TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2023 NUMARASI : 2020/302 Esas 2023/238 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/10/2021 KARAR TARİHİ : 26/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/03/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine yönelik olara…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/787 Esas 2026/181 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/787 KARAR NO : 2026/181 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2023 NUMARASI : 2020/302 Esas 2023/238 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/10/2021 KARAR TARİHİ : 26/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/03/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine yönelik olarak verilen hükme karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı aracın davalı ... şirketinden aldığı yakıt dolayısıyla çıkan yangın sonucu hasara uğradığını, yangının akaryakıttan kaynaklı olduğunun hasar araştırma raporuyla tespit edildiğini, diğer davalı şirketlerin sigortalı araca doldurulan yakıtın dağıtım ve perakende satışını yapan firmalar olduğunu, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili tarafından sigortalısına tazminat ödemesi yapıldığını, sigortalıya yapılan ödemeden davalıların sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 206.481,52 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı aracın yandığını, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili tarafından sigortalısına tazminat ödemesi yapıldığını, aynı hasar bedeline ilişkin ... ... Ltd Şti., ... ... A.Ş. Ve ... ... A.Ş. aleyhine dava açıldığını, halen süren yargılama sırasında sigortalı araçtaki yangına ... ... A.Ş'nin sattığı petrolün sebep olduğunun tespit edilme ihtimaline karşı ... ... A.Ş.'nin akaryakıt temin edicisi konumunda olan davalıya da davanın ihbar edildiğini, hasara sebep olan kalitesiz akaryakıtın hangi şirketten alındığının tespiti ve hasar bedelinin tazmini için davalıya karşı da dava açmak ve açılmış davaları birleştirme gereği doğduğunu, davalının diğer dosya davalıların sigortalı araca doldurulan yakıtın dağıtım ve perakende satışını yapan firmalar olduklarının tespit edildiğini, davalı ve diğer dosya davalılarının akaryakıtın üretiminden satımına kadarki aşamalarda faaliyette bulundukları için müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 206.481,52 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Asıl davada davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... şirketi arasında hiçbir bayilik ilişkisi bulunmadığını, davacının ekspertiz raporuna dayanarak araçtaki yangına yakıtın sebebiyet verdiği şeklinde öne sürdüğü iddianın kabul edilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu aracın Elazığ-İstanbul seferini yaptığı sırada Elazığ'da müvekkilinden yakıt alan aracın Ankara'ya kadar gittiğini, müvekkilinden aldığı yakıttan dolayı hiçbir sorun yaşamadığını, daha sonra Ankara'da diğer davalı ... şirketinden yakıt aldığını, 60 km. yol gittikten sonra araçtan duman çıkmaya başladığını, kazanın ilk kayık alınan müvekkilinin yakıtıyla illiyet bağının kalmadığını, yangının yakıta bağlanması halinde diğer davalı ... şirketinden alınan ... yakıtıyla ilgili olarak kabul edilmesinin hayatın olağan akışı gereği olduğunu, müvekkilinin 20/06/2010 tarihi itibarıyla yakıt aldığı şirketin ... ... A.Ş. Olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı araçla müvekkili arasında doğrudan bir akaryakıt alımı yapılmadığını, dava konusu hasarın müvekkili tarafından sağlanan yakıttan değil, diğer davalı ... şirketinden alınan yakıttan kaynaklandığını, müvekkili ile ... şirketi arasında yakıt dağıtımı ve perakende satışına yönelik herhangi bir anlaşma bulunmadığını, yakıtın müvekkilinden alındığını gösterir bir evrak sunulmadığını, zarar ile müvekkili arasında illiyet bağı olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ... ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin lisanslı bayisi olan ... şirketine depolama hizmeti almakta olduğu depolama tesislerindeki tanktaki motorin ürününden fatura karşılığı motorin aldığını, bayisine ait tankere sevk irsaliyesiyle yükleyerek motorin ürününü bayiye ait istasyona sevk ettiğini, motorin analiz raporunda yakıtın teknik düzenlemelerde yer alan özelliklere uygun olduğunun tespit edildiğini, 40'a yakın bayisine de müvekkilinin motorin ürünü sattığını, bu istasyonlardan motorin alan hiçbir son kullanıcıdan akaryakıtla ilgili veya bağlantılı herhangi bir şikayet gelmediğini, bunun yanı sıra lisanslı bayi olan ... şirketinin akaryakıt istasyonunda 20/06/2019 tarihinde sigortalı aracın da içinde bulunduğu 360 adet müşterinin akaryakıt ürünü satın aldığını, bu müşterilerin hiçbirinin akaryakıtla ilgili ve bağlantılı bir şikayetle gelmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davalı olarak gösterilen ... ...'den depo kapasitesinin 500 lt olduğu gözetilerek depo tam boşalmadan 330 lt yakıt alındıktan sonra 1211 km yol gidilip, önceki alınan yakıtla bu yakıtın tamamına yakının bitirildiği, daha sonra ... ...'ten 436 lt yakıt alınıp 850. km'de yangın olayının meydana geldiği, bu haliyle her ne kadar son tedarikçinin (.../...) sorumlu olacağı düşünülse de, önceki alınan yakıtların DPF'yi tıkayıp tıkamadığı, en son alınan yakıtın ... tarafından sunulan ve dosya kapsamında aksi ispat edilemeyen analiz raporlarına göre standartlara uygun olması gözetildiğinde bu haliyle bir sorumluluk yüklenemeyeceği, en son alınan yakıttan dolayı yangının çıkmış olduğu kabul edilse dahi, bu sorumluluğun analiz raporları karşısında ... petrolün mü, dosyada taraflarca ileri sürüldüğü üzere yakıt depolarının kirli olabileceği iddiasıyla ... petrol'ün mü, otobüsün bakımlarının zamanında yapılmadığı ve yakıt deposunun kirli olabileceği iddiasıyla dava dışı sigortalı şirketin mi yoksa DPF'nin önceki yakıtlarda tıkanma aşamasına gelip son alınan yakıtta yangın çıkaracak derecede tıkanma ihtimali gözetildiğinde dosya kapsamında tespit edilen önceki yakıt alınan tedarikçi ve bayii olan davalılar ... ve ... mi üzerinde olduğunun dosya kapsamında yapılan tüm araştırmalara rağmen tespit edilemediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu iki istasyondan hangisinin kusurlu olduğunun belirlenmesinin teknik olarak güç olacağı, hatta mümkün olamayacağının belirtildiği, davacının da yangına sebep olan yakıtın nereden alındığı ve DPF'nin tıkanmasına neden olan yakıtın hangi aşamada kirlendiğinin dosya kapsamında ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm bilirkişi raporlarının ortak yanı, müvekkili tarafından sigortalanan araçta meydana gelen yangının araçta kullanılan akaryakıttan kaynaklandığı, akaryakıt kalitesinin toplam kirlilik yönünden standartlara uygun olmadığı yönünde görüş bildirmeleri olduğunu, sigortalanan araç, yakıt depo kapasitesi 500 litre olan bir otobüs olup, yangından önce en son davalı ... Petrol A.Ş.'den 20.06.2019 tarihinde 436 litre yakıt aldığını, sonrasında başkaca herhangi bir yerden yakıt ikmali yapmadığını, 21.06.2019 tarihinde saat 07:00 civarlarında ise yanarak hasara uğradığını, 500 litrelik depodaki yakıtın 436 litresinin ... Petrol A.Ş.'den satın alındığını ve sonrasında başkaca yakıt ikmalinin de yapılmadığını, somut durumda yangına sebep olan kirli yakıtın bu davalıdan alınmış olduğunu, kirli yakıtın yangına sebep olduğunun son derece açık olduğunu, bunun yanı sıra belirtmek gerekir ki, yangına uğrayan aracın deposundan alınan numunelerden yakıtın kirli olduğunu, dolayısı ile yakıtın kirli olduğu konusunun ispat edildiğini, araçtan alınan numuneler üzerinde yapılan inceleme ile araçta standartlara uygun olmayan yakıtın bulunduğunu ve bunun ispat edildiği somut durumda yakıtın standartlara uygun olduğunun kabul edilmesinin doğru olmadığını, yangın sırasında araçta bulunan yakıtın standartların çok üzerinde kirli olduğu konusunda bir tereddüt bulunmadığını, aracın en son 436 litre (depo hacminin %87'si) yakıt aldığı değerlendirildiğinde son alınan yakıtın kirli olması gerektiğini, aracın deposunun son yakıt alınmadan evvel sadece %13'ünün dolu olduğu değerlendirildiğinde son alınan yakıtın kirli olmasının kaçınılmaz olduğunu, araçta yangın anında standartların çok üzerinde kirli yakıt bulunduğunun son derece açık olduğunu, yangının ana kaynağının kirli yakıt olduğunun tespit edildiği somut durumda, kirli yakıtın ... Petrol A.Ş.'den 20.06.2019 tarihinde alınan yakıt olduğunu, aksinin yani ... Petrol A.Ş.'den 20.06.2019 tarihinde alınan yakıtın temiz olduğunun kabulü %13'ü dolu olan bir depodaki yakıtın (64 litre) tüm depoyu (500 litre) standartların çok üzerinde kirli hale getirebilmesi için standartlara son derece aykırı olması gerekir ki, aracın bu yakıt ile Bandırma'dan Elazığ'a 1.200 km yol aldığı değerlendirildiğinde bu yakıtın bu kadar kirli olmasının mümkün olamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Kasko sigorta poliçesi, yargılama aşamasında birinci bilirkişi heyeti olan kimya mühendisi ve makine mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 28/10/2021 tarihli kök, 27/05/2022 tarihli ek rapor, ikinci bilirkişi heyeti olan kimya mühendisi, otomotiv/makine/mekatronik bölümü öğretim üyesi bilirkişi heyetinden alınan 16/12/2022 tarihli rapor, dava dışı sigortalı ... Turizm Ltd. Şti'ne yazılan müzekkereye verilen 17/11/2021 tarihli cevap, 17/06/2019 tarihli motorin analiz raporu, 21/06/2019 tarihli Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığının yangın raporu, 19/06/2019 tarihli sevk irsaliyesi, kasko ekspertiz raporu, hasarlı araç fotoğrafları, araç ruhsatı, hasar faturaları, yansıtma faturası, 9-12/07/2019 tarihli TPO analiz raporu, davacı tarafından sunulan makine mühendisi tarafından hazırlanan 09/08/2019 tarihli uzman görüşü, kolluk tarafından düzenlenen 23/06/2019 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı, araştırma raporu, davalı ... şirketi tarafından davacıya gönderilen 20/11/2019 tarihli cevabi ihtarname, EPDK müzekkere cevabı dosya içerisinde yer almaktadır. Tanık ... talimat mahkemesince dinlenmiştir. Yargılama aşamasında alınan birinci bilirkişi heyeti kök raporunda, sigortalı araçta meydana gelen yangının araçta kullanılan yakıttan kaynaklandığı, akaryakıtın motorin olduğu, motorindeki toplam kirliliğin en çok 24 MG olması gerekirken 28 MG olarak laboratuvarda ölçüldüğü, akaryakıt kalitesinin toplam kirlilik yönünden standartlara uygun olmaması sonucu otobüsün arka motor kısmında egzoz sisteminde bulunan DPF filtresinin normalden çok daha fazla tıkanması ve otomatik filtre temizleme işleminin 600 derece sıcaklığa kadar çıkması sonucu etrafındaki plastik malzemeler tutuşarak yangının çıktığı, yangına neden olan yakıtın ... adresinden alındığı yönünde kanaat bildirilmiştir. İtiraz üzerine alınan ek raporda, otobüsün kullandığı motorindeki toplamı kirliliğin yüksek oluşunun motorini satan ... şirketine ait motorin tanklarının temizlenmemiş kirli olmasından kaynaklanabileceğinden, olayda davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunduğu, motorindeki toplam kirliliğin yüksek olmasının suç konusu motorini ... şirketine satan firmanın kusurlu ye ayıplı motorin satmasından da kaynaklanabileceğinden, suç konusu motorini ... şirketine satan petrol şirketinin de olayda sorumlu olduğu, bugün için motorindeki toplam kirliliğin suç konusu motorini bayiye satan petrol firmasından mı yoksa otobüse yakıtı veren ... şirketinden mi kaynaklandığının tespitinin mümkün olamayacağı, otobüs şöförünün beyanına göre otobüse yakıt ikmalinin ... adresindeki petrol istasyonundan (... şirketi) yapılmış olduğu, davacı tarafından ödenen bedelin ödeme tarihindeki piyasa rayiçlerine uygun bulunduğu tespit edilmiştir. İkinci bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; sigortalı aracın kullandığı yakıtın, gerekli standartların altında kaliteye sahip olduğunun, analiz ve bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu, uygun standartlarda olmayan yakıt kullanımının, yangın başlangıcının ana sebebi olduğu, davacının ödediği 206.481,51 TL tutarın, ödeme tarihindeki piyasa rayiçleriyle örtüştüğü, aracın ... Petrol'den yakıt almadan önce 19.06.2019 tarihinde Balıkesir Bandırma'da bulunan ... Petrol Tur. Ltd. Şti'ne ait ... istasyonundan 330 litre yakıt aldığı belirtilmekte ise de, kirli yakıt kaynaklı vakada bu iki istasyondan hangisinin kusurlu olduğunun belirlenmesinin teknik olarak güç, hatta mümkün olamayacağı yönünde kanaat bildirilmiştir. Dava dışı sigortalı ... Turizm Ltd. Şti'ne yazılan müzekkereye verilen 17/11/2021 tarihli cevapta, şirketin sigortalı araç dışında başka araçlarının da ... şirketinden yakıt aldığını, diğer araçlarda sorun yaşanmadığını, sigortalı aracın davalı ... şirketinden yakıt almadan önce 19/06/2019 tarihinde Bandırma'daki ... şirketine ait ... istasyonundan 330 lt. yakıt aldığını, otobüsün azami 500 lt. yakıt depoladığını, Elazığ dışında sadece ... istasyonlarından yakın alındığını, buradan alınan yakıtın tam olarak bitmeden aracın tekrar Elazığ'dan sefere çıkacağından davalı ... şirketinden yakıtın ikmal edildiğini bildirmiştir. Birleşen dosya davalısı ... A.Ş'den alınan numune üzerinde yapılan inclemee sonucu numunenin teknik düzenlemede yer alan özelliklere uygun olduğunun tespit edildiği, 17/06/2019 tarihli motorin analiz raporunda belirtilmiştir. Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen yangın raporunda, sigortalı yolcu otobüsünün seyir halinde iken egzozun aşırı ısınması sonucu çıkan kıvılcımların egzoz ve motor etrafında bulunan plastik aksamlarını tutuşturarak alev aldığı, yangının da bu şekilde çıktığı belirtilmiştir. Birleşen dosya davalısı ... A.Ş. Tarafından asıl davada davalı ...'na 19/06/2019 tarihinde 31468 lt. motorin sattığı 19/06/2019 tarihli sevk irsaliyesinden anlaşılmıştır. TPO analiz raporunda, sigortalı araçtan alınan numunede yapılan inceleme sonucu motorinin toplam kirlilik testinin uygun bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafından sunulan uzman görüşünde, dış kaynaktan bir yangın başlangıcının söz konusu olmadığı, elektrik tesisatındaki sorundan kaynaklı yangın olayının mevcut olmadığının tespit edildiği, uygun standartlarda olmayan yakıt kullanımının yangın başlangıcındaki kök sebep olduğu tespit edilmiştir. Araştırma raporunda, uygun standartlarda olmayan yakıt kullanımının yangın başlangıcındaki kök sebep olduğu belirtilmiştir. Davalı ... şirketi tarafından davacıya gönderilen 20/11/2019 tarihli cevabi ihtarnamede, gönderilen yazı ekinde ne yakıtın davalı şirketten alındığını gösterir, ne de ilgili araç hasarının davalıdan alınan akaryakıttan kaynaklandığını gösterir hiçbir evrak sunulmadığı, akaryakıttan kaynaklı hasarın iddia edilmesi halinde de hasarın davalıya rücunun mümkün olmadığı, davalının akaryakıt satıcısı olduğu, akaryakıt üretimi yapmadığı, talebin doğrudan akaryakıt üreticisi olan ... A.Ş'ye yönlendirilmesi gerektiği bildirilmiştir. EPDK'ya yazılan müzekkereye verilen cevapta, davalı ... şirketinin Ankara'da 3 akaryakıt istasyonu bulunduğu ve ... bayisi olduğu, davalı ... şirketinin 06/07/2020 tarihine kadar davalı ... A.Ş, 07/07/2020 tarihinden itibaren ise Petrol Ofisi A.Ş. Bayi olduğu belirtilmiştir. Asıl ve birleşen davada davacı yan kasko sigortalı aracın trafikte seyir halinde iken araçta kirli yakıttan kaynaklı başlayan yangın nedeniyle yandığını, sigortalıya hasar bedelinin ödendiğini, sigortalıya ödenen bedelden kirli yakıtın dağıtım ve perakende satışı yapan asıl ve birleşen dosya davalılarının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın trafikte seyir halinde iken araçta çıkan yangın sonucu yanarak hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından sigortalıya ödendiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın hasara uğradığı yangına kirli yakıt satışının mı yoksa yakıtın satışını yapan firmanın tanklarındaki kirliliğin mi yakıtı kirletmesi sonucu oluşan kirli yakıtın mı sebep olduğu, yangına sebebiyet veren yakıtın perakende satıcısı ve dağıtım şirketinin hangi şirket/şirketler olduğu, sigortalı araçta oluşan hasar miktarı, asıl ve birleşen dosya davalılarının sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. Asıl davada davalı ... A.Ş vekili ile davalı ... ... Ltd. Şti vekili davacı vekilinin istinaf dilekçesinin tebliği üzerine verdikleri cevap dilekçesinde, karara yönelik itirazlarını da bildirmiş iseler de, anılan davalılar vekillerince dosyaya ibraz edilen 30/12/2025 tarihli yazılı beyan dilekçelerinde, sundukları dilekçelerin davacının istinaf başvurusuna karşı cevaplarının sunulmasına ilişkin olduğunu, yapılacak inceleme neticesi davacı yanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldığından anılan dilekçelerin katılma yoluyla istinaf dilekçesi niteliğinde bulunmadığı kabul edilerek Dairemizce yapılan istinaf incelemesi asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak yapılmıştır. Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla davacının ödediği bedeli davalılardan talep etmesi davalı/davalıların sigortalı araca kirli yakıt sattığı ve/veya bu yakıtı dağıttığının ve yangının kirli yakıttan çıktığının ispat edilmesi halinde mümkündür. Davacı yan asıl davada sigortalı araca yakıtı satan davalı ... şirketi ile sigortalı araca doldurulan yakıtın dağıtım ve perakende satışını yapan şirketler olan diğer davalıların sigortalıya ödenen bedelden sorumlu olduğunu, birleşen davada ise sigortalı araca yakıtı satan davalı ...'nun davalı ... şirketi bayisi olması nedeniyle bayi sıfatıyla sorumlu olduğunu iddia ederek işbu rücuen tazminat davalarını açmıştır. Anılan iddia gözetildiğinde davacının işbu asıl ve birleşen davada sigortalı araçta yangına sebebiyet veren kirli yakıtın hangi şirkete ait akaryakıt istasyonundan alındığı, bu akaryakıt istasyonunun perakende ve dağıtım şirketinin hangi şirket olduğu ve yangının kirli yakıttan çıktığı hususlarını ispatlaması gerekmektedir. Yargılama aşamasında sigortalı şirkete yazılan müzekkere cevabı ile tanık olarak dinlenen sigortalı araç sürücüsünü ...'in anlatımlarından yangın öncesi araca en son yakıt alınan yerine davalı ... şirketine ait akaryakıt istasyonu olduğu anlaşılmıştır. Alınan birinci bilirkişi heyeti kök ve ek raporunda, motorindeki toplam kirliliğin yangına sebebiyet veren motorini bayiye satan petrol firmasından mı yoksa sigortalı araca yakıtı veren şirketten mi kaynaklandığının tespitinin mümkün olmayacağı, araca en son kayıtın davalı ... şirketinden alındığı tespit edilmiş, alınan ikinci bilirkişi heyeti raporunda ise, kirli akaryakıt kaynaklı vakıada hangi istasyondan alınan yakıtın yangına sebebiyet verdiğinin belirlenmesinin teknik olarak mümkün olmayacağı tespit edilmiştir. Yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere sigortalı araca en son yakıt satışı yapan davalı ... şirketi olup, bu şirketin dağıtım şirketi ise birleşen dosya davalısı ... şirketidir. Sigortalı araçta daha önce alınan ve anılan şirketten yakıt alınması sırasında halen bir kısmı yakıt deposunda bulunan yakıtın DPF'yi tıkayıp tıkamadığının tespitine ilişkin davacı tarafından dosyaya sunulan herhangi bir delil bulunmamaktadır. Öte yandan, davalı ... şirketi tarafından dosyaya ibraz edilen analiz raporunda, davalı ... şirketine satış yapılmadan önce tanklarından alınan numune üzerinde yapılan inceleme sonucu yakıtın teknik düzenlemede yer alan özelliklere uygun olduğu tespit edilmiştir. En son alınan yakıttan dolayı sigortalı araçta yangın çıktığı kabul edilmesi halinde bu sorumluluğun analiz raporu karşısında davalı ... şirketinde mi, yakıt depolarının kirli olabileceği iddiasıyla ... şirketinin mi yakıt deposunun kirli olabileceği iddiası karşısında dava dışı sigortalı şirketinin mi, DPF'nin önceki alınan yakıtlar sonucunda tıkanma aşamasına gelip son alınan yakıtta yangın çıkaracak şekilde tıkanma ihtimali durumunda önceki yakıt alınan davalılar ... ve tedarikçisi olan davalı ...'in mi sorumlu olduğuna ilişkin teknik olarak tespit yapılması mümkün olmamıştır. Bir başka anlatımla, davacı tarafından yangına sebep olan yakıtın nereden alındığı, DPF'nin tıkanmasına neden olan yakıtın hangi aşamada kirlendiği ve yangında kirli yakıt dışında bir etkinin bulunup bulunmadığı usulüne uygun delillerle ispatlanamamıştır. Bu durumda mahkemece, halefiyet iddiasına dayanarak rücuen tazminat talebinde bulunan davacının asıl ve birleşen dosya davalılarının rücuen tazminat alacağından sorumlu olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen davada davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından asıl ve birleşen davada davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/02/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.