T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/10/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/10/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı adına Alanya İcra Dairesinde ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının asıl borcunun 2.500,00 TL olduğunu, ancak bonoda tahrifat sonucu borcun 20.500,00 TL yapılarak icraya konulmuş olduğunu bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davacının borcunun 2.500,00 TL olduğunun tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davaya konu 10/10/2015 düzenleme tarihli 15/04/2016 ödeme tarihli 20500 TL bedelli senet Alanya 1. İcra Müdürlüğü'nün (kapatılan) ... sayılı dosyasından takibe konulduğunu, dosya borçlusu olan davacının imzaya itiraz etmesi üzerine Alanya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden imzaya itiraz yargılaması yapıldığını, aynı dosya üzerinden imza incelemesi talebi üzerine, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 09/08/2016 tarihli raporu ile senet üzerindeki isim yazısı ve imzaların ...'ın eli ürünü olduğu belirtildiğini, aynı dosyada davacı davasını takip etmediğinden işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, Alanya CBS'nin ... sayılı dosyasından soruşturma yürütülmüş, kriminal raporu alınmış, raporda senet üzerindeki imza ve yazıların davacı eli ürünü olduğu tespit edilmiş, senet üzerinde herhangi bir tahrifat bulunamadığı da belirtilmiş ve soruşturma sonunda takipsizlik kararı verildiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacı dava konusu bonoda tahrifat yapıldığını iddia ederek menfi tespit istemi ile dava açmıştır. Dava, 17/09/2021 tarihinde Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin 17/09/2021 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile davanın ticari dava olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleşmekle ve talep üzerine dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Alanya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 22/09/2017 tarih ... E. ... K. Sayılı dava dosyasında davacı takibe konu bono altındaki imzanın kendine ait olmadığını iddia etmiş, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 09/08/2016 tarihli raporunda bono altındaki imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15/01/2021 tarih ... Soruşturma ve ... karar sayılı dosyasında davacı senette tahrifat yapıldığını iddia ederek suç duyurusunda bulunmuş Antalya Kriminal Polis Laboratuvarının 25/09/2020 tarihli raporunda senette imzanın davacıya ait olduğu ve bonoda tahrifat yapıldığına dair bir bulguya rastlanmadığı belirtilmiştir. Muamelattaki güven ilkesi, dış görünüş itibariyle, metninde bir değişiklik yapılmış olduğu görünümünü vermeyen bir senedin, ilk nazarda, her hangi bir değiştirmeye maruz kalmamış senet olarak sayılmasını gerektirir. O halde, bir değişiklik yapıldığı hususunda ispat yükü, yapılan değişikliğe göre sorumlu tutulmak istemeyen borçluya aittir. Davacı vekiline 1.000,00TL bilirkişi ücretini mahkememiz veznesine depo etmesi için 10/05/2022 tarihli celsede iki haftalık kesin süre verilmiş, kesin sürenin sonuçları hatırlatılarak, süresi içinde delil avansının depo edilmemesi halinde bilirkişi delilile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı belirtilmiştir. Davacı taraf verilen kesin süre içinde ve tüm yargılama boyunca bilirkişi ücretini mahkememiz veznesine depo etmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 266. maddesi gereğince; Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Davacının iddiaların araştırılabilmesi için bilirkişi incelemesi yapılması zaruridir. Davacı taraf belirlenen kesin süre içinde bilirkişi ücret avansını mahkememiz veznesine depo etmemiştir. Bu sebeple davacı bilirkişi delilinden vazgeçmiştir. Davacı yemin deliline dayanması nedeni ile bu hakkı hatırlatılmış davalı yemin etmesi nedeni ile davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra dosyasında müvekkilinin asıl borcunun 2.050,00 TL olup, bononun tahrifat sonucunda 20.500,00 TL olarak icraya konulması nedeniyle menfi tespit davası açtıklarını, gözle dahi yapılacak incelemede bono üzerindeki tahrifatın görülebileceğini, yargılama aşamasında bildirilen tanıklar dinlenmeden davanın reddine karar verilmesinin yasalara aykırı olup eksik inceleme teşkil ettiğini, tanıkların 5 adet keçinin satımı nedeniyle karşılığı 2.050,00 TL için bononun düzenlendiğine şahit olduklarını, yemin işleminin de usul ve yasaya aykırı bir şekilde yapıldığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının iddialarının yazılı ve kesin delillerle ispat edemediği son çare olarak sunduğu yemin delilline karşı da davalının yemin ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin dava tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...