11. Hukuk Dairesi 2011/3781 E. , 2011/6772 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.09.2008 gün ve 2008/71 - 2008/182 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.10.2010 gün ve 2009/199 - 2010/10542 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenle…
**11. Hukuk Dairesi 2011/3781 E. , 2011/6772 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.09.2008 gün ve 2008/71 - 2008/182 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.10.2010 gün ve 2009/199 - 2010/10542 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış markası olan IKEA ibaresini 1-45. sınıflarda tescil ettirmek üzere 23.02.2005 tarihinde TPE’ye marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun markalar dairesi tarafından 18/1-5, 24/1, 5, 7, 8, 25/1-7 ve 26/1-4, 6-8. sınıf emtialar yönünden 556 sayılı KHK’nin 7/b maddesi uyarınca 1998/15371 sayılı marka dayanak alınarak reddedildiğini, müvekkilince yapılan itirazın YİDK tarafından 18/1-5 ve 24/1.sınıf mallar yönünden kabul edilmesine karşın diğer sınıflar yönünden reddedildiğini, oysa ki davacı markasının davalıya ait redde mesnet marka tescil edilmeden daha önceki tarihlerde Dünyanın bir çok ülkesinde ve Türkiye’de tescil edilmek ve kullanılmak suretiyle tanınmışlık vasfı kazandığını, davalı şirketin 1998/15371 sayılı İKİA + şekil ibareli markayı müvekkilinin tanınmışlık vasfı taşıyan markasından istifade etmek amacıyla kötü niyetle tescil ettirdiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli olan 03.11.1998 gün ve 1998/15371 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile marka sicilinden terkinini ve bu kararın Türkiye çapında yayın yapan gazetelerden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, davanın süresinde açılmadığını, müvekkilinin 1998/15371 sayılı markasının tescil tarihinden bu yana 5 yıllık süre dolduğundan davacının dava açma süresini geçirdiğini, davacı markasının tanınmış marka olduğu kabul edilse bile müvekkili şirket tescilinin kötü niyetli olmadığını, davacının müvekkilinin tescil tarihinde Türkiye’de faaliyette bulunan bir firma olmadığını, tescilde öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu, bu nedenle davacı başvurusunun reddinin hukuka uygun bulunduğunu, ayrıca YİDK kararının iptal edilmesinin müvekkili şirket markasının hükümsüzlüğünü gerektirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.