T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1717 KARAR NO : 2025/2289 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO :2024/239 KARAR NO :2024/831 KARAR TARİHİ :25/09/2024 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 28/07/2020 KARAR YAZIM TARİHİ: 01/12/2025 İSTEM: Davacı vekili, müvekkillinin, davalı ile elektrik tüketim sözleşmesi gereğince Yakaköy Mahalles…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1717 KARAR NO : 2025/2289 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO :2024/239 KARAR NO :2024/831 KARAR TARİHİ :25/09/2024 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 28/07/2020 KARAR YAZIM TARİHİ: 01/12/2025 İSTEM: Davacı vekili, müvekkillinin, davalı ile elektrik tüketim sözleşmesi gereğince Yakaköy Mahallesinde bulunan iş yerine elektrik alarak tükettiğini, müvekkillinin iş yerinin kahvaltı servisi yapan bir iş yeri olup, 2019 yılı Eylül ayında faaliyete başladığını, aynı zamanda iş yerinde bir kaç odalık pansiyon işletmeciliği de yapıldığını, müvekkilline ait iş yerinin bir kaç aylık bir işletme olduğu için fazla iş yapamadığını, fakat müvekkillinin ileriye dönük olarak tedbiren kendisi tarafından kurulan elektrik trafosunun 250 kw büyüklüğünde olduğunu, oysa ki iş yerine çekilen tertibat ve proje incelendiğinde kullanabileceği elektrik sarfiyatının çok az olduğunun anlaşılacağını, ayrıca aynı trafodan müvekkiline ait iş yerinden başka iş yerinin de yararlandığını, müvekkilline ait iş yeri faaliyeti devam ederken kendisinin iş yerinde olmadığı 12.02.2020 tarihinde..... A.Ş. elemanlarınca iş yerine gelinerek yaptıkları kontroller neticesinde kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile tutanak tutulduğunu ve mühürleme işlemi yapılarak elektrik enerjisinin kesildiğini, yine aynı trafodan yararlanıp ayrı bir abonelik olup, ... Şirketi adına aboneliği olan aboneliğe de kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile 12.03.2020 tarihinde .... A.Ş. elemanlarınca iş yerine gelerek yaptıkları kontroller neticesinde kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile tutanak tutulduğunu ve mühürleme işlemi yapılarak elektrik enerjisinin kesildiğini, müvekkili adına aboneliği olan 11118360 tesisat nolu aboneliğe 753.868,68 TL, yine.... Şirketi adına 11172652 no ile kayıtlı olan aboneliğe de 584.790,71 TL yazıldığını, müvekkillinin hiç bir şekilde tutanakta belirtildiği gibi kaçak elektrik kullanımı için trafodan harici hat çekmediğini, kaçak elektrik enerjisi tüketimi yapmadığını, kaçak elektrik kullanmadığını, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı incelendiğinde müvekkillinin bir an için kaçak elektrik enerjisi kullandığı kabul edilse dahi tutanağın buna rağmen haksız bir şekilde aleyhe tutulduğunu, elektrik projesi incelendiğinde trafo gücü olan 250 kwa'nın yirmide birinden daha az bir elektrik enerjisi gücünün proje dahilinde olduğunun anlaşılacağını, sarfiyat hesaplaması yapılırken iş yerinin 3 vardiya çalıştığı şeklinde hesaplama yapıldığını, görevlilerin bu konuda da gerçeğe aykırı tutanak tutup hesaplama yaparak müvekkilini cezalandırma yoluna gittiklerini, ....A.Ş.'nin 14.07.2020 tarih ve 38767 sayılı yazısı ile müvekkili adına düzenlenen "753.868,68 TL ve 584.790,71 TL kaçak elektrik tahakkuklarının iptal edilerek 13.02.2019 ile 12.02.2020 tarih aralığına 792.138,46 TL elektrik tahakkukunun yeniden hesaplanmasına oybirliği ile karar verilmiştir." denilerek yazının müvekkilline tebliğ edildiğini, karar ile her iki cezanın iptal edildiğini ve neticede toplam 792.138,46 TL kaçak elektrik kullanım cezası tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek müvekkilinin 792.138,46 TL' den dolayı borçlu olmadığının tespitini, borç, faiz ve ceza tahakkuk işleminin iptalini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili, 250 kVA trafonun AG çıkış kablolarının bulunduğu direk ile AG ölçü ve dağıtım panosunun bulunduğu beton platform arasında kalan 1 m'lik toprak zeminli alanda yapılan kazı çalışması sonucunda yeraltında kalan bölümde, ölçü panosuna girmeden önce 4 adet ek mufunun (Muf=Kablo ekleme malzemesi) olduğunun tespit edildiğini, yapılan incelemelerde demir direk üzerinde bulunan 250 kVA'lık trafonun AG çıkışından çıkan 3 adet (1*185 mm NYY) kablonun, demir direk boyunca indiği, demir direk bitimi toprak zemin içine girdiği, yeraltında kalan bölümde her faz için ek mufuna tek kablo olarak girip, çift kablo olarak çıktığı aynı şekilde 1 adet nötr kablosunun (1*150 mm NYY) ek mufuna tek kablo olarak girip çift kablo olarak çıktığının tespit edildiğini, ek muflardan çıkan bu kabloların birer tanesi ... marka 400 Amper TMŞ'nin faz girişlerine bağlanmış olduğunu, birer adeti ile AG ölçü ve dağıtım panosuna girmeden yeraltından harici olarak direk tesise gittiğinin tespit edildiğini, bu tespit işlemlerinde aboneye ait ....marka 400 Amper TMŞ'nin enerjisinin kesik olduğu halde ek yapılan ve tesise harici olarak giden 3 adet (1*185 mm) kabloda enerji olduğunun tespit edildiğini, bu durumda ek muflarından çıkan her fazdan birer adet (3 adet 1*185) kablo olmak üzere direk tesise harici hat çekilmiş olduğunun tespit edildiğini, kullanıcı olduğunu beyan eden davacıya durum izah edildiğinde tutanak tutularak enerjinin kesildiğini ifade edildiğini, kullanıcı davacının Kaçak Elektrik Tespit tutanağına yazılan T.C. Kimlik numarasını kendisinin ibraz ettiğini ancak kaçak tutanağına imzadan imtina ettiğini, kaçak elektrik tespit tutanağının bir nüshasının aboneye elden teslim edildiğini ve enerji kesilerek ayırıcı, AG Sayaç ve Dağıtım panosu mühürlenerek ölçü kontrol ekipleri kullanım yerinde ayrıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi, "Davanın KISMEN KABULÜ ile Davacının itirazı üzerine, davalı şirketin 14/07/2020 tarih ve 38767 sayısı ile tahakkuk ettirilen 792.138,46-TL lik kaçak elektrik tüketim bedelinin 74.241,45-TL lik kısmından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine," karar vermiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı vekili ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, Yerel mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi raporunda kaçak elektrik konusunun doğru olup olmadığı, müvekkillinin iş yerinde kaçak enerji kullandığı konusunu tartışmadan ve bir sonuca varmadan müvekkili aleyhine hesaplama yoluna gitmesinin bilirkişinin bu konuda ki ön yargısını gösterdiğini, ayrıca bilirkişinin bu hesaplamayı yaparken iş yerinin olaydan yaklaşık 5-6 ay kadar önce hizmet vermeye başladığını, hatta bu tarihten sonra dahi iş yerinin henüz faaliyete geçmeyen otel ve diğer kısımlarında çalışmaların devam ettiğini bu nedenle de yeterince işletilemediği iş yerinin eksikliklerinin tamamlanması ve yeni hizmete açılmış olduğundan müşterilerinin olmaması nedeniyle pek işlemediğinin göz önüne alınmadığını, gerek istinaf konusu yaptıkları gerekçeli kararda ve gerekse kararın dayanağı olan bilirkişi raporunda kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalandırılmasında esas alınacak süre olarak müvekkilline ait iş yerinin kahvaltı salonu-otel ve kır düğün salonu olarak kullanıldığından günlük çalışma süresinin fazla hesaplanmasının doğru olmadığını, bilirkişi raporunda abonenin bağlantı gücünü %60 almadan ve kaçak kullanım süresinin 152 gün esas alınarak hesaplama yapıldığını, Yerel Mahkemenin bu nedenle de yanlış olan raporu karara esas alınmasının yanlış olduğunu, müvekkilli tarafından iddia edilen kaçak elektrik tüketimi olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava açıldıktan sonra düzenlenen 739.529,00 TL'lik fatura dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yeni düzenlenmesine karar verilen 792.138,46 TL'lik fatura üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık kaçak elektrik kullanılmadığı/kaçağa bağlı tahakkuk ettirilen faturanın usulsüz olduğu iddiasından kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına ve özellikle Dairemizin 2022/2612 Esas, 2024/485 nolu kaldırma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunmasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davacının ve davalının, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2024 tarih ve 2024/239 E. - 2024/831 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 855,20 TL harcın mahsubuna, fazla alınan 239,80 TL'nin istem halinde davacıya iadesine, 3)Davalıdan alınması gereken 5.071,43 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubuna, bakiye 4.456,03 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4)İstinaf giderlerinin ilgilisi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361 vd maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 01/12/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.