T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:21/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:29/01/2026 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Tedbir GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:21/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlen…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:21/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:29/01/2026 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Tedbir GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:21/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkillerinin, davalı kooperatifin ortakları olduğunu, 28/12/2025 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda alınan tüm kararlara muhalif olduklarını, bu durumun da tutanağa işlenmiş olduğunu, müvekillerinin, kooperatifçe önceden tahsis edilmiş adlarına kayıtlı dükkanlarının bulunduğunu, bu dükkan bedellerinin de peşin olarak tamamının ödenmiş olduğunu, müvekkillerinin ortaklık tipinin B tipi ortaklık olduğunu, ... Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi tarafından peşin ödemeli ortaklara yapılan dükkan tahsis ve tapularının verilmesinden sonra aradan geçen 10 yıl gibi uzun bir süreden sonra 28/12/2025 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan gündem maddeleri ile ortakların mülkiyet ve borçlanma durumunu doğrudan etkileyen; dükkan tahsisi, maliyetlerin ortaklara yüklenmesi, borçlandırma, ödeme yapmayanlara yönelik fiili yaptırımlar gibi son derece ağır sonuçlar doğuran kararların alınmış olduğunu, bu kararların müvekkilleri tarafından kazanılmış hakların açıkça ihlali anlamına geldiğini ve uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararların doğacağını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca bu tür kararların alınabilmesi için kooperatife kayıtlı bütün ortakların 3/4 oranında kabulü gerektiğini, davalı kooperatife kayıtlı üye sayısının ortalama 800 olduğunu, ancak buna rağmen 608 ortak olarak hazurun cetvelinin çıkarıldığını, bu hesaba rağmen kanunun emrettiği 3/4 nisabı 456 ortağa tekabül ettiğini, toplantıya katılan toplam ortak sayısı asaleten ve vekaleten sadece 232 kişi olduğunu, toplantıya katılanların tamamı kabul oyu verse bile kanunun aradığı ağırlaştırılmış nisaba ulaşmasının mümkün olamayacağını, genel kurul tarafından alınan karara karşı davacıların karara itiraz ettiğine ilişkin muhalefet şerhinin tutanağa işlenmiş olduğunu, emredici hukuk kurallarına aykırı davaya konu kararın iptal edilebilir olmaktan öte mutlak butlanla sakat hale geldiğini, davalı ... Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi'nin 28/12/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ''üye ortakların talepleri olmaksızın davacılara tahsis olunmayan bağımsız bölümlerin maliyetlerin davacılara yükletilmesine ilişkin'' alınan olağanüstü genel kararları ile alınan kararların 4/B maddesinin mutlak butlanla malul olduğunun tespitine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise tarafların peşin ödemeli ortak statüsü ile kazanılmış hakları ve iyiniyet kuralları gözetilerek yasaya ve ana sözleşmeye aykırı alınan söz konusu olağanüstü genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini, ayrıca dava sonuçlanıncaya kadar davalı ... Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi tarafından davacılara yönelik ek ödeme talep edilmesinin, davacılar aleyhine icra takibi başlatılmasının, davacılara ait tapulu taşınmazlar üzerine şerh ve ipotek konulmasının, genel kurul kararlarının uygulamasının durdurulması konusunda ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 29/01/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince;"...dava tarihi itibari ile davalı tarafça girişilmiş bir icra takibi veya işlem bulunmadığı gibi somut bir tedbir talebi olmayıp dava sonucunda elde edilecek faydayı sağlar şekilde tedbir kararı verilemeyeceğinden davacının tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 389. maddesi lafzına, amacına ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, genel kurul kararının uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğma ihtimali varsa icra takibi başlatılmasının beklenmesinin hukuka aykırı olduğunun açıkça kabul edildiğini, davacıların peşin ödemeli ortak statüsünde olup, iptali istenen dava konusu genel kurul kararlarının davacıların tapulu taşınmazlarına ve kazanılmış mülkiyet haklarına doğrudan müdahale niteliği taşıdığını, bu nedenle telafisi fiilen ve hukuken mümkün olmayan zararlara yol açacağını, Kooperatifler Kanunu'nun 52. maddesi gereğince aranılan nisap sağlanmaksızın alınan kararların mutlak butlanla sakat olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu karar, ihtiyati tedbirin reddine ilişkin 29/01/2026 tarihli ara karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile uygulanması gereken. 6102 sayılı TTK'nın, "Kararın yürütülmesinin geri bırakılması" başlıklı 449. maddesi; "(1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir." hükmünü içermektedir. TTK'nın 449. maddesindeki, "genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına" ilişkin düzenleme, sadece dava açıldıktan sonra ve yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra verilebilen kararlardan olup, özel geçici hukuki korumalardandır, yani bir başka anlatımla özel bir ihtiyati tedbirdir. İhtiyati tedbire ilişkin genel düzenleme ise, HMK'nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince davacı tarafların ihtiyati tedbir talebi özel nitelikteki TTK'nın 449. maddesine göre değerlendirilmemiş, genel nitelikteki HMK'nın 389. ve devamı maddeleri hükümlerine göre değerlendirme yapılmıştır. Bu durumda Dairemiz'ce, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin TTK'nın 449. maddesi gereğince değerlendirilmesi, gerekirse anılan madde hükmünce işlem yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2026 tarih ve ... Esas (Derdest) sayılı ara kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talepleri halinde davacılara İADESİNE, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...