11. Hukuk Dairesi 2013/15108 E. , 2014/3971 K. Taraflar arasında görülen davada verilen 19.02.2013 tarih ve 2010/406-2013/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşün…
**11. Hukuk Dairesi 2013/15108 E. , 2014/3971 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 19.02.2013 tarih ve 2010/406-2013/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkil şirkete aulunan petrol ve petrol ürünlerini depolama ve dolum tesislerine akaryakıt yükünü tahliye etmek için 03/09/2009 tarihinde kaptanı tarafından imzalanan yetkililerine verildiğini, tesis ile gemi kaptanı arasında imzalanan ükümlerine uygun önlemlerin alınmasının taahhüt edildiği, bununla birlikte nun imzalanarak kabul edildiğini, 11/09/2009 tarihinde geminin tesislere boru hatlarından tahliye yaptığı esnada saat 17:00 sularında tesis yönetiminin kötü hava şartları nedeniyle tesise bağlı boru hattı ile gemi manifoltu arasındaki bağlantıyı kesmeye karar verdiklerini ancak geminin demirini almadığı sürece hortumların zarar göreceği gerekçesiyle şamandıradan alınan ikmal hortumun bağlantısını kesemediğini, gemi ile yapılan görüşmelerde gemi adamlarının bağlantıyı kesmeyi kabul etmediklerini, şamandıra üzerinden ayrılmadıklarını, devam eden kötü hava koşulları nedeniyle geminin sancak demirini topladığı ve manevra yaptığını, bu sırada gemi manifoldu ile şamandra hortumları arasındaki bağlantı kesilmediği için elastik olduğu yükleme/boşaltma boru sistemlerini çekerek onlara ve müştemilatlarına zarar verdiğini, meydana gelen hasar nedeniyle yükleme/boşaltma boru hattı kullanılamaz durumda kaldığını, daha fazla zarara sebebiyet vermemek ve ticari faaliyetlerine devam edebilmek için hasarların üçüncü bir firmaya onartıldığını, toplam 94.250 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, zararın tazmini ve alacağın tahsil edilmesi için ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, fazlaya dair her türlü talep ve sair haklar mahfuz kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL kısmındaki zararın temerrüd tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, iddia ve talep edilen zararı doğuran olayın tümüyle davacı terminal işleticisinin kusuru ile meydana geldiğini, zira geminin rıhtımda bağlı olduğu sürece yükleme boşaltma işlemleri ile geminin emniyetinden sorumlu olduğunu, yaklaştığı anlaşılan kötü hava koşullarına rağmen geminin sahil ile bağlantısını kesmekte kararsız ve eylemsiz kaldığından devam eden kötü hava koşullarının olaya sebep olduğunu, olayın müvekkile ait gemide bulunan gemi adamlarının kusuru ile meydana gelmediğini, davacının iddia ettiği ibraz edilen faturaların karşılığı olan işlerin gerçekten yapılıp yapılmadığı ve iddia edilen zarar ile ilgili olup olmadığı ile zarar miktarlarının fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, geminin terminale emniyet ile yanaştırılarak tahliye edilmesi ile ilgili asıl sorumluluğun terminale ait olduğu, gemi terminale gelmeden davacı terminalin geminin nereden tahliye yapacağını, sancak ve iskele tarafından şamandıraya verilecek halatların konumunu, özelliklerini biliyor olması ve geminin şamandıraya emniyetli şekilde yanaştırması gerektiği, gemi yanaştıktan sonra palamar halatlarının tahliye hortumuna zarar verme ve hasara yol açma riskinin tamamen terminale ait olduğu, geminin emniyetle tahliye pozisyonuna getirilmesinden terminalin sorumluluğunun bulunduğu, davacı tarafça davalı gemi kaptanının kendisine verilen talimatı zamanında ve gerektiği şekilde yerine getirmediğini, gemi adamlarının hasara sebep olacak kusurlu fiilini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.