11. Hukuk Dairesi 2019/5043 E. , 2020/2866 K. MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2018 tarih ve 2017/301 E- 2018/106 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19/09/2019 tarih ve 2018/1391 E- 2019/879 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi da…
**11. Hukuk Dairesi 2019/5043 E. , 2020/2866 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2018 tarih ve 2017/301 E- 2018/106 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19/09/2019 tarih ve 2018/1391 E- 2019/879 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının 17.sınıf ürünleri içeren, "GÖKTEPE” ibareli, 2015/78927 sayılı marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından Resmi Marka Bülteni'nde yayımlandıktan ve tesciline karar verilip tescil belgesi düzenlendikten sonra Markalar Dairesinin 31.01.2017 günlü kararıyla 1995/86357 sayılı marka mesnet alınarak re’sen reddedildiğini, ret kararının kaldırılması istemiyle gerçekleştirdikleri itirazın da TPMK YİDK'nin 2017/M-2516 sayılı kararıyla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markanın tescilinden ve tescil belgesinin düzenlenmesinden sonra artık mutlak ret nedenlerine dayalı olarak başvurunun reddinin mümkün olmadığını, bunun yetki gasbı olduğunu, zira artık markanın hükümsüzlüğüne sadece mahkeme tarafından karar verilebileceğini, redde mesnet marka ile başvuru konusu işaret arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi kapsamında bir benzerlik de bulunmadığını ileri sürerek TPMK YİDK'nin 2017/M-2516 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, davalı kurumun 556 sayılı KHK'nın 33/2.maddesi uyarınca yayımlanan bir marka tescil başvurusunu mutlak ret nedenlerini nazara alarak re'sen reddetmesinin mümkün olduğu, fakat bu ret yetkisinin, başvuruyla ilgili sürecin tamamlanması ve marka tesciline kadar olan zaman aralığında kullanılabileceği, zira tescilden sonra artık yeni bir sürecin başladığı, tescilli bir markanın hükümsüzlüğüne sadece mahkeme tarafından karar verilebileceği, kurumun şu veya bu sebeple önceki kararların hatalı olduğu gerekçesiyle onları geri alıp tescilli bir markayı hükümsüz kılacak veya sicilden terkin edecek biçimde, mutlak ret nedenlerine dayalı yetkisine dayanarak başvuruyu reddetme ve sicilden tescili terkin etme yetkisinin bulunmadığı, bu durumda kurum tarafından yapılması gerekenin, 2015/78927 sayılı marka tescil başvurusunun 14.12.2015 tarihli Resmi Marka Bültenin'de yayımlanan mallar bakımından yapılan tescilini hukuka uygun biçimde sürdürmek olduğu, eğer tescilin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa da hükümsüzlük davası açılması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile, TPMK YİDK'nin 2017/M-2516 sayılı kararının davacı itirazlarının reddi yönünden iptaline karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescil belgesi düzenlenmiş bir markaya ilişkin başvurunun kurum tarafından mutlak ret nedenlerine dayalı olarak reddedilmesinin ve sicilden tescilinin terkin edilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 15/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.