12. Hukuk Dairesi 2014/28984 E. , 2015/4175 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlat…
**12. Hukuk Dairesi 2014/28984 E. , 2015/4175 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız takipte borçluların usulsüz tebligat şikayeti ile, gecikmiş itirazlarını bir arada sundukları, mahkemece borçluların takipten 15.08.2013 tarihli hacizle haberdar oldukları, mahkemeye başvurunun ise 25.08.2013 tarihinde yapıldığı, öğrenme tarihine göre başvurunun süresinde olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. 1-Borçlu şirketin temyiz itirazlarının incelenmesinde, Her ne kadar şikayet dilekçesinde hakim havalesi bulunmamakta ise de, davacılar tarafından başvuru harcının 21.08.2013 tarihinde yatırıldığı görülmektedir. Keza tensip zaptı ve gerekçeli karar başlıklarında dahi davanın açıldığı tarih 21.08.2013 olarak yazılmıştır. O halde borçlunun başvurusu süresinde olduğundan mahkemece şikayetlerin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin süreden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. 2-Borçlu ...'nun temyiz itirazlarının incelenmesinde, İİK’nun 65. maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekir. İcra hakimi, gecikmiş itiraz nedenlerini inceledikten sonra gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre, takibin tatilini tensip edebilir. Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celse de alacaklı itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da isteyebilir. Bu takdirde tetkikata devam olunarak icra mahkemesinde gerekli karar verilebilir. Usulsüz tebligatta ise, İİK.nun 65. maddesine göre yapılacak incelemeden farklı olarak, tebligat usulüne uygun olarak yapılmamıştır. Bu durumda icra hakimi tebliğ işleminin 7201 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığını inceleyecek ve aynı kanunun 32. maddesi gereğince öğrenme tarihine göre tebliğ tarihini düzeltecektir. Somut olayda, borçluya yapılan tebligatın şeklen usulüne uygun olduğu görülmekte olup, borçlu, tebligat tarihinde yurt dışında olduğunu iddia etmektedir. O halde, borçlunun itirazı, İİK'nun 65. maddesi kapsamında, gecikmiş itiraz niteliğinde olduğundan, borçlunun yurda giriş çıkış kayıtları getirtilip mazeretinin sona ermesinden sonra 3 gün içinde gelip gelmediği araştırılmadan istemin süreden reddi isabetsizdir.