6. Ceza Dairesi 2008/5877 E. , 2010/12697 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığın
**6. Ceza Dairesi 2008/5877 E. , 2010/12697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCK’nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının,765 sayılı TCK’nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu,Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi,olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle,daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak,yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden,bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek, lehe yasanın belirlenmesi için yapılan değerlendirme sırasında cezadan indirim yapılması, 2- Kayden 30.06.1986 doğumlu olup suçun işlendiği 31.10.2003 tarihinde 15 yaşını tamamlamış 18 yaşını bitirmemiş olan sanık hakkında, lehe yasanın belirlenmesi için yapılan değerlendirme sırasında, 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi ile cezada yarı oranında indirim yapılması gerekirken, 2/3 oranında indirim yapılması, 3- 765 sayılı TCK hükümleri sanık lehine kabul edilip uygulama yapıldığı halde, hükmedilen cezanın 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı olarak 5237 sayılı TCK’nın 51.maddesi ile ertelenmesine hükmedilmesi suretiyle karma uygulama yapılması, 4- Yakınana ait otonun kilitli olan kapısının sağlam ve dayanıklı olduğuna ve kilidine anahtar uydurulduğuna ilişkin kanıt bulunmadığı ve bu nedenle sanığın eylemine uyduğu kabul edilen 765 sayılı TCK’nın 491/2, 61, 522/1 (pek hafif), 55/3, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4/2 ve 6.maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35/2, 31/3, 62/1, 50 ve 51.maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları ile ertelemenin hukuki sonuçları bakımından,anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun kabulünde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; 5- Sanığa hükmedilen hapis cezasının önce adli para cezasına çevrilip sonra ertelenmesi gerekirken, önce ertelenip sonra paraya çevrilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.