T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/322 Esas KARAR NO : 2025/1635 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/740 Esas - 2022/864 Karar TARİH: 18/10/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/322 Esas KARAR NO : 2025/1635 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/740 Esas - 2022/864 Karar TARİH: 18/10/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan olan alacaklarının tahsilini teminen İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazın iptali istemiyle Ticaret Kanunundan Doğan Zorunlu Arabuluculuk Başvurusu ekte ibraz olunan 2020/105443 Arabuluculuk Dosya Numaralı “Arabuluculuk Son Tutanağı” ile taraflar arasında yapılan müzakereler neticesinde anlaşma sağlanamamış olmakla işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davalı tarafından ileri sürülen itirazlar haksız ve dayanıksız olduğunu, davalı şirkete muhtelif ürünlerin satışı üzerine 09.02.2016 Tarihli 5.833,36- Euro tutarında ve 12.02.2016 Tarihli 169,24- Euro tutarında iki adet e-fatura müvekkili şirket tarafından kesildiğini, ancak fatura bedelleri vadesi geçmesine rağmen müvekkili şirkete ödenmemiş olup neticesinde 07.11.2018 tarihinde yukarıda numarası yazılı icra dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, açıklanan tüm bu nedenlerle davalının kötü niyetli olarak takibe ve borca yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının kötü niyet olarak yapmış olduğu itiraz neticesinde icra takibinin durmasına sebep olduğundan %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule yönelik itirazlarının bulunduğunu, davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın tüm talepleri zamanaşımına uğradığını, işbu dava süresi içerisinde açılmadığından davanın usulen reddi gerektiğini, davacının hukuki dayanaktan yoksun iddialarını kabul etmiyor ve itiraz ettiklerini, davacı vekilinin haksız ve mesnetsiz beyanlarını içeren dava dilekçesinde yer alan tüm iddialar soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili ile davacı yan arasında herhangi bir alışveriş gerçekleşmediğini, davacının haksız ve mesnetsiz iddialarının reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafından kötü niyetli olarak huzurdaki dava ikame edildiğini, davacının asıl alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davacının açmış olduğu haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile , dava konusu icra takibinin müvekkili yönünden iptaline, kötü niyetli olduğu açıkça görülen davacının % 20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/10/2022 tarih 2020/740 Esas - 2022/864 Karar sayılı kararında; "Mahkememizce davaya konu edilen İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasının UYAP sureti celp edilip incelenmiştir. Mahkememizin 14/12/2021 tarihli celse üç nolu ara karar gereğince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemine ait taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bilirkişi olarak konusunda uzman SMMM... seçilmiş, adı geçen bilirkişice sunulan 29/03/2022 tarihli raporun dosya içerisinde olduğu görülmüştür. Bilirkişi raporunun tetkikinde, dava dosyası ve ekinde yer alan davacı şirket ticari defterleri, her türlü bilgi, belge, tüm deliller üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde, davacı şirketin 2016-2017-2018-2019-2020 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirketin 2016-2017-2018-2019-2020 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre davalı şirketten 6.002,60 Euro alacaklı olduğu, davalı ... Org. İç ve Dış San. Tic. Ltd. Şti.'nin davacı ... Yatırımları A.Ş.'yi takip ettiği bir hesabın bulunmadığı, ancak davacı şirket tarafından dava konusu edilmeyen 3 adet fatura daha düzenlendiği, davalı şirketin dava konusu olmayan 3 adet faturanın direkt olarak gider kaydedilerek ödendiğinin beyan edildiği, dava konusu alacağın davacı şirket tarafından davalı adına tanzim edilen 2 adet Euro cinsinden faturadan kaynaklandığı, bu faturaların e-arşiv fatura olduğu ve temel fatura olarak tanzim edildiği, davacı ... Yatırımları A.Ş.'nin davalı ... Org. İç ve Dış San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine İstanbul 1. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasında 6.002,60 Euro icra takibi başlattığı, davacı tarafından Davalı aleyhine başlatılan icra takibinde, Euro cinsinden fatura alacağının 06.10.2018 tarihli Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınarak 36.558,25 TL olarak başlatıldığı, yapılan incelemeler neticesinde, taraflar arasında akdedilen bir sözleşmenin incelememize ibraz edilmediği, dava konusu alacağın davacı şirket tarafından tanzim edilen faturalardan kaynaklandığı, davacı ... Yatırımları A.Ş.'nin 09.02.2016 ve 12.02.2016 tarihlerinde düzenlendiği dava konusu faturaları temel fatura kapsamında e-arşiv fatura olarak düzenlediği, ilgili faturalarda davalı ... Org. İç ve Dış San. Tic. Ltd. Şti.'nin e-posta adresinin görülmediği, faturaların tanzim edildiği dönemde davalı şirketin e-fatura mükellefi olmadığı, bu faturaların davalıya tebliğinin usulüne uygunluğunun ispata muhtaç olduğu, dava konusu alacağa dayanak faturalarda bulunan ürünlerin teslimine ilişkin bir evrakın ( irsaliye, teslim tutanağı vb.) incelememize ibraz edilmediği, izah edilen nedenlerle davacı şirketin faturalara dayanak alacak talebinin ispata muhtaç olduğu ve alacak talebinin yerinde olmadığı kanaatiyle rapor alınmıştır. Mahkememizin 24/05/2022 tarihli celse ara kararı gereğince davacı vekiline yemin deliline dayandığı hatırlatılmış, davacı vekilince yemin teklifinde bulunulmuş ve davalı şirket yetkilisine iş bu yemin teklifini usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, karar duruşmasında davalı şirket yetkilisinin hazır olduğu ve imzalı beyanında '' ...dava konusu faturalar nedeniyle yetkilisi olduğum şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmamaktadır, dava konusu fatura içeriğinde yer alan ürünleri davacı şirketten satın almadık, bu konuda yemin ederim, ....com.tr e posta adresi dava konusu faturaların düzenlendiği tarih itibariyle şirketimin işleri için kullanılıyordu, bu konuda da yemin ederim'' diyerek yemin etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı tarafından İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK ' nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası ile "09/02/2016 5.833,36 EUR ; 12.02.2016 169,24 EUR 2 adet fatura" açıklaması ile 6.002,60 Euro karşılığı 36.588,25 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı ödeme emrinin davalı borçluya tebliğine dair dosya kapsamında evrak bulunmamakla birlikte, Uyap sistemi üzerinde yapılan incelemede borçluya ödeme emri tebliğine dair tebligatın 06/12/2018 tarihinde hazırlandığı, borçlu vekili tarafından ise 10/12/2018 tarihli dilekçe ile takibe itiraz edildiği, itirazın bu şekilde yasal süre içerisinde yapıldığının anlaşıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu ve itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmeksizin 30/12/2020 tarihinde elde ki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu alacak mal satışı nedeni ile düzenlenen faturadan kaynaklanmaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesi ile fatura düzenlenmesine konu ticari ilişkiyi inkar etmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesi de “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” hükmünü içermektedir. Davalı yanın dava konusu ticari ilişkiyi inkar etmesi ve yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereği davacı, davalı ile arasında ticari ilişki bulunduğunu ve bu ticari ilişki kapsamında fatura konusu ürünleri davalıya satarak teslim ettiğini ispat yükü altında olup, davacı tarafın üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmesi halinde ise davalı bedeli ödediğini ispat yükü altındadır. Mahkememizce dava konusu yapılan ticari ilişki ve alacağın tespiti için taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış , bilirkişi tarafından sunulan 29/03/2022 tarihli rapor ile dava konusu faturaların e fatura olarak düzenlendiği, davacının ticari defterlerinde yer alan kayıtlara göre davalıdan 6002,60 Euro alacaklı olduğu, davalı yanın dava konusu faturaların düzenlenme tarihi itibariyle e fatura mükellefi olmadığı dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Bu şekilde davacı alacağını ticari defterler ile ispat edememiştir. Davacı tarafından ticari ilişkinin kurulduğu iddiası ile bir kısım mailler sunulmuş ise de mail içerikleri dava konusu alacağı ispata yeter nitelikte değildir. Mahkememizce davacı yana yemin deliline dayandığı hatırlatılmış, davalı şirket yetkilisi davacı tarafından teklif edilen yemini yerine getirmiş ve davacı şirket ile yetkilisi olduğu şirket arasında dava konusu faturalar nedeni ile ticari ilişki bulunmadığına dair yemin etmiştir. Bu hali ile davacı üzerine düşen ispat yükünü yerine getirememiş ve mahkememizce ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. Somut olayda, davacı yanın reddine karar verilen alacak istemi yönünden kötü niyetli olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu sebeple davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Davanın REDDİNE,2- Davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olup istinaf incelemesi sonucu kaldırılması gerektiğini, Davalı şirketin, müvekkili otel bünyesinde yer alan ve golf malzemeleri satılan alışveriş kısmından, golf organizasyonu kapsamında tişört, ceket, şapka, eldiven gibi ürünleri satın aldığını, bu alışverişe istinaden 09.02.2016 tarihli 5.883,36 Euro tutarında ve 12.02.2016 tarihli 169,24 Euro tutarında 2 adet fatura düzenlendiğini; ancak vade tarihleri geçmesine rağmen davalı tarafça ücretlerin ödenmediğini, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun işbu icra takibine itiraz etmesi ile icra takibinin durdurulduğunu, bunun üzerine taraflarınca itirazın iptali davası ikame edildiğini, Öncelikle belirtmek gerekir ki müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki alışverişe istinaden düzenlenen faturalara ilişkin bakiye alacağın davalı şirketin e-mail adresi olan "....com.tr" adresine bildirildiğini, bakiye borcun davalı şirkete bildirilmesini müteakip, davalı şirketçe bahse konu mail adresinden dönüş yapıldığını, ticari ilişkiye istinaden konaklama ve isim bilgileri istenildiğini, esasen aradaki ticari ilişkinin davalı tarafça ikrar edildiğini, bunun üzerine taraflarınca aynı mail adresi olan "....com.tr" adresine düzenlenen faturaların gönderildiğini, böylelikle davalı şirketin işbu faturalardan haberdar olduğunu ve faturaların içeriği hakkında herhangi bir itirazda bulunmayarak TTK m.21/2 gereği fatura içeriğini kabul ettiğini, Yerel Mahkemenin 18.10.2022 tarihli duruşmasında ise davalı şirket yetkilisi ...'in, yemin beyanında " '....com.tr' e posta adresi dava konusu faturaların düzenlendiği tarih itibariyle şirketimin işleri için kullanılıyordu, bu konuda yemin ederim" şeklinde beyanda bulunduğunu, dolayısıyla 09.02.2016 ve 12.02.2016 tarihlerinde düzenlenen faturaların taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden düzenlendiği, davalı şirketin işbu faturalardan haberdar olduğu, davalı şirketin bu tarihlerde şirket işleri için kullandığı aktif mail adresine faturaların gönderildiği ve bakiye borcun bildirildiği ve bu mail adresinin şirketin işleri için kullanıldığı hususunun şirket yetkilisince yemin beyanında kabul edildiğini, tüm hususlar ve mail yazışmaları göz önünde bulundurulduğunda müvekkili şirketin davalı şirketten alacağı olduğunun ispatlandığını, buna karşın davalı tarafça dava konusu faturaların ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi/belge dosyaya sunulmamış, usulüne uygun düzenlenen faturalar karşısında borçlu olmadığının ispatlanamadığını, Kaldı ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda faturalara dayanak alacağın ispata muhtaç olduğu değerlendirilmesinde bulunulmuş ise de taraflar arasındaki ispata yarar mail yazışmalarına ilişkin herhangi bir değerlendirme dahi yapılmadığını, bu yöndeki itirazının mahkemece değerlendirilmediğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğini, Aynı zamanda önemle belirtmek gerekir ki davalı şirketin, dava konusu faturaların düzenlenme tarihi itibariyle e-fatura mükellefi olmadığının tespitinin müvekkil şirketin alacağı olmadığı anlamına gelmeyeceğini, bahse konu faturalar "e-arşiv fatura" olarak düzenlenmiş olup davalı şirket e-fatura mükellefi olmasa dahi işbu faturaların e-arşiv fatura olmasının davalı şirketin müvekkil şirkete karşı borçlu olduğunu ispatladığını, kaldı ki davalı şirket adına düzenlenen faturaların da yukarıda açıkladıkları üzere mail yoluyla davalı şirkete tebliğ edildiğini, anılan faturalar, davalı tarafça ticari defterlere işlenmemiş olsa da gönderilen faturalara ilişkin bir itiraz ve iade olmadığını, Neticeten yukarıda ayrıntılı izah ettikleri hiçbir husus gözetilmeksizin eksik incelemeye dayalı verilen Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek; yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve re'sen gözetilecek sair nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.10.2022 tarihli 2020/740 E. 2022/864 K. Sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine, karar verilmesi talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında varlığı iddia olunan ticari satış ilişkisine istinaden düzenlenen iki adet satış faturasına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalı yan e fatura mükellefi olmasa dahi, davalı şirketin e-mail adresine takip konusu faturaların gönderildiği, tebellüğ edilen faturalara itiraz edilmediği, faturaların defterlere kaydedilmemiş olmasının davacı alacağını ortadan kaldırmayacağı, ödeme olgusunu ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, bilirkişi raporuna itirazlarının ve mail yazışmalarının değerlendirilmediği yönündedir. Dosya içeriği belgelere göre; mahkemece icra dosyasının, dayanak faturaların celbedildiği, tarafların dilekçelerinde gösterdikleri delillerin toplandığı, taraf defter ve kayıtları üzerinde mali inceleme yaptırıldığı, yapılan inceleme neticesinde takip dayanağı faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadıklarının, davalı şirketin faturaların tanzim tarihi itibariyle e fatura mükellefi de olmadığının tespit edildiği, akabinde davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı, davacı tarafından davalı yana yemin teklif edildiği, davalı şirket yetkilisinin duruşmada hazır bulunarak teklif edilen yemini eda ettiği ve mahkemece tahkikat bitirilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, HMK'nun 222/3 fıkrası uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmamasının zorunlu olduğu, davacının tek taraflı düzenlediği satış faturalarının alacağı ispata yeterli olmadığı, bu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı bulunmadığı ve muhtevalarının davalıya teslim edildiklerini ispata yeterli delil sunulmadığı, davalının anılan faturaları alım olarak vergi dairesine de bildirmemiş olduğu, öte yandan eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, HMK'nun 319/1 fıkrası uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalarda iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının da cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağı, davacının dava dilekçesinde delil olarak e-mail yazışmalarına dayanmadığı gibi, bu yazışmalardan vakıa olarak da bahsetmediği, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde ve süresinden sonra sunulan mail yazışmalarının, davalı yanın açık muvafakatı bulunmaması karşısında hükme esas alınamayacakları, kaldı ki mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere anılan yazışmaların dava ve takip konusu fatura muhtevasının davalı tarafa teslim edildiğini ispata yeterli olmadıkları, davalı şirket yetkilisinin teklif edilen yemini eda ederek, dava konusu faturalar nedeniyle taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığına ve dava konusu faturalar içeriğinde yer alan ürünlerin davacı şirketten satın alınmadığına dair yemin etmiş olduğu da nazara alındığında, mahkemece ispatlanamayan davanın reddine dair karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.