üç katından az olamaz. (...)" kuralları yer almaktadır. 21/01/2014 tarih ve 28889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 1. maddesinde, "Bu Tebliğ'in amacı, makul bir ekonomik veya finansal bir gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin belirlenmesi ile bu eylem ve işlemleri gerçekleştirenler hakkında uygulanacak yaptırımların belirtilmesidir."; 2. maddesinde, "Bu Tebliğ, 06/12/2012 tarih ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır."; 3. maddesinde, "(1) Bu Tebliğ'de geçen; (...) f) Karşılıklı işlem: Birlikte hareket eden kişilerin borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlemlerin hem alıcı hem de satıcı tarafında yer almak suretiyle kendi hesapları arasında gerçekleştirdiği, sermaye piyasası aracının mülkiyetinin birlikte hareket eden kişiler arasında el değiştirmesini sağlayan işlemleri, g) Kendinden kendine işlem: Bir kişinin borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlemlerin hem alıcı hem de satıcı tarafında yer almak suretiyle kendi hesapları arasında gerçekleştirdiği, sermaye piyasası aracının mülkiyetinde bir değişiklik meydana getirmeyen işlemleri, (...) ı) Piyasa bozucu eylem: Makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikte olan ve bir suç oluşturmayan eylemi, (...) ifade eder."; 5. maddesinde, "(1) Tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktarları, emir iptal oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte; a) Alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi, b) Farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, c) Bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde piyasadaki en iyi alım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi alım fiyatından daha düşük fiyatlı satım emri ya da piyasadaki en iyi satım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi satım fiyatından daha yüksek fiyatlı alım emri iletmek şeklinde yön değiştiren emirler verilmesi, ç) Kendinden kendine veya karşılıklı işlemler gerçekleştirilmesi, d) Açılış veya kapanış fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler yapılması, e) Gün sonu veya vade sonu uzlaşma fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler gerçekleştirilmesi, f) Fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılması, g) Vadeli işlem ve opsiyon piyasasında bir sicile bağlı tüm hesaplar için ya da piyasa bazında belirlenen pozisyon limitlerinin geçilmesi, ğ) Vadeli işlem ve opsiyon piyasasında, ilgili dayanak varlık piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle aynı yönlü işlemler gerçekleştirilmesi ve benzeri işlemler yapılması suretiyle borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozan ya da sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran veya adil ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini ya da fiyatın doğru ve dürüst bir şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen fiil ve davranışlar piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir." kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerinin incelenmesinden; Sözlük anlamı ile "düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan "düzenleme", kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahiptir. İdare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile, kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. "Kural işlemler" (ya da diğer adıyla "genel düzenleyici işlemler"), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar getirmiş olması gerekmekte olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi zorunludur. Düzenleyici kurumlar, ilgili bulundukları piyasada düzenleme ve denetleme görevi üstlenmekte olup, bu kuruluşların temel işlevi, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlarındaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini, birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemektir. Sermaye piyasası ile ilgili olarak kanuna aykırı olmayan düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı Kurumun, ilgili bulunduğu piyasada, 6362 sayılı Kanun'la kendisine tanınan yetkiyi dava konusu Tebliği çıkarmak suretiyle kullandığı anlaşılmaktadır. İdarelerin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları düzenleyici işlemler ile objektif bir şekilde düzenlemesi gerekmekte olup işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve kanunlarla çizilen çerçeve içinde takdir yetkilerini kullanmaları ve bu yetkilerini kullanırken kamu hizmetinin gereklerini ve kamu yararını göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. 6362 sayılı Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinin gerekçesinde, "Kanun'un amacına ilişkin bu madde hükmünde, uluslararası piyasalardaki gelişmeler dikkate alınarak ve ülkemiz sermaye piyasasının yıllar içinde gösterdiği değişim paralelinde öne çıkan piyasa işleyiş esasları daha anlaşılır ve kapsamlı bir şekilde sayılmıştır. Diğer yandan piyasanın işleyişinin yanı sıra gelişmesinin sağlanması hususu da Kanun'un amaçları arasına dâhil edilerek, ülkemiz sermaye piyasasının uluslararası anlamda rekabet gücünün artırılması amaçlanmış ve uluslararası finans merkezi olma hedefi desteklenmiştir. Yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla piyasanın düzenlenmesi ve denetlenmesi hususu ise temel vizyon olarak korunmuştur." açıklamalarına yer verilmiştir. 6362 sayılı Kanun'un amacı, sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi olup Kurulun düzenleme alanı özellik arz ettiğinden Kurula görev alanına giren konularda, kanunların gösterdiği sınırlar içerisinde ve kamu yararı çerçevesinde kullanılabilecek, hukukun genel ilkelerine ve yazılı üst hukuk kurallarına uygun olarak yürürlüğe konulacak ikincil düzenlemeler ihdas edebilme yetkisini de barındıran takdir yetkisi tanınmış; anılan Kanun'un 104. maddesinde, makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin, bir suç oluşturmadığı takdirde piyasa bozucu nitelikte eylem sayıldığı, Kurulca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından idari para cezası verilebileceği belirtilerek Kurula piyasa bozucu eylemlere ilişkin usul ve esasları belirleme hususunda yetki verilmiştir. Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nde, piyasa bozucu eylem, makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikte olan ve bir suç oluşturmayan eylem olarak tanımlanmış; dava konusu Tebliğ'in 5. maddesinde, tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktarları, emir iptal oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi, farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde piyasadaki en iyi alım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi alım fiyatından daha düşük fiyatlı satım emri ya da piyasadaki en iyi satım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi satım fiyatından daha yüksek fiyatlı alım emri iletmek şeklinde yön değiştiren emirler verilmesi, kendinden kendine veya karşılıklı işlemler gerçekleştirilmesi, fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılması piyasa bozucu eylem olarak belirlenmiştir. Böylelikle, belirlenen nitelikteki alım-satım emirlerinin ve işlemlerinin engellenmesi suretiyle borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasının sağlanması ve yatırımcıların menfaatlerinin korunması amaçlanmıştır. Sermaye piyasasının hareketli yapısı ve yeni gelişmelere açık olması, kanun düzenlemelerinin ise esas itibarıyla durağan ve genel mahiyet taşıması, 6362 sayılı Kanun'la davalı idareye verilen görev, yetki ve sorumluluklar ile Kurulca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verileceğine ilişkin Kanun düzenlemesi göz önünde bulundurulduğunda; yazılı üst hukuk kurallarına ve hukukun genel ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla, makul bir ekonomik veya finansal bir gerekçeyle açıklanamayan ve bir suç oluşturmayan, ancak borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin belirlenmesi konusunda idareye verilen görev ve yetki çerçevesinde ve Kanun'un amacına uygun olarak, tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktarları, emir iptal oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında, alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi, farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılması yönündeki fiil ve davranışların "önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte" olması durumda piyasa bozucu eylemler olarak öngörülmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim, Anayasa Mahkemesi tarafından 6362 sayılı Kanun kapsamında verilen idari para cezasına karşı yapılan bireysel başvurunun incelenmesi sonucunda, "51. Mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerde ilk incelenmesi gereken ölçüt kanuna dayalı olma ölçütüdür. Bu ölçütün sağlanmadığı tespit edildiğinde diğer ölçütler bakımından inceleme yapılmaksızın mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılacaktır. Müdahalenin kanuna dayalı olması, müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir kanun hükümlerinin bulunmasını gerektirmektedir (Türkiye İş Bankası A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 44; Ford Motor Company, B. No: 2014/13518, 26/10/2017, § 49; Necmiye Çiftçi ve diğerleri, B. No: 2013/1301, 30/12/2014, § 55). 52. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerin ve sınırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen ve hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlarından biridir. Bununla beraber Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlarında da belirtildiği üzere kanunla düzenleme zorunluluğu, hakka yapılacak müdahalenin uygulamasının kanunun çerçevesini aşmayacak şekilde tüzük, yönetmelik, tebliğ ve genelge gibi yürütme organının çıkaracağı ikincil düzenlemelerle yapılmasına mani değildir (Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246, 6/2/2014, § 60). Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin konularda temel esaslar, ilkeler ve genel çerçeve kanunla belirlendikten sonra uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin hususların, yürütme organınca çıkarılacak düzenleyici işlemlerle tanzim edilmesi mümkündür (AYM, E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015). (…) 56. Ancak başvurucu için söz konusu olan yükümlülüğün ve karşılığı idari yaptırımın ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir mahiyetteki söz konusu kanun hükümleriyle açık olarak düzenlendiği görülmektedir. Sermaye piyasası gibi dinamik bir alanda yükümlülüğe konu sermaye piyasası araçlarının değeri, fiyatı veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgi, olay ve gelişmelerin neler olduğu gibi teknik konuların bütünüyle kanunda düzenlenmesi beklenemez. Bu gibi teknik ve güncel gelişmelere dayalı ayrıntıların kanunla düzenlenmesinin beklenmesi daha hızlı hareket etmesi ve karşılaştığı sorunları daha süratli çözüme kavuşturması beklenen idarenin çalışmasını güçleştirebilir. Bu bakımdan özellikle teknik ve idari meselelere temas eden detayların düzenlenmesinin idarelerin takdirine bırakılması kanuna dayanma koşulunu ihlal etmez. 57. Nitekim somut olayda da sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgi, olay ve gelişmelerin bildirilmesi gerektiği ifade edilerek aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin genel çerçevenin çizildiği anlaşılmaktadır. SPK tarafından düzenlenen tebliğler ile de bu genel çerçeveye dayalı olarak teknik detayların açık bir biçimde gösterildiği görülmektedir. Buna göre tebliğin 14. maddesinde ortaklıklar tarafından içsel bilgiler ve bu bilgilere ilişkin daha önce açıklanan hususlardaki değişiklikler ortaya çıktığında veya öğrenildiğinde özel durum açıklaması yapılmasının zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başvurucunun açtığı davada ilk derece mahkemesi de bu düzenlemeye dayalı olarak başvurucunun aydınlatma yükümlülüğüne uymadığını açıklamıştır. Konuya ilişkin sermaye piyasası kurallarının yorumuna dayalı olan söz konusu kararın ise keyfî veya öngörülemez nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır." (AYM, Mars Sinema Turizm ve Sportif Tesisler İşletmeciliği A.Ş., B. No: 2017/23849, 10/10/2018) ifadeleriyle sermaye piyasasının düzenlenmesinin teknik ve uzmanlık gerektiren bir iş olduğuna dikkat çekilerek, kanun ile belirtilen sınırlarda idare tarafından düzenleme yapılmasını, kanunilik, belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı bulmamıştır. Davacı hakkında 22/08/2019-07/10/2019 döneminde Park Elektrik pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca, 2019 için belirlenen asgari ve azami ceza tutarlarının ortalaması olan 498.444,50-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının incelenmesine gelince; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde, bu Kanun'un hükümlerinin idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; 4. maddesinin birinci fıkrasında, hangi fiillerin kabahat oluşturduğu kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi, kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriğinin, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabileceği belirtilmiş; ikinci fıkrasında, kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarının ancak kanunla belirlenebileceği kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, idari para cezasının, maktu veya nispi olabileceği, idari para cezasının, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebileceği, bu durumda, idari para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunun birlikte göz önünde bulundurulacağı belirtilmiş; son fıkrasında ise, idari para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04/01/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı kuralı yer almıştır. 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesiyle, her kişiye veya olaya özgü ceza tutarlarının belirlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle cezaların bireyselleştirilmesi için kanun koyucu tarafından cezanın alt ve üst sınırları gösterilmekte ancak bu iki sınır arasında bir ceza belirleme konusunda da idareye takdir yetkisi verilmektedir. Bununla birlikte, alt ve üst sınır arasında idareye bırakılan takdir yetkisinin makul ve ölçülü olmayan şekilde kullanılması eşitsizliğe, haksızlığa ve keyfiliğe yol açabilecektir. Bu nedenle, idare tarafından her somut olayda uygulanan para cezasının bireyselleştirilmesi ve alt sınırdan uzaklaşılması halinde gerekçelerine yer verilmesi gerekmektedir. Sermaye Piyasası Kurulu'nun, 26/03/2013 tarihli ve 10/363 sayılı, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu Çerçevesinde Tesis Edilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Uygulama Esasları başlıklı ilke kararında; idari para cezası uygulamalarında, ilgililerin Kurul görevlileri ve çalışanları ile süreç içerisinde olan işbirliği, ilgili hakkında daha evvel aynı ihlal nedeniyle idari para cezası tesis edilmesi, ihlalin önemliliği, ihlalin doğurduğu zararın büyüklüğü, ihlalin gerçekleştirilme şekli, ilgilinin kusurunun yoğunluğu, ilgilinin savunmasındaki samimiyeti, ihlal nedeniyle doğan zararın tazmini ve/veya aykırılığın giderilip giderilmediği, yatırımcıların zarar görüp görmediği, ilgili tarafından elde edilen menfaatin büyüklüğü gibi kıstaslar çerçevesinde yapılacak değerlendirmeler neticesinde ve bu ölçüde Kanun ile belirlenen alt limitten uzaklaşılması yoluna gidileceği, hizmet birimlerince Kurul karar organına sunulacak öneri yazılarında Kanun ile belirlenen alt limitten uzaklaşılarak idari para cezası tesis edilmesi talep edilmesi hallerinde bu talebin gerekçelerinin de açıkça belirtilmesi gerektiği yönünde düzenlemelere yer verilmiştir. 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinde belirtilen idari para cezası yaptırımı konusunda idarenin takdir yetkisini kullanırken Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesi ve ilke kararında belirtildiği üzere; kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunu birlikte göz önünde bulundurması ve ölçülülük ilkesine uygun olması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 22/08/2019-07/10/2019 döneminde Park Elektrik pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle, alış işlemlerinin sık aralıklarla, çok sayıda ve düşük miktarlı emirle, satış işlemlerinin ise daha yüksek miktarlı ve az satıda emirler gerçekleştirildiği, böylece aktif bir pay piyasasının ve paya çok fazla talep olduğu görümünün yaratıldığı ve böylece gerçekleştirilen işlemlerin piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğu sabitse de 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesi uyarınca davacıya uygulanacak idari para cezasının tespitinde 2019 yılı için üst sınır olan 958.581,00-TL ile alt sınırı olan 38.308,00-TL'nin ortalamasının esas alındığı ancak davacının piyasa bozucu eylemler sonucunda zarar ettiği de göz önüne alındığında, idari para cezasının bu şekilde belirlenmesinin sebebinin, idari yargı denetimine açık bir şekilde, davalı idare tarafından belirtilmediği ve idari para cezasının mevzuata uygun bir şekilde bireyselleştirilmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla, Kurulca uygulanan idari para cezasının mevzuata uygun şekilde belirlenmediği anlaşıldığından, davacı hakkında idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. VI-104.1 Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri yönünden davanın REDDİNE oybirliğiyle, 2. Dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının İPTALİNE oyçokluğuyla; 3. Dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, ...-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere 31/10/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesiyle, her kişiye veya olaya özgü ceza tutarlarının belirlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle cezaların bireyselleştirilmesi için kanun koyucu tarafından cezanın alt ve üst sınırları gösterilmekte ancak bu iki sınır arasında bir ceza belirleme konusunda da idareye takdir yetkisi verilmektedir. 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinde belirtilen idari para cezası yaptırımı konusunda idarenin takdir yetkisini kullanırken Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesi ve ilke kararında belirtildiği üzere; kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunu birlikte göz önünde bulundurması ve ölçülülük ilkesine uygun olması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 22/08/2019-07/10/2019 döneminde Park Elektrik pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle, alış işlemlerinin sık aralıklarla, çok sayıda ve düşük miktarlı emirle, satış işlemlerinin ise daha yüksek miktarlı ve az sayıda emirle gerçekleştirildiği, aktif bir pay piyasasının ve paya çok fazla talep olduğu görünümünün yaratıldığı ve böylece gerçekleştirilen işlemlerin piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğundan bahisle 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesi uyarınca davacıya uygulanacak idari para cezasının tespitinde 2019 yılı için üst sınır olan 958.581,00-TL ile alt sınırı olan 38.308,00-TL'nin ortalamasının esas alındığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacı tarafından gerçekleştirilen fiiller göz önüne alındığında, 2019 yılı için belirlenen alt ve üst sınırın ortalaması olan 498.444,50-TL idari para cezası uygulanmasının ölçülü olmadığının söylenemeyeceği ve davalı idare tarafından takdir yetkisinin hukuka uygun kullanıldığı anlaşıldığından, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyoruz.