11. Hukuk Dairesi 2013/16568 E. , 2014/4506 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 25/06/2013 tarih ve 2013/10-2013/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonr
**11. Hukuk Dairesi 2013/16568 E. , 2014/4506 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 25/06/2013 tarih ve 2013/10-2013/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 1999 yılı son ayları içerisinde banka personelinin, banka sahiplerinden aldıkları talimat ve pirim vaadi ile, aldatıcı ve kasti yönlendirmesiyle, parasını off shore olarak yatırıldığını, müvekkilinin böyle bir talimatının olmadığını, yanlış yönlendirildiklerini, dışarıdaki bankaya mevduat kabul ediyor gözüküp, parayı kullandığını arasında organik bağ mevcut olduğunu, tarafından kurulmuş paravan bir şirket olduğunu, tüzel kişilik kisvesi altında vatandaşı aldatıp, zarara uğrattıklarını, 2005/102 esas, 2005/100 karar nolu dosyasında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, Yurtbank Kocaeli Şubesi'ne yatırılan müvekkili ...'ın 4.600,00 TL'nin faiziyle (birleşik faizle), ancak daha yüksek olması halinde bankalarca en yüksek reeskont (avans) (aylık faizin üzerine konularak) faiziyle, ancak temerrüt faizinin daha yüksek olması halinde bu faizle uygulanmasını, gecikme faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı temsilen vekili, davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, dava açma süresinin sona erdiğini ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının kendi özgür iradesi ile parasını tamamıyla farklı bir tüzel kişilik olan yatırdığını, müvekkili tarafından gerçekleştirilen işlemin havale işlemi olduğunu davacının fazla faiz getirili, ancak devlet güvencesinde olmayan bu yatırımı sebebiyle ulaşamadığı alacağını, gerçeğe aykırı ve mesnetsiz iddialarla müvekkili bankadan tahsil etmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir. Fer'i Müdahale talebininde bulunan ... vekili, nezdinde “30806” hesap skontu ve hesap numarası altında yurt dışında yerleşik tüzel kişiler hesabı açılması olup tüm diğer mudi hesaplarında olduğu gibi bu hesap üzerinde herhangi bir tasarruf .../... -2- yetkisi bulunmadığını, ayrıca tarafından ullandırılan herhangi bir kredi ve kaynak aktarımı olmadığı gibi, hakim ortak istismarı, mali bünyesinin düzeltilmeyecek ölçüde bozulmasına, varlıklarının toplamının yükümlülüklerinin toplamını karşılayamamasına ve nihayetinde Fona devredilmesine yol açan temel neden olduğunu dolayısıyla Yurtbank'ın hakim ortak istismarının faydalanıcısını değil aksine, mağduru durumunda olduğunu, bilirkişi tarafından tespit edildiği ileri sürülen hususların dayanaklarının açıklanmadığını, husumet değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, bankanın özen görevinin raporda yanlış ve faiz oranın bilirkişi raporunda yanlış değerlendirildiğini, davacının müterafık kusurunun mahkemece dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hesabın banka yetkililerinin teşvik ve yönlendirmeleriyle açılmış olduğunun kararı ile sabit olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile 4.600,00 TL'nin 29/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı davalı ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle, borcu üstlenen ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı ) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 2.bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan peşin harcın talep halinde davacıya iadesine,'' ibaresinin konulması ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.