İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili arasında 2.000.000-TLlimitli 03.06.2015 tarihli GKS imzalandığını, diğer davalı ...'in (düzeltme öncesi: ...) sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığını, kefilin şirket yetkilisi olması nedeniyle eş rızası alınmadığını,kred…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2179 KARAR NO : 2025/1737 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/09/2022 NUMARASI : 2021/963 Esas - 2022/781 Karar DAVA: Alacak DAVA TARİHİ: 22/11/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili arasında 2.000.000-TLlimitli 03.06.2015 tarihli GKS imzalandığını, diğer davalı ...'in (düzeltme öncesi: ...) sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığını, kefilin şirket yetkilisi olması nedeniyle eş rızası alınmadığını,kredilerin zamanında ödenmediğinden hesabın kat edildiğini ve davalılara gönderilen Beyoğlu 46. Noterliğinin 21.12.2018 tarih ve ... nolu ihtarnamenin 25.12.2018 tarihinde tebliğ edildiğini,borcun ödenmediğini ,davalılar ve dava dışı ipotek veren sıfatı ile borçlu ...hakkında İstanbul 10. İcra Dairesi'nin 2019/37 sayılı ipotekli takibin, davalı kefil hakkında ise İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesinin... sayılı ilamsız takip başlatıldığını, ipotekli taşınmazın 16.07.2019 tarihinde 407.800-TLye satıldığını, ihale bedelinden 204.176,19-TL'nin ve neması 11.269,70-TL'nin 13.07.2021 tarihinde dosya borcuna ödendiğini, ihale ile ödeme tarihi arasındaki iki yıl süre geçtiğinden müvekkilinin faiz alacağı doğduğu belirterek 116.157,56-TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; icra takiplerinin fahiş bedel ve fahiş faiz oranları ile başlatıldığını, müvekkillerinin kredi sözleşmesi ile ilgili olarak detaylı inceleme, herhangi bir itiraz veya düzeltme haklarını kullanmalarına fırsat verilmediğini, ekonomik koşullar nedeniyle müvekkili şirketin ödeme güçlüğü içine düştüğünü, davacının ipotekli taşınmazları satarak alacağını tahsil ettiği halde bakiye alacağı kaldığını iddia ederek huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; asıl borçlunun davacıya dava tarihi itibariyle 70.545,94-TL borcu bulunduğu, diğer davalının geçerli kredi sözleşmesi ve buna bağlı olarak geçerli kefalet şartı nedeniyle asıl borçlu ile beraber davacıya karşı sorumlu olduğu, davacının bakiye alacak yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 70.545,94-TL alacağın davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz oranlarının hatalı uygulandığını, KMH'dan kaynaklanan alacak için %33 oranında rotatif kredi için ise %47 oranında faiz uygulanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın asıl borçlu ve kefil olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen 03/06/2015 tarihli 2.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesini diğer davalının müteselsil kefil olarak imzaladığı, hesabın 21/12/2018 tarihinde KMH kaynaklı 54.999,52-TL asıl alacak olmak üzere 59.799,93-TL, rotatif kredi kaynaklı 65.000-TL asıl alacak olmak üzere 78.221,50-TL, noter masrafı ve poliçe bedeli ilavesi ile toplam 138.593,92-TL üzerinden kat edildiği, davacı banka tarafından asıl borçlu şirket aleyhinde İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı ipotekli takibin, davalı kefil aleyhinde ise Anadolu 17. İcra Dairesi'nin... sayılı icra takibi başlatıldığı, ipotek paraya çevrildikten sonra 13/07/2021 tarihi itibariyle müvekkilinin 116.157,56-TL faiz alacağı bulunduğunu belirterek faiz alacağının tahsili için eldeyi davayı açmıştır.Mahkemece, ipotek satışından gelen tutarın hesaba geçtiği tarih itibariyle oluşan alacak belirlenip, ödemenin banka uygulaması gibi anaparadan düşülerek hesaplanan bakiye 70.545,94-TL faiz alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davacı banka faiz oranının hatalı belirlendiğini belirterek istinaf kanunyoluna başvurmuştur.Genel Kredi Sözleşmesinin 43.18 temerrüt maddesinde; “Kullanılan kredinin türü ne olursa olsun, temerrüt tarihinde Bankaca ticari kredili mevduat hesapları için uygulanan kredi faiz oranına 20 puan ilavesi ile bulunacak faiz oranı üzerinden temerrüt faizi tatbik edileceğini ... kabul eder" düzenlemesi bulunmakta olup, taraflar temerrüt halinde uygulanacak faiz oranını serbestçe kararlaştırmışlardır. Bu halde davacı banka sözleşme uyarınca, temerrüt halinde TCMB tarafından KMH için belirlenen faiz oranına 20 puan ilavesi ile belirlenecek oranda temerrüt faizi işletilmesini talep edebilir. Kredili Mevduat Hesabı için; 5464 sayılı Kanunun 26. maddesi ile TCMB'ye kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami ve akdi gecikme faiz oranlarının belirlenmesi görevi verilmiştir. 2006/1 sayılı tebliğ ile kredili mevduat hesaplarında uygulanacak akdi ve gecikme faiz oranlarının kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemeyeceği düzenlenmiştir.Kredili Mevduat Hesapları için uygulanacak faiz oranları TCMB tarafından belirlenmekte olup başkaca faiz uygulanamaz. Bu halde davacının rotatif krediden kaynaklanan alacağına hesabın kat edildiği tarih itibariyle TCMB tarafından KMH ve kredi kartı alacakları için belirlenen % 22,08 faiz oranına 20 puan ilavesiyle % 42,08 oranının uygulanması gerekir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme hükmüne uygun olarak rotatif kredi için 42,08 oranda temerrüt faizi hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedeni yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,4-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,7-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/10/2025